Çocuklarda Hipotiroidizm belirtileri

'Hastalıklar' forumunda Yasemin tarafından 16 Ekim 2010 tarihinde açılan konu


  1. Çocuklarda Hipotroidizm Tedavileri & Belirtileri



    Çocuklukta en sık görülen hormon hastalıklarından biridir. Erişkinlerde hipertiroidizm daha sık görülürken, çocuklarda durum tam tersi hipotiroidizm daha sık görülür.

    Nedenleri
    Tiroit bezi aplazisi ya da hipoplazisi, yani tiroitin yokluğu ya da yetersiz gelişmesi, embriyon evresindeki bir bozukluktan kaynaklanır. Çocukluk hipotiroidizmine neden olan bu bozukluklar çocukluk miksödemi ya da yaygın ve kalıtsal olmayan kretinizm biçiminde ortaya çıkar.
    Hipotiroidizm dölyatağında süren yaşamda annenin hormonları ile dengelendiğinden, yenidoğanda anormal bir belirti görülmeyebilir.
    Yaygm olmayan kretinizmden farklı özellikler taşıyan bölgesel kretinizm, öncelikle guatrın sık rastlandığı dağlık bölgelerde görülür. Dölütsel yaşam sırasındaki bozukluklara bağlı olarak çocuğun tiroit bezinde ve genel olarak vücudunda dönüşü olmayan bozukluklar ortaya çıkar. Bunların başlıcaları orantısız cücelik ve zekâ geriliğidir. Orantısız cücelikte söz konusu olan, vücuda göre kol ve bacakların kısa ve çelimsiz kalmasıdır. Çocukluk hipotiroidizminin nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Olası nedenler arasında iyot eksikliği ve anne ya da dölütte tiroit hormonlarının yetmezliği gibi dölütün gelişimini engelleyen unsurların yanı sıra hipofizden salınarak tiroiti uyaran tirotropin (TSH) adlı hormonun anne kanında yüksek düzeyde bulunması da gösterilmektedir. Ortamda yeterince TSH bulunduğu için dinlenme durumunda kalan dölüt hipofizİ, doğumdan sonra tiroiti yeterince uyaramayacak ölçüde körelebilir.

    Belirtileri
    Tiroit hormonlarının yokluğu ya da yetersizliği, doğumu izleyen ilk 2-3 ay içinde belirti vermeye başlar. Bebek çok sakindir ve çok uyur. Genellikle kabızlık çeker. Daha sonra ruhsal ve bedensel gelişimdeki bozukluklarla birlikte hastalık ağırlaşır. Baş büyük, yüz geniş, alın dar, dil büyük ve diş gelişimi yavaştır. Çocuk genel olarak şişman ve tıknaz görünür. Kol ve bacakları kısadır.
    Büyüme çağında kemik ve zekâ gelişiminde belirgin bir yavaşlama görülür. Kalp büyümüş, bazal metabolizma iyice düşmüştür. Kandaki kolesterol ve lipit düzeyleri yüksek, tiroit hormonları düzeyi düşüktür. Radyoaktif iyot İzotoplarıyla yapılan testlerde tiroitin iyot tutma yeteneğinin de azaldığı görülür.
    Bölgesel kretinizmde orantısız cüceliğe zekâ geriliği eşlik eder. Bu hastalarda yüz yuvarlak, kafatası basık (brakisefal), boy kısa, kas dokusu yetersiz gelişmiş, deri genellikle san, üreme organları küçük kalmıştır (hipogonadizm). Guatr görülebilir. Hastalar genellikle sakindir, korunmaya gereksinimleri vardır ve dostluğa eğilimlidirler. Bellekleri ve duygusal tepkileri zayıftır. Birçoğu sağır ve dilsizdir. Uzun süre yaşayabilirler.
    Yaygın olmayan kretinizmde, sürekli yüksek dozda tiroit hormonları verilir. Hasta yaşamının ilk aylarında uygun biçimde tedavi edilirse iyi sonuçlar elde edilebilir.
    Bölgesel kretinizmde ortaya çıkan guatr, solunumu engelliyorsa cerrahi girişimle alınmalıdır. Kanda yetersiz bulunan tiroit hormonlarının dışardan verilmesi gerekir. Ama bu tedavi dölütün gelişimi sırasında ortaya çıkan bozuklukları düzeltemez. Hastalığın yaygın olduğu bölgelerde düzenli biçimde uygulanan iyot tedavisinin iyi sonuçlar verdiği ileri sürülmüştür.Hipotiroidizmin temel nedeni, tiroit bezinde ortaya çıkan yıkıma bağlı olarak tiîoit hormonlarının yetersiz üretilmesidir. Bu durum tiroitin önemli bir bölümünü yıkıma uğratan hastalıklardan sonra ortaya çıkabilir. Bu hastalıklar arada tümörler, frengi, verem ve irin oluşumuna yol açan enfeksiyonlar gibi bakteri kökenli tiroit iltihaplan sayılabilir. Vücudun tiroit bezine karşı belirsiz bir nedenle oluşturduğu özantikorlar da yol açtıkları iltihaplarla tiroit hücrelerini yıkıma uğratabilir.
    Dev hücreli tiroidit (Quervain tiroiditi), tiroiti tahta gibi sertleştiren Riedel tiroiditi ve Hoşimato tiroiditi (Hoşimato hastalığı) iyi bilinen tiroit iltihabı tipleridir.
    Hipotiroidizm için her zaman tiroit bezinin yıkıma uğraması gerekmez. Bezin işlevsel durumunda bir sorun bulunmamasına karşın, yeterince uyanlma-ması nedeniyle de çalışması yavaşlar. Bu bozukluk tiroitten değil, tiroitin çalışmasını düzenleyen öbür organlardan kaynaklanır. Örneğin hipofizin tiroiti uyaran tirotropini yeterince salgılamaması tiroit hormonları üretimini azaltır. Hipotalamus kaynaklı tirotropin serbestleştirici hormonun (TRF) az salgılanması da aym sonucu doğurur. Günümüzde tiroit hormonları ve kandaki TSH düzeyi çok duyarlı biçimde ölçülebilmekte, bu sayede tanı daha doğru olarak konabilmektedir.
    Tiroit bezi hipertiroidizm tedavisi sırasında işlevlerini yeterince yerine getiremeyeceği bir duruma gelebilir. Bu durum cerrahi girişimle tiroit bezinin büyük ölçüde çıkarılması, verilen radyoaktif iyot izotopları sonucu aşın yıkıma uğraması ya da kullanılan ilaçlarla etkinliğinin iyice azalması sonucu gelişebilir. Ortaya çıkan hipotiroidizm geçici ya da kalıcı olabilir.

    Tedavi
    Hipertiroidizm günümüzde artık büyük ölçüde tedavi edilebilen bir hastalıktır. Tedavi yöntemlerinin bilinmediği dönemlerde kalbin giderek zayıf düşmesi bu hastalığın ölümle sonuçlanmasına yol açıyordu. Bu tehlikeli durum artık kullanıma giren yapay olarak iyotlandırılmış proteinler, en etkin tiroit hormonu olan triiyodotironinin (T3) yapay yollarla bireşimlenmesi ve hayvanlardan elde edilen kuru tiroit özütleri sayesinde ortadan kalkmıştır. Böylece hipotiroidizm hastası ileri yaşlara değin sağlıklı bir biçimde yaşamaktadır.
    Önemli olan tedaviye erken başlamaktır. Erken tedavi girişimi tiroit hormonlarının eksikliğine çok duyarlı olan beyin başta olmak üzere çeşitli organlarda geriye dönüşsüz bozuklukların ortaya çıkmasını engelleyebilir.
    Hafif seyreden hipotiroidizm özellikle vücutta hormon gereksiniminin geçici olarak arttığı bir duruma bağlıysa kendiliğinden gerileyebilir. Ama hipotiroidizm tiroit hormonuna olan gereksinimin artmasına bağlı değilse ve uygun tedavi görmezse giderek ağırlaşan geriye dönüşsüz bozukluklara yol açar.
    Tedavi kural olarak düşük dozlarla başlar. Günde 25-50 mikrogram yapay hormon (T4) verilir. Daha sonra günlük doz, en uygun düzeye ulaşana kadar artırılır.
    Uygulamada gerekli doz, elde edilen etkiler değerlendirilerek ayarlanır. Tiroit hormonlarının metabolizma üzerindeki etkisi yavaş ortaya çıktığından gerekli düzenlemeler için en az iki hafta kadar beklenir.
    Bu geleneksel tedavi yaklaşımı yan etkileri önlemeyi ya da azaltmayı amaçlar. Özellikle yaşlı ya da kalp hastalığı olan kişilere önerilir. Gençlere ve başka hastalığı olmayanlara günde 50-100 mikrogram gibi yüksek dozlar verilebilir. Bu dozlarla kanda gerekli tiroit hormonu düzeyine yalan değerler elde edilir.
    En uygun hormon dozu, her hastada klinik belirtilere ve kanda tiroit hormonları düzeyine göre saptanır. Özellikle TSH düzeyi, uygulanacak dozun belirlenmesinde çok yararlıdır. Önceden belirtildiği gibi bu hormon hipofız tarafından üretilir ve tiroit hormonlarının kandaki düzeyi azalınca daha çok salınarak tiroiti uyarır. Yüksek TSH düzeyleri, eksikliği giderme tedavisinin yetersiz kaldığım, tersi bir durum ise verilen tiroit hormonunun fazla geldiğini gösterir.
    Tiroit hormonuna gereksinim ergenlik çağında belirgin biçimde artarken yaşlılıkta giderek azalır. Bu nedenle dozlar ergenlikte yüksek, yaşlılıkta düşük tutulmalıdır. Yaşlı hastalarda ve anjina pektoris gibi yakınmaları olanlarda tedaviye kalbin oksijen gereksinimini azaltan ilaçlar, Örneğin bir beta engelleyici (yaygın adı beta bloker, tam adı beta adrenerjik alıcıları engelleyici etken) eklemek uygundur. Bu tür ilaçlar özellikle kalp kası hücrelerinde ve damarların düz kas liflerinde bulunan beta alıcıların adrenalinle uyarılmasını bir ölçüde engeller. Böylece metabolizma etkinliğini hızlandırarak oksijen gereksinimini artıran tiroit tedavisinin yaşlılardaki daralmış koroner damarları tehlikeli biçimde zorlaması önlenir.
    Tiroit ilaçlarıyla tedavi genellikle ömür boyu sürer. Tiroit ender olarak yeterli hormon üretecek düzeye ulaşır. Bu olasılık yalnız hafif seyreden hipotiroidizm olguları için söz konusudur.