Cemal Safi

'Biyografi' forumunda YAREN tarafından 14 Ekim 2008 tarihinde açılan konu


  1. Cemal Safi


    [​IMG]

    Cemal Safi, şair. 1938 yılında Samsun’da doğdu. Babası merhum Mehmet Safi, annesi merhume Ayşe Safi'dir. Öğrenimine Sakarya İlkokulu'nda başladı. Samsun Sanat Okulunda son verdi.

    Cemal Safi evli ve üç çocuk babasıdır. İlk şiirlerini Orhan Gencebay besteledi. 1990 yılında, Rüyalarım Olmasa, 1991 yılında, Vurgun adlı bestelerin güftekarı olarak iki yıl ard arda yılın şairi seçildi. 1990 yılında müzikli bir şiir kasedi çıkardı. 1993 yılına kadar yazdığı şiirleri, Vurgun adlı ilk kitabında yayınladı. İkinci şiir kitabı ise Sende Kalmış 'tır. Şairin bu güne kadar 40 tanesi Orhan Gencebay tarafından olmak üzere, 150 civarında şiiri bestelendi.

    Şair, yaz aylarını geçirmekte olduğu Akçay’da her yıl Akçay Şairler ve Bestekârrlar Festivali 'ni organize etmektedir


    Şiirlerinden bazıları

    Rücu

    Sen benim gözümde bir rivayettin
    Ilk degil alçagi yüksek görüsüm
    Sanma ki sen bana ihanet ettin
    O senin aslina rücu edisin

    Gün olur kediye düldül derim ben
    Gün olur baykusa bülbül derim ben
    Tedirgin etse de gerçek ötüsün
    O senin aslina rücu edisin

    Caymadim cüceyi yüce görmekten
    Caymadim cahile cüret vermekten
    Gözümden düsse de hal ve gidisin
    O senin aslina rücu edisin

    Ilk defa vurmadim basimi tasa
    Yanila yakila geldim bu yasa
    Sanma ki sen beni aldattin hâsâ
    Çoktandir basladi bende bitisin
    O senin aslina rücu edisin

    Kahrini çektiysem vardir bir neden
    Sensin bu duyguyu bende üreten
    Gübredir topragi verimli eden
    Kim kimi kullanmis söyle bir düsün
    O senin aslina rücu edisin

    Oyun bitti bu son perde son gala
    Güçlü olsan basarirdin pekâlâ
    Aslan rolü yakismiyor çalaka
    Birak ta kendine gelsin gidisin
    O senin aslina rücu edisin...

    Bulunur

    Çeker gibi bakma hançeri kından
    Senin de canını yakan bulunur
    Senin de bir zalim gelir hakkından
    Sana da bir kurşun sıkan bulunur

    Aşkımın ahıyla tutuşur yakan
    Alıcı kuş kadar sürmez fiyakan
    Senin de gözünü yaşlı bırakan
    Senin de boynunu büken bulunur

    Merhamet olmazsa kalp kiracında
    Tahtın da kurtarmaz seni tacın da
    Bir kara sevdanın darağacında
    Seninde ipini çeken bulunur

    Edemezsin

    İş işten geçmeden gel de söz dinle
    Sen benim aşkımla başedemezsin
    Ben sarhoş gezerken senin derdinle
    Sen kendi gönlünü hoş edemezsin

    Gül sefa sürse de bülbül çilerken
    Bin pişman olmaz mı rengi solarken
    Ben sana dört mevsim bahar dilerken
    Sen benim yazımı kış edemezsin

    Fırtına biçersin ey rüzgar eken
    Borcunu faizle öder geciken
    Sen benim gezdiğim yolları diken
    Yattığım yatağı taş edemezsin

    Gülersin aşığı yedekte sayıp
    Yetmez mi arından verdiğin kayıp
    Kınalı kekliğim elde var deyip
    Sen beni kafeste kuş edemezsin

    Kapılma hayalin renk akışına
    Ağlarsın gerçeğin can yakışına
    Ben kurban olurken bir bakışına
    O canım gözleri yaş edemezsin

    Aklını başına topla da vazgeç
    Gel beni dinle de vuslata gün seç
    Sen benim elime mecbursun er geç
    Bahtımı Mecnun’a eş edemezsin