Çocuklarda astım hastalığı Astımın belirtileri

'Hastalıklar' forumunda Yasemin tarafından 16 Kasım 2010 tarihinde açılan konu


  1. Çocuklarda astım hastalığı Astımın belirtileri nelerdir?


    Astım hastalığının çocuklarda en sık görülen kronik hastalıklardan biri olduğunu belirten Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fulya Tahan, astımın tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu hatırlattı.



    Ancak astıma yol açan etkenlere dikkat etmek gerektiğini ifade eden Tahan, ''Türkiye'de yaklaşık 4 milyon astım hastası var. Ülkemizde erişkinlerde astım hastalığının görülme oranı yüzde 11'e, çocuklarda ise yüzde 18'e kadar çıkabiliyor'' dedi.

    Astımın dünyada tüm yaş gruplarında ve her iki cinste görülen bir hastalık olduğunu, dünyada 300 milyon civarında astım hastası olduğunu söyleyen Tahan, şu bilgileri verdi:

    ''Astım, hava yollarının uzun süre iltihaplanması olarak tanımlanmaktadır. Alerjenler, kimyasallar, sigara, hava kirliliği, viral enfeksiyonlar, meslek, sosyo ekonomik düzey, aile büyüklüğü, diyet, obezite ve kalıtsal etkenler astıma yol açmaktadır. Eğer anne ve babanın birinde astım hastalığı varsa, çocukta astım hastalığı oluşma riski yüzde 30'dur. Eğer anne ve babanın her ikisinde de astım hastalığı varsa, çocukta astım hastalığı oluşma riski yüzde 70'dir. Astım tek başına kalıtsal hastalık olmadığından mutlaka astıma yol açan çevresel etkenler ve alerjenlerin iyi tespit edilmesi gerekir.''

    ORTAMI HAVALANDIRIN, RUTUBETİ ÖNLEYİN
    Özellikle çocuklarda astım hastalığına dikkat etmek gerektiğini vurgulayan Tahan, hastalığın çocuklarda bir kez ortaya çıkan ya da tekrarlayan hışıltılı solunum atağı, geceleri sorun yaratan öksürük, egzersiz sonrasında öksürük ya da hışıltılı solunum, nefes ile alınan alerjenlere ya da hava kirliliğine maruz kalma sonrasında hışıltılı solunum, göğüste sıkışma hissi ya da öksürük, soğuk algınlığının göğse inmesi ve iyileşmesinin 10 günden fazla sürmesi gibi belirtilerle ortaya çıktığını kaydetti.

    Doç. Dr. Tahan, astımdan korunma yolları hakkında da şu uyarılarda bulundu:

    ''Evde ve iş yerinde havalandırma artırılmalı, rutubet önlenmelidir. Kumaş döşeli eşyalar yerine deri, suni deri, ahşap ve plastikten yapılmış olanlar tercih edilmelidir. Ev işi yaparken maske kullanılmalıdır. Güçlü bir elektrik süpürgesi ile haftada en az bir kere etkili bir temizlik yapılmalı, ardından nemli bir bezle silinerek temizlik tamamlanmalıdır. Mümkünse evde halı kullanılmamalıdır. Tüylü ve içi dolu oyuncaklar alınmamalı veya ortadan kaldırılmalıdır. Yatak takımları en az haftada bir yıkanmalı, evdeki kullanılmayan eşyalar dolaplarda saklanmalıdır. Alerjik kişinin olduğu eve hayvan alınmamalı, dışarıda hayvanla teması olanlar eve bu kıyafet ile gelmemelidir. Açıkta çöp, gereksiz eşya, yiyecek bırakılmamalı ve mutfak temizliğine özen gösterilmelidir. Evde nem azaltılmalı ve doğal havalandırma artırılmalıdır.''


    Astım, çocukların en sık görülen kronik hastalıklarından biridir. Ülkemizde yapılan araştırmalarda çocuklarda astım görülme sıklığının yüzde 2-9 oranında değiştiği görülüyor.

    Astım, zaman zaman solunum güçlüğü krizleriyle ortaya çıkıyor. Memorial Hastanesi Alerji Merkezi hekimlerinden Prof. Dr. Recep Aydilek “Çocuk, özellikle nefes vermede güçlük çeker. Tıkanma hissi, göğüste sıkışma, tekrarlayan balgam ve öksürük tabloya eşlik eder” diyor ve nöbetlerin süre ve sıklığının çocuktan çocuğa değişmekle beraber, astımlı çocukların solunum güçlüğü ataklarının ve öksürük nöbetlerinin geceleri daha belirgin olduğunu ekliyor. Nöbet geçtikten sonra çocuklar genellikle normaldir. Bazen de astım solunum güçlüğü olmaksızın sadece tekrarlayan öksürükle kendini belli eder.

    Çocuklarda astımın nedenleri
    Çocuklardaki astımın önemli bir bölümü alerjik yapı ile ilgilidir. Alerjik hastalıkların başında astım, alerjik nezle, atopik dermatit gibi cilt hastalıkları ve besin alerjileri gelir. Eğer anne ve babada böyle bir hastalık varsa çocukta risk artar. Prof. Dr. Ömer Kalaycı astıma enden olan alerjenleri sıralıyor:

    Besinler: Süt, yumurta, yer fıstığı, fındık ve ceviz, balık ve kabuklu deniz ürünleri, buğday, soya
    Polenler
    Ev tozu akarları
    Hayvan tüyleri ve döküntüleri: özellikle kedi, köpek, at, hamster ve laboratuvar hayvanları
    Küf mantarları ve kuru havada rüzgarla savrulan mantarlar
    Hamamböceği

    Astımın belirtileri nelerdir?
    Amerikan Hastanesi uzmanları astımın ne zaman düşünüleceğini şöyle sıralıyor:

    Göğüste tekrarlayan hırıltı
    Özellikle sabaha karşı veya sabah ortaya çıkan kuru, inatçı öksürük
    Gece öksürük veya nefes darlığı ile uyanma
    Merdiven çıkma, hızlı yürüme, koşma gibi eforlardan sonra öksürük ya da hırıltılı solunum
    Bazı mevsimlerde ortaya çıkan nefes darlığı
    Allerji yapan maddeler ve/veya kimyasal irritanlar ile karşılaşıldığında ortaya çıkan öksürük, hırıltı solunum veya nefes darlığı
    Sık "göğse inen" nezle olunduğunda astım olasılığı akla getirilip, doktora başvurulmalıdır.

    Çocuklarda her hırıltı astım mıdır?

    Hacettepe Üniversitesi Çocuk Alerji Bölümü’nden Prof. Dr. Ömer Kalaycı Hayır Çocuklarda her hırıltı astım olmadığını belirtiyor. Özellikle 3 yaşın altındaki çocuklarda en sık vizing sebebi kış aylarında geçirilen, sıklıkla ateşle seyreden, doktorların bronşiolit olarak adlandırdıkları alt solunum yolu enfeksiyonlarıdır. Üç yaşın altında vizingi olan çocukların yüzde 60’ında bu yakınmalar çocuklar büyüdükçe kendiliğinden geçer.

    Nasıl önlem almalı?

    Çocuk Alerji Kliniği alerjik duyarlılığın oluşması ve hastalık bulgularının çıkmasına neden olan bu gün için çok önemli 4 çevresel başlık olduğunu söylüyor. Bunlar hijyen kuralları, beslenme özellikleri, sık kullanılan antibiyotikler ve çevresel irritanlardır.

    Aşırı hijyen kuralları çocuğun doğundan itibaren bağışıklık sisteminin asıl uğraşacağı mikrobik etkenlerle buluşmasını bir anlamda engeller. Bu da bağışıklık sisteminde alerjik bir eğilim varsa çevredeki alerjenelere yanıt vermesine neden olur. Bu nedenle bilinçli bir ölçüde aşırı hijyenden sakınmak iyi olacaktır.

    Benzeri bir neden sık antibiyotik kullanımı ile de oluşur. Her bir enefeksiyonda gerekli gereksiz antibiyotik kullanımı yine bağışıklık sisteminin asıl uğraşacağı mikrobik etkenlerle buluşmasını bir anlamda engeller. Ayrıca mikroplara verilecek yanıt ile yanıtsızlık dengesi oluşamaz. Bu da alerjiye eğilim yaratır. Maalesef birçok alerjik hastalık bulgusu enfeksiyonları taklit eder. Örneğin astımlı çocuklar sürekli bronşit teşhisi ile alerjik rinit (saman nezlesi) olan çocuklar sürekli üst solunum yolu enfeksiyonu teşhisi ile defalarca antibiyotik alırlar. Bunlar gereksiz ve zararlı bir süreçle alerjik eğilimi arttırırlar.

    Beslenme özelliklerinin batı toplumlarına uygun şeklide olması bir başka nedendir. Hemen hemen tüm gazlı içecekler, kola, çikolata, cipsler ve tüm endüstriyel gıdalar koruyucu katkı maddesi içermek zorundadır. Maalesef bunların çoğu için tüketici hedef kitle de çocuklardır. Tüm bu katkı maddeler burun, bronş yüzeylerinin de duyarlılığı arttırarak, bağışıklık sisteminde alerjik cevabı potansiyelize ederek hastalığın çıkmasını ve bulguların daha ağır olmasına neden olur. Tabii ki alerjik hastalıklardan en önemli koruyucu anne sütüdür. Bu nedenle uzun süreli anne sütü kullanımı ve katkı maddeleri ile çocuğun en geç karşılaşması en önemli alerjiden koruyucu önlemler olacaktır.

    Çevresel irrtanlardan korunmak bir başka korunma yoludur. Bunların başında sigara dumanı gelmektedir. Sigara dumanına maruz kalan bir çocuk hem alerjik yatkınlığı fazla olacaktır hem de astım gelişim riski yüksek olacaktır. Egzoz gazına maruziyet, kirli hava, kapalı ortam, spor yapmama, fazla kilo, sedanter hayat tarzı da alerjik hastalık gelişimini arttırır. Bunlardan kaçınılması da alerjik hastalıklardan korunmada önemlidir.

    Ancak alerjik hastalıklardan korunmada en önemli yöntem bir plan dahilinde çocuk alerji uzmanına danışarak yapılmalıdır.

    Nasıl tedavi edilir?

    Astım tedavisinin amacı, atakların şiddet sayısını azaltma, çocuğun yaşına uygun fiziksel aktivitesini sağlamak ve bu süreç içinde çocuğun ruhsal ve bedensel etkilenmesini önlemektir. Dr. Recep Aydilek, tedavide alerjik etmenlerden ve sigara dumanından uzak durmanın, önerilen ilaçları önerilen dozlarda düzenli olarak kullanmanın çok önemli olduğunu söylüyor. Solunum yolu ile alınan ilaçlar çocuklarda alışkanlık yapmaz ve uygun dozda alındığı zaman zararlı olmayıp, uzun süre kullanılabilir. Küçük çocuklarda bu ilaçları kullanabilmek için yardımcı araçlara gereksinim vardır.

    Bazı durumlarda aşı tedavisi de yararlı olabilir. Ancak, bu uzun süreli tedavi yöntemi mutlaka uzmanlar tarafından yapılmalıdır. Akarlardan kaçınmak büyük sorun olmaktadır. Bunun için yatak odalarından halıların kaldırılması, sık sık temizlik yapılması, tüylü oyuncakların kaldırılması ve yatak takımlarının değiştirilmesi önerebilir.