çevre kirliliği ve nedenleri

'Okulistik' forumunda YAREN tarafından 13 Ocak 2011 tarihinde açılan konu


  1. Doğal kaynaklar, ekonomik açıdan zenginliğin en büyük göstergesidir. Toprak, yer altı ve yer üstü suları, doğal bitki örtüsü, ormanlar ve iklim, ekonomik kaynaklarımızı oluştururken, aynı zamanda çevremizi meydana getirmektedir. İktisadî açıdan kaynakların kıt olması ve ancak bir maliyet karşılılğında kullanılabilmesi, bu kaynakların en önemli yönüdür. Doğal kaynakların hatalı kullanımı çevre sorunlarını ortaya çıkarmaktadır. Teknolojideki gelişmeler, sanayileşme, düzensiz şeherleşme, aşırı nüfus artışı, doğal kaynakların aşırı ve bilinçsiz bir şekilde tüketilmesi, çevre problemlerinde belirgin bir artışa neden olmuştur. İnsanlar doğayı kullanarak yaşamlarını sürdürmekte, bununla birlikte doğayı bozmakta ve kirletmekedirler. Artan nüfusa paralel olarak doğa, daha yoğun kullanılmakta ve tahrip edilmektedir. Kirlenme sonucu bozulan denge, toplumu her açıdan olumsuz etkilemekteder. Bu olumsuzluk hem sağlık açısından hem de ekonomik açıdan birçok probleme neden olmaktadır.

    Çevre; canlı varlıkları yaşamları süresince etkileyen her türlü sosyal, kültürel, tarihî, fizikî ve iklime bağlı faktörlerin tamamı olarak tanımlanmaktadır. Çevre, ekolojik sistem ve eko sistem olarak da bilinmektedir. Eko sistem, karşılıklı olarak madde alış verişi yapacak biçimde birbirine etki yapan canlı organizmalarla cansız maddelerin bulunduğu herhangi bir doğa parçasıdır. İnsan ihtiyaçlarını karşılayan mal ve hizmet üretimi için hava, su, toprak, orman, madenler gibi doğal kaynakları kullanmaktayız. Nüfus ve gelirdeki artışa paralel olarak insan ihtiyaçları çeşitlenmekte ve artmaktadır. Refah düzeyi yükseldiği için giderek daha fazla mal üretilmekte, kaynaklar daha çok kullanılmakta, daha çok ham madde sarf edilmektedir. Bütün bu faaliyetler, doğal çevreyi ve doğal dengeyi etkilekte ve bozmaktadır.

    Doğal denge korunduğu takdirde, tabiattaki canlıların kendi aralarındaki ve fiziksel çevreyle ilişkileri, onların sağlıklı gelişme ortamı kalmayacaktır. Ekolojik dengeyi oluşturan canlı ve cansız varlıklar zincirindeki herhangi bir kopma vaya bozulma, çevre sorunlarını ortaya çıkaracaktar. Bu sorunları çevre kirlenmesi kavramıyla özetlemek mümkündür.

    Çevre kirlenmesi, doğanın kendini temizleme kapasitesinden fazla olan kirlenmenin çevrede meydaha getirdiği birikimler ve değişikliklerder. İnsanların meydana getirdikleri atıklar, tabiat tarafından kendiliğinden yok edilemiyorsa ve bu durum tabiatın temizleme gücünü aşıyorsa çevre kirliliği oluşacak ve doğal denge bozulacaktır.
    Üretim sonucunda meydana gelen artık ve atıklar da eklenince, çevre bozulması ve çevre kirlenmesinin boyutları genişlemektedir. Kullanılan doğal kaynakların ve yaban hayatının büyük kısmının tekrar yerine konulamaması ve yenilenememesi, onların tükenmesiyle sonuçlanmaktadır. Yaban hayatı dediğimiz canlılar, mikroorganizmalar, deniz ve okyanus canlıları, yabanî bitki örtüsü ve ormanlardır. Ekonomik gelişme, sanayileşme, zenginleşme gibi iktisadî kavramlar, tamamen yukarıda sözü edilen kaynakların yoğun kullanımı ile yakından ilgilidir.

    Bilinmesi gereken en önemli gerçek, dünya üzerindeki herhangi bir sistemde ortaya çıkabilecek bir dengesizliğin diğer birçok ekosistemleri de etkileyeceğidir. Örneğin; atmosferde bulunan ozon tabakasındaki delinme, dünyayı çeşitli tehlikelerle yüz yüze getirmiştir.

    Doğal çevrenin istismarı ve buna bağlı olarak son yıllarda ortaya çıkan diğer sorunlar ise şunlardır:

    * Radyoaktif sızıntılar,
    * Verimli tarım topraklarının tarım dışı amaçlarla kullanılması,
    * Gürültü,
    * Hava kirliliği,
    * Hızlı ve hatalı kentleşme,
    * Asit yağmurları