Çocuklarda Ses Hastalıkları

'Hastalıklar' forumunda HazaN tarafından 29 Kasım 2008 tarihinde açılan konu


  1. Çocuklardaki ses problemlerini 4 kategoride toplayabiliriz: 1. organik, 2. sesi kötü kullanmaya bağlı organik değişiklikler, 3. fonksiyonel ve 4. ses problemlerine katkıda bulunan faktörler...

    Çoğumuz ne kendimizde, ne de çocuğumuzdaki ses kısılmalarını fazla ciddiye almayız ve genelde bunları geçirdiğimiz veya geçirmekte olduğumuz bir hastalığa bağlarız. Halbuki tekrarlayan ve uzun süre devam eden ses kısıklıklarının mutlaka önce bir kulak-burun-boğaz uzmanı sonra da gerekiyorsa vokal rehabilitasyon için bir konuşma ve lisan patoloğu tarafından görülmesi önemlidir.

    Çocuklardaki ses problemlerini 4 kategoride toplayabiliriz: 1. organik, 2. sesi kötü kullanmaya bağlı organik değişiklikler, 3. fonksiyonel ve 4. ses problemlerine katkıda bulunan faktörler.

    Ses hastalıklarını, devamlılık gösteren bir çizgi olarak düşünürsek bu hattın bir ucunda organik problemler diğer ucunda da fonksiyonel problemler vardır diyebiliriz. Konjenital veya sonradan edinilmiş larengela, farengeal, oral veya nazal deviasyonlar işin organik ucundayken, çevresel veya psikolojik faktörlere bağlı ses bozuklukları fonksiyonel uçtadır. Bu bahsettiğimiz yol aynı zamanda çift yönlü bir yoldur. Yani fonksiyonel bozukluk bir patolojiden kaynaklanacağı gibi bir patoloji de fonksiyonel bir bozukluğa yol açabilir. Bu yolun orta noktasında ise sesi kötü veya hatalı kullanıma bağlı ortaya çıkan yapısal veya patolojik değişiklikler bulunur.

    Dördüncü kategorimiz olan katkıda bulunan faktörler ise; allerjiler ve üst solunum yolu hastalıkları gibi faktörlerdir. Bu dört kategori de başlı başına bir ses hastalığına sebep olabilir. Ancak çoğunlukla bunlar o kadar iç içe girmiş olur ki olayda tek bir spesifik sebep söyleyebilmek mümkün olmaz.

    Çocuğunuzda karşılaşabileceğiniz ses hastalıkları sesin kalitesiyle, rezonansıyla, volümüyle veya perdesiyle ilgili olabilir. Sesin kalitesiyle ilgili problemlerde ses kulağa kısık gelebilir. Bu dönem dönem herkesin yaşadığı bir sorundur. Yine sesin kalitesiyle ilgili başka bir sorun sesin çok sert ve gırtlağı zorlayarak kullanılmasıdır. Hatta bazen bu sert kullanımı, çocuğunuzun suratında ve boynundaki kaslarda da görürsünüz. Bunun haricinde çocuklar konuşurken sanki hava türbülansı varmış gibi hava kaçırabilir. Bu kimileri tarafından ses tellerini çalıştıran kasların fazla rahat olmaları ve yeterince sıkı kapanmamaları olarak tarif edilmektedir.

    Rezonansla ilgili sorunlar altında hipernazalite ve hiponazaliteyi sayabiliriz. Türkçe’de /m/ ve /n/ sesleri nazal seslerdir. Yani konuşurken bu seslerde burunda hava çıkar. Ancak aynı hava diğer seslerde ve sesli harflerde çıktığı zaman konuşma bozulur. Buna hipernazalite diyoruz. Aynı şekilde hava çıkması gerektiğinde de çıkmıyorsa, yani çocuğunuz hep burnu tıkalıymış gibi konuşuyorsa buna da hiponazalite diyoruz.

    Sebepleri her zaman ses tellerinden kaynaklanmasa da rezonans sesin bir parçası olduğu için bununla ilgili problemler de genel ses hastalıkları olarak tanımlanır ve tedaviye yaklaşım da o şekilde yapılır.

    Bazen çocuklar o kadar yüksek sesle konuşur ki bütün apartman evde neler olup bittiğini bilir. Okulda öğretmeni ona devamlı küçük sesini kullanmasını söyler ve sınıfta şarkı söylerken herkesin sesini bastırır.

    Buna karşın kimi çocuk da o kadar alçak sesle konuşur ki kimse onun ne söylediğini duyamaz. Herkes ona daha yüksek sesle konuşmasını söyler veya söylediği şeyi konuşmaktan bıkana kadar tekrarlatır. Sınıf içi okumalarda çok alçak sesle okuduğu için öğretmen onun bir okuma problemi olduğunu, okumada zorlandığını düşünebilir. Çoğu zaman bu çocukların aşırı derecede utangaç olduğu düşünülür ancak tek sorun yeterince yüksek sesle konuşmamaları da olabilir. Seslerinin volümünü ayarlamakta sorun yaşayan çocukların işitmelerini de mutlaka kontrol ettirmek gerekir.

    Sesin perdesiyle ilgili olan problemler de sesin çocuğun yaşına, cüssesine ve cinsiyetine göre çok tiz veya çok kalın olmasını, yeterli perde aralığı olmamasını veya konuşurken sesin sık sık gitmesini veya kaymasını içerir.

    Dünyada pek çok konuşma ve lisan patoloğu çocuklardaki ses hastalıklarının son zamanlarda arttığını ortak görüş olarak belirtmektedir. Modern hayatın getirdiği baskılar ve okul başarısında yükselen standartlar genel olarak gerginliğin artmasına ve vokal hiperaktivite ve kötü ses kullanımına yol açan faktörler olarak gösteriliyor.

    Peki bu gibi durumlarda konuşma ve lisan patoloğunun rolü ne oluyor? Medikal, cerrahi veya psikiyatrik tedavi gerektiren durumların haricinde konuşma ve lisan patoloğu sesi analiz eden, ses kullanımını değiştirmeyi ve sesi doğru şekilde kullanmayı öğreten kişidir. Ses terapisi bazı durumlarda medikal tedaviyle birlikte yürütülür veya cerrahi tedaviye yönelmeden önce invazif olmayan bir yöntem olarak denenebilir.

    Herhangi bir vokal patoloji nedeniyle yapılan cerrahi müdahale sonrasında ise sesi yeniden kullanmaya başlarken önemli bir rol oynar. Çocuğunuzda fark ettiğiniz ses değişikliklerini erken dönemde bir uzmana danışıp önlemini almak sizi daha uzun vadeli doktor ziyaretlerinden ve ses terapilerinden kurtarabilir.

    E.Burcu Ardaman
    Uzman Konuşma ve Lisan Patoloğu