Çocuklarda horlama nedenleri nelerdir?

'Hastalıklar' forumunda Yasemin tarafından 10 Şubat 2012 tarihinde açılan konu


  1. Çocuklarda horlama nedenleri


    Çocuklarda Horlama,Çocuklarda Horlama nedenleri,Çocuklarda Horlama tedavisi

    Çocuklarda Horlama ve Sonuçları

    Horlama:
    Üst solunum yollarinin kismi tikanikligina bagli olarak, buradaki dokularin titresmesi ile ortaya çikan sestir.

    Tip dilinde apne:

    Solunan havanin burunda ve agizda 10 saniye durmasidir. Apne indeksi, 1 saatlik uyku sürecindeki apne sayisidir. Ve apnenin fiziksel nedenleri, burundan ses tellerine kadar olusan bölgelerin patalojilerine baglidir.

    Araştırmalar sonucunda; uykuda asiri hareket, gün boyunca fiziksel durgunluk, konsantrasyon bozuklugu, hafiza durgunlugu nedenlerinin, uykuda düzensizlik ve üst solunum yollarinin kismi tikanikligina bagli oldugu bulunmustur.

    Ancak burada bizi asil ilgilendiren ve genel anlamda vücuda zararli olan; apnedir. Apne, Yunanca bir kelime olup, tam karsiligi; nefes alma istegidir. Uyku apne sendromu, 7 saatlik uyku süresinde 30 veya daha fazla apne sayisinin olmasidir. Bu da saatte ortalama 5 apne indeksi demektir.

    Sonuç olarak horlayan bir çocuk, saatte en az 5 kere apne geçirirse, bu çocukta uyku apne sendromu var denilebilir. Bu sendromun da saatte 5-20 apne; hafif dereceli, saatte 20-40 apne; orta dereceli, saatte 40 dan fazla; ciddi apne anlaminda olmak üzere dereceleri vardir.

    Bizi ilgilendiren ve en sik görülen apne tipi tikayici apnedir. Bu da iki sekilde kendini gösterir. Biri üst solunum yolu direnç sendromu ki burada hastalar belirgin kismi üst solunum yolu tikanikligi gösterirler. Ancak, burada tamamen tikaniklik sözkonusu degildir. Oksijen doygunlugu normal seviyededir (% 95) ve kisi tikanikligi yenmek için solunum çabasi içindedir. Gögüste karinda birbirine uyumsuz hareketler olusur ve uykuda minik siçramalar görülür. Bu kisiler, uzamis solunum çabasindan dolayi kalp ve damar sıkıntılarına girerler, gündüz devamli uyuma ve halsizlik semptomlari gösterirler.

    Digeri ise, daha ileri evrede görülen, gece solunum ve oksijen azalmasidir. Hastalarda uyku sirasindaki apnede akcigerlere hava geçmez ve kisinin o anda solunumda belirgin azalma olusur ve kanda oksijen doygunlugu önemli ölçüde düser. Ilaveten vücuttaki damar büzücü sistem harekete geçer ve çevre damarlarda daralma ve gecici akciger ve kalp hipertansiyonu olusur. Uykuda ani çocuk ölümleri arasinda, uyku apnesinin bu tipi bulunmaktadir.

    Apne esnasinda olusan bu iki olayin ardindan, üst solunumun yollardaki tikanikligi yenmek için yüksek gögüs içi negatif basinç olusur. Uykudan uyanma sayesinde, apne dönemlerinin sonlamasi saglanir. Bu uyanma sonunda oksijen azalmasi durur ve normal solunuma geçilir. Hasta genellikle bu uyanmalarin farkinda degildir. Ancak, bozulmus uyku düzenine bagli olarak, gündüz uykusuzluk ve ara ara sizmalar seklinde kendini gösterir.

    Normalde kisi uyanik iken, solunum istemli sinir sisteminin kontrolü altindadir. Ancak, uyurken istem disi sistemin kontrolü altina geçer. Uykuda kisiler her 1 saatte, 1 ila 4 adet arasinda degisen hizli göz hareketi ve hizli göz hareketi olmayan dönemlerine geçerler. Hizli göz hareketi olmayan dönemde uyku daha derindir ve solunum daha düzenlidir. Hizli göz hareketi döneminde ise, uyku daha yüzeyseldir ve üst solunum yollarinin adele gerginliklerinde azalma ve bazi bölgelerde daralma olusur. Buna bagli olarak da, solunum iyice düzensiz olur ve oksijen doygunlugunda düsme, karbondioksitte de artma olusur. Apne de iste bu dönemde olusur.

    Tedavide KBB muayenesi önemlidir.

    Bütün bu belirtilerin görülmesi halinde, Endoskopik sistem ile tam bir kulak burun bogaz muayenesi yapilir. Gerekli görülmesi halinde, radyografiler çekilir ve 7 saatteki apne sayisini ölçen uyku laboratuarina gönderilir.

    Geniz eti ve bademciklerde üst solunum yollarinda darliga neden olacak asiri büyüme mevcut ise bu dokularin alinmasi veya boyunda, burun ve genizde yer kaplayici dokularin çikartilmasi gerekli oldugu hallerde çocuk teknigine uygun olarak septum deviasyon cerrahisi, dil kökü bademciklerinin lazer ile çikartilmasi, sisman çocuklarda açlik, kan sekeri gibi sistemik incelemelerin yapilmasi ve diet tedavisi, tedaviler arasindadir.

    Büyüklerde uyguladigimiz horlama ameliyatlarini ise, çocuklarda önermiyoruz. Çocuklarda öncelikle, gelisimin tamamlanmasini ve çene yapisinin tam gelismesini beklemek gerekmektedir.


    HORLAMANIN FIZIKSEL NEDENLERI

    Burun içi nedenler:

    Burun deliklerini burun içinden ayiran olusumun egriligi
    Nezle
    Alerji
    Yabanci cisim
    Burun içi ve gerisinde dogumsal olarak görülen kitle ve kistler
    Geniz ve bogazlardaki nedenler:

    Geniz eti büyümesi
    Büyük bademcikler
    Büyük dil
    Dil arkasi lenf dokusunun büyümesi
    Çenenin iskelet yapisinda gelisme geriligi
    Genizde kitle
    Asiri sismanlik
    Ses telleri ve girtlak bölgesinde:

    Infeksiyon
    Ödem
    Kitle

    HORLAMA VE APNENIN BELIRTI VE SONUÇLARI

    Tikayici uyku apnesi sirasinda klinik olarak çarpici bulgular gözlenir. Uykuda siçramalar, uyanmalar ve bozulmus uyku düzeni olusur. Çocuk terleyerek, bazen bogularak, çirpinmalar ile birlikte uyanir. Gündüz ise okul performansi düser, gündüz uyuklamalari ve konsantrasyon bozuklugu olusur. Uykuda büyüme hormonu salgilandigindan, uyku bozukluklarinda bu hormonun salgisi azalir ve gelisme geriligi görülebilir.