Çocuklar neden yalan söyler

'Bebek Bakımı' forumunda HazaN tarafından 24 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu


  1. Ne yazık ki biz anne ve babalar ya da kısaca toplumun tüm fertleri, çocuklarımıza iyi örnekler olmaktan uzak davranmaktayız. Geleceğimizi düşünmek yerine bugünü kurtarmak peşindeyiz. Ama nereye kadar ?
    Yalan nedir ? Yalan, insanları kandırmak amacı ile uydurulmuş kasıtlı davranış veya sözdür. Bir davranış ya da sözün yalan olarak değerlendirilebilmesi için düşünülmüş olması, kasıtlı olması ve belli bir amaca yönelik olması gerekir. Kısaca ifade edecek olursak, amaç başkalarını aldatmaktır.
    Çocuğun yalan söylemeye başlaması, kişiliğinin bozulmaya başlaması demek hiç de olumsuz bir düşünce olmaz. Çocuktaki yalan söyleme üzerinde durulmaz, engel olunmaz ise, çocuk yalan söylemeden yarar görmeye başlarsa, büyüdüğü zaman toplum içerisinde zararlı alışkanlıklara sahip fertlerden biri olacağını unutmamak gerekir.
    Yalan söylemede çocuğun hangi yaş grubunda olduğu önemlidir. Beş yaşına kadar yalan söylemenin fazla bir önemi yoktur. Hatta çocuklarımızın bu yaşa kadar söylediklerine yalan bile denemez. Bu yaşta çocuklarımızın yanlışlarından bahsedilebiliriz. Doğruyu veya yanlışı bile tam olarak ayırt edemediklerinden söz edebiliriz. Altı yedi yaşına kadar ise çocuklar bir konuyu tam olarak açıklayamazlar. Çoğunlukla konuyu büyütürler veya abartırlar. Örneğin televizyonda izlediği bir fili ilk defa görmüş bir çocuk apartman kadar büyüktü diye açıklayabilir. Bu çocuktaki az, çok, küçük, büyük kavramlarının henüz tam olarak öğrenilmediğinden ileri gelebilmektedir.

    Yalanının bir çok çeşidinden söz etmek mümkündür. Bunlardan bazıları şunlardır :
    1. Taklit yalanları : Çocukları eğlendirmek için, onların ilgilerini çekmek için büyükler tarafından söylenenlerin çocuk tarafından gerçekmiş gibi algılanmasıdır. Çocuklar anne ve babalarını, etraflarındaki diğer insanları örnek alırlar. Bu insanların yaptıkları hatalardan habersizdirler. Anne-baba ve büyüklerin, çocukların kendilerini örnek aldıklarını unutmadan davranmaları gerekir.

    2. Hayali yalanlar : Bu yalanlar erken çocukluk döneminde, okul çağına gelmemiş çocuklarda görülür. Hayal ile gerçeği ayırt edemediğinden yalan söyler. Hayvanlar ile konuşur, oyunlarında, size bir çok şey icat ettiğini gösteren davranışlarda bulunur. Duyduklarının etkisinde kalarak, bunları gördüğünü söyleyebilir. Bir çok hayali uydurmadan bahsedebilir. Çok fazla hayali konudan bahsederler bu dönemdeki çocuklar. Anne ve babaların bu konuda çocuklarına gerçek ile hayali uygun bir şekilde anlatmaları gerekir. Örneğin çizgi filmlerdeki gerçek olmayan olaylar ve canlılar için bu konuda çocuğun dikkati çekilmeli ve bu inanılır bir şey midir ? Sorusu sorulmalıdır. Çocuğun düşünmesi sağlanmalıdır.

    3. Abartı yalanları : Abartı çocuklarda oldukça sık görülen bir özelliktir. Çevresinde yaşayan insanların bu konuda etkisi oldukça fazladır. Çocuklar duydukları ve gerçeğini bilmedikleri şeyleri, sizleri korkutmak veya heyecanlandırmak için biraz daha abartır. İlgiyi üzerine çekmek isteyebilir. Abartılı yada çok gerçek dışı çizgi filmleri, dizi yada filmlerin izletilmemesi de faydalı olacaktır

    4. Sosyal yalanlar : Toplumumuzda en çok görülen yalan türüdür. Çocuklar bu yalanları daha çok anne ve babalarından öğrenirler. Örneğin sağlıklı olmanıza rağmen sizi davet ettikleri yere, rahatsızım diyerek katılmamanız. Ya da çocuğunuzun öğretmeni sizi okula çağırdığında, çocuğunuza ( hiç de işiniz yokken ), bugün okula babam gelemeyecek, çünkü çok işi var diye söyletmeniz. Hem de bu yalanı çocuğunuzun söylemesini istemeniz. Çocuğunuza daha önce yapmak için söz verdiğiniz halde çeşitli mazeretler ileri sürerek, söz verdiklerinizi yapmamanız. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün... Anne ve babaların bu konuda neler yapabileceklerine gelince : Bu yalanları hiç olmazsa çocukların yanında söylemeyin. Bir kez daha hatırlatıyorum, çocuklarımız bizi taklit edeceklerdir. Canları istemedikleri bir şeyi yapmak içinde sizin gibi mazeretler ileri süreceklerdir. Kısaca ifade edecek olursak hem kendimiz anne ve babalar olarak yalan söyleyeceğiz hem de çocuklarımız yalan söyleyince cezalandırmaya, nasihat etmeye kalkacağız. Olmaz tabii ki. Sosyal yalanlar çok zorunlu kalmadıkça söylenmemelidir. Çocukların yanında ise asla böyle bir davranışa başvurulmamalıdır. Bu tür davranışlar insanlar arasındaki ilişkileri zedeleyen ve güven duygusunu yok eden olumsuz tutumlardır.

    5. Savunma yalanları : Çocukların ve gençlerin kendilerini korumak için söyledikleri yalanlardır. Çocuklarından çok fazla şey isteyen yada onların mükemmel olmalarını bekleyen ailelerde daha yoğun olarak görülebilmektedir. Çocukları fazla zorlarsanız, onlar da bu tür savunma yalanlarına başvuracaklardır. Hata yaptıkları zaman dövmek ve cezalandırmak yerine, onların kendilerini ifade etmelerine imkan verilmelidir. Çok fazla emin değilseniz çocuklarınızı itham etmeyiniz, yalan söylüyorsun demeyiniz. Ne kadar çok ithamda bulunursanız, çocuğunuzda o kadar çok savunma yalanlarına başvuracaktır. Daha kötüsü bu davranışın çocuğunuzda alışkanlık halini alacaktır. Çocuğunuzu bu davranışlardan ala koymanın yolu, onu her hatasında cezalandırmak yerine, karşılıklı güven duygusunu geliştirmektir.


    6. Dikkat çekme yalanları :
    Çocuklar çok zaman dikkat çekmek için yalana başvururlar. Ödevini yapmayan bir çocuk, “ödevimi yaptım hem de okulda yaptım” diyebilir. Yada sofraya otururken elini yıkamadığını bildiğiniz halde size, “elimi yıkadım” diyebilir. Çocuklar anne, baba veya öğretmenlerinin dikkatini çekmek için bu tür davranışlarda bulunabilirler. Bu davranış çocuğun, sizin ilginize muhtaç olduğunu, sizin yeteri kadar ilgilenemediğinizi gösterir.

    7. Takdir-Mükafat yalanları : Başkalarının beğenisi amacı ile söylenen yalanlardır. Takdir ve mükafat insanın yaratılışında vardır. Temel bir ihtiyaç olan bu davranışları normal olarak görmeyen, bu davranışları için yeteri kadar başarı gösteremeyen çocuklar, yalanlara başvuracaklardır. Bu tür yalanlara başvurmanın sebepleri arasında şunları sayabiliriz :

    • Çocuklardan beklentilerin fazlalığı.
    • Yapamayacakları şeylerin istenmesi.
    • Çocukların başarısız olmalarına etken olarak söyledikleri, ( örneğin başarısızlığı için öğretmenini suçlaması ) uydurduklarının incelenmemesi vb.
    Bu tür yalanların daha fazla söylenmesine neden olabilir. Bunun için çocukların olduğu gibi kabullenilmesi ve bir çok yönden tanınması gerekir.


    8. İnadına söylenen yalanlar :
    Sevilmeyen kimseler için yada birisini kızdırmak amacı ile söylenen yalanlardır. Çocuklar istemedikleri yada kızgınlık duyguları besledikleri kişiyi rahatsız etmek, istediği işi yapmamak için çeşitli bahaneler ileri sürebilmektedirler. Öğretmen ile öğrenciler arasında oldukça görülen bir davranış şeklidir. “Ödevini yaptın mı ?” Diye soran öğretmene çeşitli bahanelerle ödevini yapamadığını çocuk belirtebilir.

    9. İntikam yalanları : Çocukların, karşılarındaki insanlardan intikam almak amacı ile başvurdukları yalanlardır. Burada çocuk, sevmediği, hoşlanmadığı yada istediği davranışları yapmasını engelleyen kişileri zor duruma sokmak, rahatsız etmek, sinirlendirmek için yalan söyler. Örneğin, internet kafeye gitmemesini istediğiniz çocuğunuz gelir, bugün internet kafeye gittim diyebilir. Burada amaç sizi çileden çıkartmaktır. Bu yalanın nedeni genellikle kıskançlık duygusudur. Anne, babanın kardeşler arasında ayrıcalık yapması, kıskançlık uyandıracak davranışlarda bulunması bu tür yalanların sebepleri arasında sayılabilir. Öğretmenlerin sınıflarında ayrım yapmaları, çocukların öğretmeni hakkında yalan söylemelerine yol açabilir. Bunun için çocuklar arsında ayrıcalık hissini uyandıracak davranışlardan kaçınmak anne, baba ve öğretmenlerin görevi olmalıdır. Çocuklarımıza sık sık sevdiğimizi söylemeli sohbet etmeli, onlara değer verdiğimizi davranışlarımızla da göstermeliyiz.

    10. Menfaat yalanları : Bu tür yalanlar başkalarından çıkar ve menfaat beklenildiği zamanlarda sık olarak söylenmektedir. Maalesef toplumumuzda en çok görülen yalanlardandır. Seçim meydanlarında çok duyarız böyle sözleri...Maalesef bu tür davranışları çocuklarımıza anlatmak hiç de kolay değil. Bir de bunu her akşam televizyonda izlenen yarışma programlarında görüyoruz. Yarışmacılar ödülleri alabilmek için ne kadar yalvarıyorlar ve hatta yalan sözlerle, yarışmayı sunan kişiyi ne kadar çok sevdiklerini söylüyorlar. Çocuk bunları görüyor. Toplumumuzu temelden sarsacak özellikte, hatta bütün kurumlarımızı güvensiz hale getirebilecek bu tür davranış bozukluklarının, çocukluk ve gençlik döneminde bu tür yalanlarla başladığını unutmamalıyız.


    11. Patolojik yalanlar :
    Genel olarak çocuklarda, ergenlik döneminin ilk yıllarında görülen yalanlardır. Yalan söyleyen çocuğa hiç bir avantaj sağlamayan ama yine de düşünülerek tasarlanmış yalanlardır. Genel olarak okuldan kaçma, evden kaçma ve hırsızlık ile ilgili oldukları görülebilir. Tedavisi yapılmaz ise bir hayat boyu sürebilir. Geniş bir inceleme ile ve bu konudaki uzman kişilerin yardımı ile tedavisi yapılabilir. Böyle bir durumda okul psikolojik danışmanları ve uzman kişilerden yardım almak için anne ve babalar kesinlikle çekinmemelidirler.
     



  2. Yalan türlerini sizlere açıkladıktan sonra şimdide bu davranış bozukluğunu önlemenin yollarından bahsedelim. Unutmayalım ki her tür yalan düzeltilebilir, yalnız gerektiği gibi üzerinde duralım ve uzman kişilerden yardım isteyelim. Anne, babalar ve öğretmenler ile toplumdaki insanlara bu konuda düşen görevler ve alınabilecek önlemler :
    • Çocuğunuza güvenin.
    • Yalanla mücadele her zaman stratejiniz olsun.
    • Davranışınızın, konuşmaktan daha etkili olacağını unutmayın.
    • Yalan söylemeyi önlemenin zor ve uzun bir yol olduğunu bilin. Ama tedavi edilebilir olduğunu da aklınızdan çıkarmayın. Bu konuda yeter ki kararlı ve istekli olun.
    • Toplumdaki herkes, başta anne, baba ve öğretmenler yalan söylemekten kaçınmalıdırlar. Çocuğun çevresindeki kişiler ne kadar dürüst olursa ise çocukta o kadar dürüst olacaktır.
    • Çocukların yaptıkları hatalara karşı anlayışlı olmaya çalışın. Hatalarının karşılığını hemen cezalandırma yoluna gitmeyin. Onu dinleyin ve açıklama yapmasına imkan tanıyın.
    • Çocuklarınız arasında, ayrım veya kıskançlığa neden olabilecek söz ve davranışlardan kaçının.
    • Çocuklarınız kardeşleri veya arkadaşları ile kıyaslamayın.
    • Çocuklarınızın arkadaşlarını tanımaya çalışın. Bazen arkadaş, anne ve babadan daha etkilidir. Çocuğunuzun arkadaşlarını evinize davet ederek, yanlış davranışlar edinmesinin önüne geçin.
    • Çocuklarınızdan asla yapamayacakları beklentilerden uzak olun. Onların yetenekleri doğrultusunda isteklerde bulunun. Bunun için de çocuğunuzu tanımaya çalışın.
    • Çocuklarınızı yaptıkları hatalar karşısında itirafa zorlamayın. Yalanlarını öğrenmek yerine, önlemeye gayret edin.
    • Çocuğunuzun yaptığı hatalar karşısında, ona samimi olarak neler hissettiklerinizi anlatın. Anlamayacağını düşünmeyin.
    • Çocuğunuzun ne zaman yalan söylediğine dikkat edin. Belki de küçük bir inceleme ile çocuğunuzun yalan söylemesinin önleyebilirsiniz.
    • Küçük çocuklarımız yalan söyledikleri zaman, bunun doğal olduğunu bilerek davranın. Çocuklarınıza gerçek ile hayal kavramlarını açıklamaya çalışın.
    • Çocuklarımız üzerinde baskı kurmayın. Hiç olmayacak sınırlar koymayın. Koyduğunuz kurallar onun hayatını zorlaştırmasın.
    • Çocuklarınızla, sizin anne ve babanızla hiç konuşamadığınız konuları görüşebilirsiniz, bunun için hazırlıklı olun.
    • Çocuklarınızın, isteklerini, sıkıntılarını, kaygılarını dinleyin. Bu sorunların çözümünde yardımcı olabileceğinizi gösterin.
    • Çocuklarınızın ufak tefek yalanlarını “önemli değil” diyerek geçiştirmeyin. Yalan yalana itecektir. Bunu görmezlikten gelmeyin.
    • Yalan söyleyen çocuğun yardıma ihtiyacı olduğunu kavrayın.
    • Çocuğunuzu her zaman dinleyin. Ona karşı ön yargılı olmayın.
    • Çocuğunuzun bedeni, zihni gücü, sosyal ve duygusal özelliklerini gerçekçi bir gözle tanımaya çalışın. Okul ödevlerini yapıp yapmadığını, arkadaşları ile ilişkilerini, televizyonda hangi programları izlediğini, boş zamanlarında neler yaptığını, nerelere gittiğini öğrenin.
    • Öğretmelerimiz her çocuğun farklı olduğunu unutmamalı. Çocukları karşılaştırırken de bunu göz önünde bulundurmalıdırlar.
    • Öğretmenler bütün bir sınıfın öğretmenidir. Bütün çocukları aynı derecede sevmeye çalışmalıdır.
    • Öğretmenler bütün çocuklar ile aynı derecede ilgilenmeye çalışmalıdır. Gözdeleri olmamalıdır.
    • Çocuklarınıza her zaman, yalan söylememeyi tavsiye edin. Gerçeği söylemesini isteyin. Yakınlarınızla ilişkilerinizde, çocuğunuzu, yalan söylemede aracı olarak kullanmayın.
    • Çocuklarınızın önünde, başkalarının yalanlarını, ne kadar çok yalan söylediklerini yada yalanla kazanmış oldukları mevkileri söylemeyin. Bu onların da böyle davranmalarına yardımcı olacaktır.
    • Televizyonlarda, yalan üzerine kurulmuş olayları yada insan ilişkilerini anlatan yapımları izlememelerine çalışın.
    • En önemlisi, insan olarak çocuklarımıza iyi birer örnek olmamızdır. Onların nasıl olmasını istiyorsak önce kendimizin öyle olmak zorunda olduğumuzu unutmayalım.

    Çocuklarımızın yalan söylemeleri üzerinde önemle durmak zorundayız. Şu an içinde bulunduğumuz zaman ve toplum bakımından bu durum hiç de kolay değildir. Ama, nasıl bir kurt meyveyi için için yer bitirir, işe yaramaz bir hale getirir ise yalan da toplumu aynı şekilde içten içe yiyip bitirecektir. Yalanın topluma nükleer bombalardan daha büyük zararlar vereceği gerçeğini her zaman hatırlamak zorundayız.