Çocuklarda Öğrenme Güçlüğü (Disleksi)

'Hastalıklar' forumunda anniccha tarafından 3 Şubat 2011 tarihinde açılan konu


  1. Öğrenme Güçlüğü (Disleksi) Nedir Tanımı
    Çocuklarda Görülen Disleksi Tedavisi
    Çocuklarda Öğrenme Güçlüğü (Disleksi) Eğitimi

    Üç çeşiti vardır,diyebiliriz. ( 3 türlü sorunlu öğrenci karşımıza çıkmaktadır.)

    1. Konuşmada Görülen Disleksi Durumu
    2. Yazma da Görülen Disleksi Durumu
    3. Okuma-yazmada Görülen Disleksi Durumu

    Adından da anlaşılacağı gibi Öğrenme Güçlüğü kavramı: Okumada yada yazmada görülen güçlük şeklinde karşımıza çıkmaktadır.Bu öğrenme güçlüğünden biri veya herhangi bir öğrencide bulunursa; bu durum o öğrenciye has, o öğrenciye özgül bir güçlük olarak ortaya çıkar. Diğer değişle, fiziksel yada bedensel veya zihinsel bir problemi olmayan fakat Öğrenme Güçlüğü-Disleksi: “Dili anlamaya ve kullanmaya yönelik bazı psikolojik süreçlerle ilgili problemlere sahip öğrencileri” ve sorunlarını içeren kapsamlı bir tanımlamadır.

    Öğrencinin; öğrenme; algılama, organize etme, depolama ve gerektiğinde bilgiyi göstermeyi yani zihnin şemalarının herhangi aşamalarını da içeren bilginin kazanılması işlevine kadar oluşan süreçleri kapsar. Bu tanıma göre bilgi beyine ulaşmalı (girdi), sonra organize edilmeli, anlaşılmalı (bütünleme), ardından depolanmalı (kısa ve uzun süreli bellek) ve gerektiğinde kullanılmalıdır (çıktı). Öğrenme sürecinde yaşanan bu aşamaların birinde ya da bir kaçında bir sorun olduğunda özgül öğrenme güçlüğü ortaya çıkar.

    Özgül Öğrenme Güçlüğü Olan Çocukların Özellikleri

    Öğrencinin zihinsel yeteneği olmasına rağmen akademik yeteneğin zayıf olması özgül öğrenme güçlüğünün temel özelliğidir. Bu durum yeterince bilgi becerinin depolanamaması sonucu, akademik yetenekte kısırlık oluşturur.

    Özgül öğrenme güçlüğü olan öğrenci, şekil ve pozisyona dayalı karıştırmalar yapar. Harf ya da kelimeleri birbirlerine karıştırır ve ters görür. Örneğin b yerine p ya da d, koç yerine çok, ve yerine ev yazar ya da okur. Harfleri yanlış yada ters algılar. Bu nedenle harf,hece, kelime ya da satır atlar. Uzaklık, boyut, derinlik algılamada zorlanır. Sesleri ayırt edemez veya birine odaklanamaz. Dokunarak bir nesneyi tanımlayamaz, şeklini, sayısını ayırt edemez. Okuma, yazma, yön bulma ve dağınık bir çekmeceden aradığı objeyi bulmada, çok yakınında ki bir nesneyi ayırt edememede, çok sesli bir ortamda gerçek söylenileni duyma ve anlamada, hızlı bir konuşmayı izleme ve bütünüyle algılamada zorluk çekerler. Öğretmenin ane-babanın kullandığı tümce yada tümceleri yanlış algılarlar.

    Özel öğrenme güçlüğü olan çocuk, duyduğu ya da okuduklarını doğru sırada aktaramaz, bu nedenle yanlış okur, anlamsız eklemeler yapmış gibi ifade eder, eksik ve noksan okur. Okunan bir yazının, metnin, okuma parçasının akışını doğru sırası ile takip edemez, harflerin dizgisini karıştırır, mevsimleri, ayları, haftanın günlerini sırasıyla sayamaz, öncesini sonrasını karıştırabilir.. Kelimelerin kullanılış biçimlerine göre taşıdıkları anlamı ayırt edemez, yanlış kullanır. Şakaları ve deyimleri, tembihleri,uyarı ve ikazları anlamakta zorlanır. Hangisinin doğru,hangisinin yanlış olduğunu anlamlandırıp,ayırt edemez. Bir konunun neyi anlatmak istediğini yada özünü anlayamaz. Yaşamını programlayamaz ve çevresini düzenleyemez. Bu ve benzeri bir çok nedenden dolayı, düşünmeden okuma (kafadan atma) vardır. Öğrenci kelimenin bir kısmını okur (örneğin ilk heceyi) diğerlerini tahmin ederek ekleme yapar, bu nedenle genelde yanlış okur. Yanlış anladığı için yanlış ifade eder yada yazımla yanlış yazar. Bu durum, resimlerle yapılan öğretimde daha belirgin olarak ortaya çıkar. Örneğin “eşek” ve “at“ resimleri gösterdiğinizde, çocuk belirgin özelliklere dikkat etmeden ata eşek, eşeğe de at diyebilir.

    Özel öğrenme güçlüğü olan çocuklarda aşamalandırma güçlüğü vardır. Özellikle bu durum hecelerin bağlanarak kelime üretiminde göze çarpmaktadır. Üç heceli bir kelimede, öğrenci üçüncü heceye ulaştığında birinci heceyi hatırlamaz. Bu durum kelimelerin yanlış okunmasına, yanlış okunan kelimelerinde cümlenin anlamının çökmesine neden olmaktadır. Bu durum zincirleme olarak (paragraf ve metin üzerinde) devam etmekte ve bütünün anlamını bozmaktadır.

    Özgül öğrenme güçlüğü olan çocuklar çok kısa süreli hafızaya sahiptirler. Bundan dolayı da kelime ve harfleri zihinde özellikleriyle ve anlamlarıyla beraber gerektiği kadar fazla tutamazlar. Uzun süreli hafıza oluşmadığı için öğrendiklerini çabuk unuturlar. Konulara dikkatlerini yoğunlaştıramazlar. Örneğin çok kısa bir paragrafı okuduktan sonra o paragrafın ana fikrini yazamaz. Dikkatlerini yoğunlaştıramazlar. Çok çabuk sıkılırlar ve su yüzden okunanı dinlemedikleri gibi kendi okuduklarını da anlamaya çalışmazlar. Şekli doğru anlatır ama çizemezler.

    Yani Özgül Öğrenme Güçlüğü-Disleksiden kaynaklanan bir dikkat dağınıklığı ve dikkat eksikliği bizi bu çocuk DEHB tanısı koyacak şekilde yanıltabilir. Oysa Özgül Öğrenme Bozukluğunun yukarda açıklanan nedenden kaynaklanan bir dikkat dağınıklığı ve dikkat eksikliği, kaynaklı ilgisizlik ortaya çıkarması doğaldır. Ayrıca bu çocuk da güven ve özgüven eksikliği de ortaya çıkması doğal olan bir sonuçtur. Akşam ezberlenen şiiri ve anıyı sabah unutarak, okuyamayabilir. Sınıftan çıkarken aklında tuttuğu ödevini ve eve gelince unutabilir. Ekmeye gönderilen çocuk fırına varınca kaç ekmek alacağını unutabilir. Bu ve benzeri örnekleri istediğimizce arttırabiliriz.

    Bununla birlikte üzerinde çok etki bırakan, tekrarlanan yada çok sayıda duyu organına hitap edik erek öğrenilen bazı bilgilerin bir yıl önce öğrenilmiş bilgiler yada ya da yaşanmış olaylar olsa da; bu bilgileri yada olayı, herhangi bir yolla uzun süreli belleğe kaydederek sorduğumuzda anımsaması bizleri yanıltmamalıdır. Çünkü uzun süreli belleğimizde yerleşen bilgiler kolay kolay unutulmazlar.ve bu nedenle birkaç yıl geçmiş dahi olsa bu bilgiler hatırlanır. Çünkü özel öğrenme güçlüğü olan çocuk olan çocuklarda bilgileri kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe aktarma sorunu olmasına rağmen bazı bilgiler aktarılabilir. ( iz bırakan,sık sık tekrarlanan,olumlu pekiştireçlerle desteklenen, çok sayıda duyuya hitap eden,yaparak yaşayarak öğrenilenler vb.). Özgül öğrenme güçlüğü olan çocuk, yaşıtlarının az tekrarla öğrenebildiklerini (uzun süreli belleğe geçirebildikleri) bilgileri öğrenebilmek içen çok daha fazla tekrar etmesi gerekmektedir.

    5) Özgül öğrenme güçlüğü olan çocuğun kazanılmış bilgileri kullanmada sorunu varsa; kendiliğinden konuştuğunda, akıcı ve düzgün konuşurken, sorulara yanıt vermede aynı beceriyi gösteremez ve tutuklaşır. Konuşma anında sorulan bir soruya uygun yanıtı bulup vermede zorlanır. Geçiştirmeye çalışır. Bu çevresindeki herkes için şaşırtıcıdır. Yürürken, koşarken bir şeylere takılır, yalpalar. Yazmaya ilişkin güçlükler yaşayabilir. Çabuk yorulur, hatalı ve ağır yazar.

    6) Özel öğrenme güçlüğü olan çocuklarda; bezginlik, kendini güvensiz, değersiz ve kötü hissetme, yeterince zeki olmadığını düşünme, kavgacılık ve çabuk alınma gibi duygusal problemler gözlenmektedir. Bunun yanında baş ağrısı, bulantı, karın ağrısı bedensel yakınmalar ya da okula gitmede isteksizlik görülebilir. Bazen de sınıf içinde çeşitli komiklik ya da yaramazlıklar yaparak dikkate çekmeye çalışırlar.

    Özgül Öğrenme Güçlüğü olan öğrenciye nasıl yardım edilebilir?

    ' Öğrencinin yetersiz olduğu süreç tespit edilmeli ve düzeltilmelidir. Örneğin, çocuğun okuma problemlerinin görsel algılama sürecindeki yetersizlikler sonucu olduğu düşünülürse, çocukla okuma öğretimine başlamadan önce görsel algılama öğretimi yapılarak bu süreç geliştirilmelidir.

    'Özgül öğrenme güçlüğü olan çocuklar çözümleme (bütünden parçaya doğru) yöntemi ile okuma-yazmayı öğrenmede güçlük çekerler ya da öğrenemezler. Bu çocuklara okuma-yazma öğretiminde bireşim (parçadan bütüne doğru) yöntemi kullanılmalıdır. İlk önce harfler öğretilmeli sonra harflerin birleştirilmesinden hece ve kelimeler ortaya çıkartılarak öğretim yapılmalıdır.

    ' Başarılı öğrenciler dahi başarılarından dolayı ödüllendirilmezlerse duygusal olarak rahatsızlık hissederler. Bu nedenle, özgül öğrenme güçlüğü olan çocuklara küçük işler, başarabileceği işler yaptırılıp hemen ödüllendirilmelidir.

    *Özgül öğrenme güçlüğü olan çocuğun güçlü yönleri kuvvetlendirilmeli, güçsüz olduğu alanların üstesinden gelmesine destek sağlanmalıdır.

    *Bilgiyi kazanmada en önemli faktör motivasyon, yani öğrenmeye istekli olmaktır. Öyleyse, öğrencinin sınıf içinde güçlü yönleri vurgulanmalı, başarabileceği ödevlerden başlanmalı, öğrenciye sorumluluk verilerek onun sınıf içinde kendine güveni artırılmalı ve öğrenmeye istekli hale getirilmelidir.

    *Öğrenciye başarabileceği ölçüde ödevler verilmeli, böylece zorlamanın etkisini azaltılmalı, adım adım kolaydan zora geçiş sağlanmalıdır.

    *Özgül öğrenme güçlüğü olan çocuk ön sıralara oturtulmalıdır. Bu dersi takip açısından çocuğa kolaylık sağlayacak, daha aktif olarak derse katılmasına yardımcı olacaktır.

    *Bilgiyi kazanıp kazanmadığını sınamanın en iyi yolu daha iyi öğrendiği yöntemden faydalanmaktır. Özgül Öğrenme Güçlüğü olan çocukların bazıları görerek, bazıları işiterek daha kolay öğrenmektedir. Örneğin bazıları ağır yazıyor ve yetişemiyorsa, sözlü sınav yapılarak bilgisi ölçülebilir. Tam tersi, motor becerileri iyi,ancak ifade edici dil becerisi iyi olmayan öğrencinin bilgisi tahtaya yazması istenilerek ve konuşmaya cesaretlendirilerek sınanabilir.

    *Özgül öğrenme güçlüğü olan öğrencinin zayıf yönlerine odaklanarak onu hayal kırıklığına uğratmaktansa, güçlü taraflarını ön plana çıkarılmalıdır.

    *Özgül Öğrenme Güçlüğü olan çocuklarla özel olarak ilgilenmek hayli zor ve özveri isteyen bir çalışmadır. Bunu başarabilen pek çok öğretmen, bu çocukların farklılığını kavrayarak, onları olduğu gibi kabul ederek ve güçlüklerinin üstesinden gelmeye yüreklendirerek, çocukların ilerideki akademik başarısını ve özgüvenini olumlu yönde etkilemektedir.

    Okumada ki Disleksi hakkında uzun uzun açıklamalar yaptım ve örnekler verdim. Okumadaki bu durum başka bir öğrencimizde Yazmada Disleksi şeklinde sorun olarak ortaya çıkabileceği gibi hem yazmada hem de okumada ortaya çıkabilir.

    Kısacası, bu alanda uzman özel eğitim öğretmeni yada özel eğitim sınıf öğretmeninden bireysel eğitim ve Psikolog yada Psikolojik Danışman- Rehber Öğretmenden destek almasında yarar vardır. 15.10.2006.Gönenç Özel Eğitim

    alıntı