Cenap Şahabettin Sözleri

'Güzel Sözler' forumunda Ceylan tarafından 12 Mart 2013 tarihinde açılan konu


  1. Cenap Şahabettinin En Güzel Sözleri


    Serveti Fünun şairlerinden Cenap Şahabettin'in en güzel sözleri:

    Neleri bilmediğini bilen çoktur, güçlük, neleri hiçbir zaman bilemeyeceğini bilmektir.

    İnsanların kavrayışları, bilinç düzeyleri ile bağlantılıdır. Bilinçli insan, güzel bir şeyin farkına varır, hoşuna gider, hoşuna gittiği için de bunu çeşitli yollarla belli eder. Ancak, bilinçsiz İnsanlar önce alkışlar; sonra da alkışladığı için hoşuna gittiğini zanneder.

    Gündüz kandilini hazırlamayan, karanlığa razı demektir.

    Dehanın ne memleketi, ne asrı olur, her yer onun, her zaman onundur.

    Ahirette dirilmek ümidi olmasa, sanıyorum ki hıfzıssıhhaya riayet çoğalırdı.

    Yüksek makamlar yüksek tepeler gibidir, koşarak çıkanlar nefes darlığı hisseder.

    Yoksul, çaresiz ve imkânsız olduğu; zengin ise karnı tok, sırlı pek olduğu için gerek duymadığından, her ikisi de, iyi ve güzel duygular ortaya koyamazlar.

    Gariptir, yükü çeken manda ses çıkarmaz da kağnı inler.

    Köpeğe gem vurmayın, kendisini at sanır.

    Köhne fikirler, paslanmış çivilere benzer, söküp atmak çok güçtür.

    Hüküm, hükümdarın da olsa hak teb’anındtr, çünkü hükümdar her hakkını teb’anın kuvvetinden alır. Halkın vicdanı ile hak ve isteğine bağlı olan yöneticiler, kolay kolay yıkılmazlar.

    Şüphe yolu inkara açılır..Yarabbi iman ne buyuk kuvvet istiyor..! Güzel fikir ihtiyarlamaz. İhtiyarlamadığı için, ölmez de. Örneğin bir Mevlâna, bir Yunus dünya durdukça insanlar tarafından hatırlanmayacaklar mı?

    Hayat, bir tabur vukuattır, kumandanı tesadüf.

    Kabul etmediğimiz fikirlere karşı kuvvetli mantığımız vardır.

    İhtiyarlarda maziyi görürüz. Halbuki iyi baksak istikbalimizi görürdük.

    Aşk üstüne keder, kor üstüne kömür gibi düşer, evvela körletir, sonra alevlendirir.

    Aczini duymayan adam hakikaten kuvvetli değildir.

    Aşk yolunun garip yokuşları ve inişleri vardır. Çıkarken baş döner, inerken gönül bulanır.

    Olağanüstü dönemlerde, bir şeyin hakkı ile yapılıp yapılmadığı aranmaz Örneğin, deprem olmuş, ekmekler iyi kızarmamış, kimse neden bu ekmek böyle olmuş diyemez Ancak, ortalık süt liman ve her şey yerli yerinde ise, o zaman yapılan her işin hakkı ve kuralı ile yapılmasını istemek herkesin hakkıdır

    Yanlış bildiklerimizi atabilsek, dimağımızın yükü o kadar hafifler ki.

    [​IMG]