Çocuk gelişiminde anne baba tutumunun etkisi

'Bebek Bakımı' forumunda bynness tarafından 14 Ocak 2011 tarihinde açılan konu


  1. çocuk gelişiminde anne ve baba
    çocuk gelişiminde aile
    anne baba denetimi

    Bebek, çocukluğa doğru geliştikçe yeni beceriler kazanmaya, davranışlarını kendi denetimi altına
    almaya başlar. Bu dönemde ailenin rehberliği çocuğun gelişimi üzerinde çok etkili olur.Hatalı anne
    baba tutumu ve bozuk aile yapısı, sağlıksız bir gelişimin ve uyumsuzlukların başlıca kaynağı olabilir.
    Anne-baba, bazen çocuğa çok şey vererek onun kendi gelişimine yön vermesini engeller.Bazen de çok
    az şey vererek ona gerekli desteği sağlayamaz ve uygunsuz davranış örüntülerinin gelişimine neden
    olur .
    Anne ve babaların kendi değer ve inançlarına göre değişik tutumları vardır. Anne baba tutumları,
    sevgi, hoşgörü ve kabul etmeyi içine alan “demokratik tutum” ve sevginin gösterilmediği hoşgörünün
    olmadığı, reddetmeyi içine alan otoriter tutum olmak üzere iki genel başlıkta toplanabilir. Demokratik
    anne-baba, çocuğun arzu ve ihtiyaçlarına karşı ilgilidir. Çocuğun davranışlarını ilgi ve anlayışla izler.
    Onun iradesine ve sağlıklı uyumuna değer verir. Çocukları yaşına göre kendisi ile ilgili bazı kararlar
    almaya teşvik eder. Önemli konularda alınan kararların nedenlerini çocukla tartışır. Onun görüşlerine
    değer verir. Dil alışverişine olanak sağlar. Hemen her konuda çocuğa iyi bir rehber olmaya çalışır .
    Otoriter anne-baba ise, çocuğa olan sevgisini bile çocuğu istenilen şekilde davrandıkça (şartlı)
    gösterir. Sevgiyi bir pekiştireç olarak kullanır. İstenen davranışlar da çoğunlukla gelenek ve daha üst
    otoritelerce saptanmış kurallara uygun davranışlardır. Anne baba, kendisini toplumsal otoritenin
    temsilcisi olarak görür. Mutlak itaat bekler. Kendisi otoriter kişiliğin temel nitelikleri olan dogmatik
    düşünce tarzına yatkın olduğundan, çocukla dil alışverişinde bulunmaz. İstek ve emirlerin tartışmasız
    yerine getirilmesini ister. Aksi halde, cezaya başvurur. Baskı altında büyüyen çocuk, çekingen,
    başkalarının etkisinde kolayca kalabilen, aşırı hassas bir kişilik yapısına sahip olabilir. Anne babanın
    aşırı koruması, çocuğa gerekenden fazla kontrol ve özen göstermesi sonucu çocuk, genellikle diğer
    kimselere bağımlı, özgüveni olmayan bir birey olarak yetişir.
    Aşırı hoşgörü ve dürüstlük, çocuğun bencil olmasına ve zayıf sosyal çevre uyumuna neden olur
    . Çocuğuna boyun eğici davranış gösteren anne-babaların çocuk üzerinde gerektiğinde otorite
    sağlamaları mümkün olmaz. Çocuk, doğumundan itibaren var olan ben merkezcil tavrını, bu aşırı
    boyun eğici tavır nedeniyle, zamanla sosyal normlara uygun şekilde değiştiremez, uyumsuzlaşır, Annebabasına
    saygısı azalır.Onları yönetmeyi ister.
    Sık görülen olumsuz anne baba davranışlarından biri de çocuğun aynı davranışına karşı farklı
    zamanlarda farklı tutumların sergilenmesidir. Böyle bir tutum, çocuğun davranışlarına rehberlik edecek
    dengeli değer yargılarının oluşumunu engeller.Bu çocukların, daha tutarlı bir disiplinle yetiştirilmiş
    çocuklara oranla, cezaya daha çok direnç gösterdikleri ve saldırgan davranışlarının kolayca ortadan
    kaldırılamadığı gözlemlenmiştir.Saldırgan davranış gösterme ile sigara kullanımı arası ilişki de
    gösterilmiştir.
    Öztürk, anne-babasını otoriter olarak algılayan çocukların, kendini suçlama ve saldırganlık
    düzeylerini, demokratik olarak algılayanlardan daha yüksek buldu. Akbaba, ilgisiz ve otoriter anne
    baba tutumunun birbirleri ile yakından ilişkili olduğunu, buna karşılık demokratik anne-baba
    tutumunun bu iki tutumdan farklı olduğunu öne sürmüştür. Aynı araştırmacı, demokratik tutumla
    yüksek benlik saygısı arasında, ilgisiz ve otoriter tutumla düşük benlik saygısı arasında paralel ilişki
    bildirmiştir.
    Demokratik, hoşgörülü ve kabul edici tavrın benimsendiği evlerde, çocuklar aktif, bağımsız
    kararlar alabilen, yaratıcı, toplumsal bireyler olarak yetişirler. Yaşıtları arasında yüksek düzeyde kabul
    görürler. Bu tarzda yetiştirilen çocuklar, kolay egemenlik kurulamayan, başarılı, yapıcı, özel merakları
    olan bireyler olur, öte yandan otoriter tutumun benimsendiği evlerdeki çocuklarda, kavgacılık,
    işbirliğine yanaşmama, engel olunamayan ve tekrar eden saygısız davranışlar tespit edilmiştir.
    Özetlemek gerekirse, çocuğa karşı aşırı korumacı ve hoşgörülü, düşkünce tutumlar; reddedici,
    baskıcı ya da boyun eğici veya ayırımcı; cezayı gerektiğinde de uygulamayan ya da aşırı uygulayan
    anne baba tutumları, çocuk için sosyal uyumu önleyen, bencil, çekingen, şiddete yöneltici, özgüven
    oluşumunu, dahası sosyalleşmeyi engelleyen, aile içi ilişkileri bozan tavırlardır .
    Hoşgörülü, gerekli bazı kısıtlamalar dışında çocuğun kendi başına karar almasını destekleyen,
    kendini ailenin diğerleri kadar önemli bir elemanı olarak algılamasını sağlayan, işbirliğine açık,
    ödüllendirme ve gerekirse beklediği armağanın verilmeyişi, gezi programının ertelenmesi gibi
    cezalandırmalarla (ancak dövmeyi içermeyen) sağlanan ilişkinin, çocukta yüksek benlik saygısına, ve
    hemen bütün ruhsal fonksiyonlarda ileri derecede uyuma yol açtığı belirtilmektedir.