Çocuğunuz ve arkadaşları

'Bebek Bakımı' forumunda YAREN tarafından 10 Mart 2009 tarihinde açılan konu


  1. Çocukların zihinsel, duygusal ve sosyal yönlerinin daha da kuvvetlenmesi için arkadaşlara ihtiyacı vardır.Hayatın her alanında varlığını hissedebilecek arkadaşlarının olması çok önemlidir. Kimi zaman çocuğunuzun doğru kişilerle ilişki kurup kurmadığına dair endişeleriniz de olabilir.Öncelikli olarak bizlerin çocuğumuzla kurduğumuz ilişkiyi bir süzgeçten geçirmemizde fayda var.

    Psikolog Serap Duygulu arkadaşlıklarla ilgili: "Bilindiği gibi çocuklar temel bilgileri ve ilk eğitimlerini ailelerinin yanında alırlar. Yaşamın özellikle ilk 6 yılı pek çok yönden çok önemlidir. Bir çocuk bu altı yıl içinde:

    • Birey olmayı,

    • Bağımsız davranmayı,

    • Kararlar almayı ve bu kararlar doğrultusunda davranmayı,

    • Başkalarından farklı olduğunu,

    • Sosyal ve toplumsal bir varlık olduğunu,

    • Kendi isteklerini kabul ettirmeyi, başkalarını kabul ya da reddetmeyi,

    • Kendini ifade etmeyi öğrenecek ve bu farkındalığını da karakterine yansıtacaktır." diyor ve devam ediyor:

    Bütün bunlar olurken ailesine bağımlı bir hayat sürdürdüğünü düşündüğümüz çocuk hayatında farklı bir pencere açar ve bu pencere hemen hemen her davranışını, huyunu, düşüncelerini ve tepkilerini doğrudan etkiler. Bu pencere çocuğunuzun arkadaşlarıdır. Toplumsal bir varlık olmaya çalışan çocuğunuz arkadaşları yoluyla sosyal bir birey olarak, toplumsal uyumu öğrenme anlamında büyük adımlar atmaya başlar. Arkadaş bir çocuk için gelişimini ve kişiliğini etkileyen, ailesinden sonraki en önemli etkendir.

    Çocuk hangi yaşlarda arkadaş edinmeye başlar?

    Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, bir çocuk henüz çok küçükken, daha bebekken bile arkadaş ihtiyacı duymaktadır. Arkadaş çocuk açısından deneyim kazanmasına yardımcı olan, onu bir gruba ya da birlikteliğe hazırlayan çok önemli bir eğitici görevi görmektedir. Örneğin, yaklaşık bir yaşındaki bebeklerin bile bir araya geldiklerinde, karşılıklı olarak bir iletişim kurma çabası içine girdikleri görülür. Bilinçli olmasa bile, birbirlerine dokunmaya, itmeye, birbirlerinin elindeki oyuncağı almaya yönelik hareketlerde bulunurlar. Bunlar, iletişim kurma çabalarının ilk adımlarıdır.

    Özellikle iki yaş civarındaki çocuk, yaşıtlarıyla daha farklılaşan bir iletişim içine girerse, 3 yaşına geldiğinde arkadaşlık ilişkisi anlamında net tavırlar belirler ve kendine özgü davranış biçimleri geliştirebilir. Dışa dönük ya da daha içe kapanık tutumları olması gibi belirgin bir yapı ortaya koyabilir. Çocuğunuzun bu yaşlarda, her ne kadar çok tutarlı ve sürekli olmasa da daha paylaşımcı ve sosyalleşmeye açık bir arkadaşlık ilişkisi kurabildikleri gözlemlenebilir.

    Özellikle 3–4 yaşlar arasındaki çocuklarda kurulan arkadaşlıklar artmaktadır. Burada çocuğunuzun devam edeceği bir okul öncesi eğitim kurumunun çok büyük yararı olur. Üstelik çocuğun yakın çevresindeki anne-baba ve öğretmen gibi yetişkin bireyler, çocuğu arkadaşlık gibi bir ilişki geliştirmesi konusunda desteklerler. Böyle bir kurumda, bu türden destek alan çocuğunuz, hem fiziksel hem duygusal hem de zeka anlamında ciddi şekilde olumlu bir aşama kaydederek, sağlıklı arkadaşlık ilişkileri kurma becerileri elde eder.

    Yapılan araştırmaların ortaya koyduğu birtakım sonuçlara göre örneğin, 2–3 yaşındaki bir çocuk oyun arkadaşını sıklıkla değiştirmektedir. Bir gün çok sevdiği arkadaşının adını ertesi gün anmayarak, bir başka arkadaşından daha sevgi dolu bahsedebilir. Çocuğunuz ancak 5 yaşına geldiğinde uzun süreli yürütebildiği en az birkaç arkadaşlık ilişkisi olur.

    Yine okul öncesi çocukların kişilik özellikleri incelendiğinde, bu yaş grubu içinde yer alan çocukların daha dışa dönük, arkadaş canlısı ve paylaşımcı oldukları görülmüştür. Buna karşın 2–5 yaş arası çocuklar sosyal davranışlar yönünden incelendiğinde, özellikle erkek çocukların daha saldırgan davranabildikleri saptanmıştır. Çocuklar okula başlama döneminde oyun arkadaşı olarak genellikle kendi cinsiyetlerinden arkadaşlar seçerler, çünkü artık kendi cinsiyetlerine uygun olan davranışları öğrenerek, bu davranışları sergileyebileceği arkadaşlara ihtiyaç duymaya başlar.

    Okul ve arkadaşlık ilişkileri

    Çocuğunuz okula başladığı andan itibaren hem sahip olduğu arkadaş sayısı hem de bu arkadaşlardan etkilenme düzeyi artar. Çok sayıda arkadaşı varmış gibi görünmesine rağmen, kalıcı ve yakın arkadaşlıklar kurabildiği söylenemez. Yine okul dönemi boyunca çocuğunuzun seçtiği arkadaşlar, genellikle kendi yakın çevresinden ve komşu çocuklarından oluşur. Birbirlerinin gelişimlerine, yapılarına göre arkadaşlar seçebilmektedirler. Zaman içinde arkadaş seçiminde başka sosyal faktörler ve davranış kalıpları daha belirleyici olur. Çalışkan olması, sırdaş olması, neşeli ya da konuşkan olması gibi kişisel özellikler, çocukların birbirleriyle uyum göstermeleri bakımından önemli noktalar olarak dikkat çekmektedir.