Çocuklarda Erken Otizmin Tanısına Göre Belirtiler

'Sağlık Rehberi' forumunda CalviN tarafından 4 Ekim 2009 tarihinde açılan konu


  1. Otizmde Erken Tanı
    Çocuklarda Erken Otizmin Tanısına Göre Belirtiler


    Eğer çocuk doğuştan otistik ise, ilk aylarda bun tespit etmek oldukça zordur. Sıklıkla erken çocukluk otizmi tanısı en erken, yaşamın ikinci veya üçüncü yıllarında konur.

    Çoğu çocukların birçok belirtileri, süt çocukluğu döneminde farkedilir, ancak bunlar kesin bir tanı için yeterli değildir.

    Değişik yaşlarda, otistik çocuklara ait belirtiler farklılık gösterir, çeşitli devrelerden geçer.

    Değişik yaşlarda bizi otizmin erken tanısına götüren tipik belirtiler şöyle sıralanır:

    Doğum : Özel bir belirti veya bulgu yoktur.

    Doğumun 3-10. günlerinde : Özel bir belirti veya bulgu yoktur.

    4-6. Haftalarda : Sık bağırmalar ve ağlamalar görülür, ancak bunlar sebepsizdir. Örneğin açlık gibi bir ihtiyaca işaret etmezler.

    3-4. Aylar : Gülme yoktur veya reaktif olarak gülümseme görülmez. Annenin yüzünü tanımaz.

    6-7. Aylar : Oyuncaklara hiçbir ilgi yoktur. Kollarını uzatmaz. Kucaklandığında hipononiktir (kasları gevşektir).

    10-12. Aylar : Çevreye ilgisi yoktur. Kendisi tek başına olmaktan memnundur. Uzun süren ağlamalar ve bağırmalar, sık stereotipik hareketler (aynı hareketin tekrarlanması) sağa sola sallanma, cisimleri tırmalama, kazıma şeklinde hareketler görülür. Hiç oyun oynamaz.
    Yalnızca oyuncaklarla stereotipik hareketler yapar. Annenin gözleri ile temas kurmaz, değişik kişileri ayırdetmez. Sesli uyanlara doğru yönelme yoktur, sağır gibidir. Kişi veya eşyalara işaret etmez. Konuşmada gecikme görülür. Monoton, garip sesler çıkarır. Bunlarda taklit ve
    anlam yoktur.

    21-24. Aylar : Derin uykuya dalması zordur. Gece uykusu yoktur. Çiğneme yoktur. Sıvı veya lapa gibi besinler alır. Stereotip el hareketleri (dondurma, sallama, vurma, kazıma ve tumalama hareketleri) hipotoni (kaslarda gevşeklik), sık olarak arka üstü düşme görülür. Göz teması kurmaz hemen gözlerini çevirir; merak yoktur. Çevresinin değiştirilmesini istemez ve bundan korku duyar. Ekolali (söylenenin tekrarlanması) görülmesi mümkündür, bu da gecikmiş olarak ortaya çıkar. Kimi kez doğru anlamaksızın kelime şablonları kullanır.

    3-4. Yaşlarda : Yersiz gülme veya gülümsemeler, ayakların ucunda yürüyüş veya sekerek yürüme, garip yeme tarzı ve ihtiyaçları, cansız varlıklarla stereotip meşguliyet, oyunda perseverasyon ( aynı oyunda sebat etme), alışkanlıklara sıkı sıkıya sarılma, ağrılı ve soğuk uyanlara az cevap verme görülür. Kendine zarar verme eğilimi vardır (Parmağım gözüne batırmak gibi). Temas kurma; koklayarak dudaklarla dokunarak ve öperek, elle dokunarak, vurup yoklayarak olur. Belirli sesli uyanlara kulaklarını tıkar. Çevre ile konuşmaksızın temas kurar.
    Kişileri aletler gibi görür. Anne baba ile teması daha iyidir (ön planda bedensel temas). Aynı yaştakilere tutumu olumsuzdur. Hareketlerinde taklit yoktur. Konuşma becerisinde yetersizlik açık biçimde görülür. Mutizm (içine kapanma), kendi kendine konuşmaya eğilim, zamirlerin
    yer değiştirmesi, konuşma müzikalitesinin bozukluğu söz konusudur. Genel olarak konuşma geriliği vardır.

    Alıntı