Çatılarına Göre Eylemler

'Bilgi Rehberi' forumunda HazaN tarafından 19 Kasım 2009 tarihinde açılan konu


  1. Eylem Türleri, Eylemin görevleri, Eylemlerin özellikleri

    Çatılarına Göre Eylemler :

    Eylemlerin öznelerine ve nesnelerine göre gösterdikleri özelliklere, girdikleri biçime çatı denir.

    Çatı, eylem kök ya da gövdelerine getirilen çatı ekleri dediğimiz eylemden eylem yapıp eklerine bağlı olarak oluşur.

    [UYARI] Çatı, yalnızca eylem cümleleri üzerinde yapılan bir incelemedir. Ad cümlelerinin çatısı olmaz.[/UYARI]

    Onda paranın yanında akılda vardı. ( Ad cümlesi çatısı olmaz.)

    Karanlık çökmeden evine vardı. (Eylem cümlesidir.)

    Çatı İki Bölümde İncelenir :

    Nesne – Yüklem İlişkisi :

    Nesne – Yüklem İlişkisi Yönünden Eylemler Dört Grupta İncelenir :

    Geçişli Eylemler : Öznenin yaptığı işi, başka varlıklar üzerine geçirebilen, nesne alan eylemler geçişlidir.

    Örnek : Çocuk, yazılı kağıdını dikkatlice inceledi.

    Belirtili Nesne

    Ona doğum günü için yün kazak aldık.

    Belirtisiz Nesne

    Geçişli eylemler, “Ne?, Neyi?, Kim?, Kimi?” sorunlarına yanıt veren eylemlerdir.

    Örnek : Adam, elindeki ekmeği bir yabancıyla paylaştı. (Neyi paylaştı?)

    Ahmet’in en küçük kardeşini yolda gördüm. (Kimi gördüm?)

    Yemeğe tuz attım. (Ne attım?)

    [UYARI]Geçişli eylem, nesne alabilen eylemdir. Ama kimi durumlarda da cümlede nesne olmasa bile, o eylem geçişlilik özelliği gösterebilir.[/UYARI]

    Örnek :

    Saatlerce durakta bekledim (Neyi bekledim? Otobüsü; Kimi bekledim? Seni..)
    Televizyonda Müzeyyen Senar söylüyordu. (Neyi söylüyordu? Şarkıyı...)

    Tekrar tekrar okudum. (Neyi okudum? Romanı, öyküyü, şiiri...)

    Geçişsiz Eylemler : Nesne almayan eylemler, geçişsizdir.

    Örnek : Bütün gün tembel tembel oturduk. (Neyi, kimi oturduk? Nesne almaz.)

    Yüklem

    Yağmur bütün gece durmadan yağdı. (Neyi yağdı? Nesne almaz.)

    Yüklem

    Soğuktan hepimiz üşümüştük. (Neyi üşümüştük? Nesne almaz.)

    Yüklem

    [UYARI] Kimi eylemler, cümledeki kullanıma göre geçişlilik veya geçişsizlik özelliği gösterir.[/UYARI]

    Bütün gün, çarşıda gezdik. (geçişsiz)

    Turistler, şehirdeki müzeleri gezdiler. (geçişli)

    Oldurgan Eylemler : Geçişsiz bir eyleme “-t, -r, -dır” eklerinden biri getirilerek geçişli yapılmasına oldurgan eylem denir. Örnek :

    Geçişsiz Oldurgan

    Uyu Uyu-t Çocuğu ben uyuttum.

    Belirtili Nesne

    Yat yat-ır Çocuğu erkenden yatırdım.

    Belirtili Nesne

    Gül gül-dür Çocuğu güldürdüm.

    Belirtili Nesne

    Ettirgen Eylemler : Geçişli bir eyleme “-t,-r, -dır” eklerinden biri getirilerek eylemin yeniden geçişli yapılmasına ettirgen eylem denir.

    Ettirgen eylemde özne işi yapmaz, bir başkasına yaptırır. Örnek :

    Geçişli Ettirgen

    Yıka Yıka-t Arabayı yıkattım.

    Belirtili Nesne

    İç İç-ir Çocuklara süt içirdim.

    Belirtisiz Nesne

    Yaz Yaz-dır Askerdeki oğluna mektup yazdırdı.

    Belirtisiz Nesne

    [UYARI]Oldurgan eylemler,ettirgen eylem durumuna getirilebilir. Ancak bu geçişli bir eylemin yeniden geçişli olması, birinci dereceden ettirgenlik meydana getirir.[/UYARI]

    Geçişsiz Oldurgan Ettirgen

    Öl(mek) öl-dür(mek) öl-dür-t(mek)

    Yat(mak) yat-ır(mak) yat-ır-t(mak)

    Geçişli bir eyleme birden çok ettirgenlik eki getirildiğinde, geçişlilik derecesi artmış, katmerli ettirgenlik meydana gelmiş olur.

    Geçişli Ettirgen Katmerli Ettirgen

    Kır(mak) kır-dır(mak) kır-dır-t(mak)

    Oku(mak) oku-t(mak) oku-t-tur(mak)

    Bazı eylem köklerine oldurganlık ya da ettirgenlik eki getirildiğinde, kökte ses değişmesi meydana gelir.

    Gel-ir getir. (l sesi, t’ye dönüşmüş)

    Git-ir götür (i sesi, ö’ye dönüşmüş)

    Özne – Yüklem İlişkisi :

    Eylemler özneyle ilişkisi yönünden dört grupta incelenir :

    Etken Eylemler : Yüklemin bildirdiği eylemi yapan, yerine getiren belliyse (gerçek özne varsa), o cümlenin eylemi etken çatılıdır. Örnek :

    Yaşlı adam bir hamlede merdiveni tırmandı.

    Gerçek Özne Etken

    Kaymakam gelecek diye köy halkı yollara döküldü.

    Gerçek Özne Etken

    Vücudum, kaskatı olmuştu, kulaklarım duymuyordu.

    Gerçek Özne Etken Gerçek Özne Etken

    Edilgen Eylemler : Eylemi, yapan ve gerçekleştirenin belli olmadığı (gerçek öznenin olmadığı) eylemler edilgen çatılıdır. Bir eylemin edilgen çatılı olabilmesi için “-ıl, -il, -ul, -ül, -ın, -in, -ün, -un” eklerinden birini alması gerekir. Örnek :

    Buz olmasın diye yollara tuz döküldü. (Döken belli değil)

    Sınav sonuçları açıklandı. (Açıklayan belli değil.)

    Anadolu’nun ücra bir kasabasına atanmış. (Atayan belli değil.)

    Edilgen Eylemlerle İlgili Uyarılar

    Nesne alabilen bir eylem edilgen yapıldığında nesne, sözde özne görevi yapar. Sözde özne, yüklemde belirtilen eylemi yapan değil, yapılan eylemden (nesne) etkilenendir. Örnek : Belediye, kokmuş etleri imha etti. (etken)

    Gerçek Özne Belirtili Nesne Yüklem

    Kokmuş etler imha edildi. (edilgen)

    Sözde özne Yüklem

    Ona yeni bir kazak ördüm. (ben) (etken)

    Belirtisiz Nesne Yüklem Gerçek özne

    Ona yeni bir kazak örüldü. (edilgen)

    Sözde Özne Yüklem

    Nesne almayan (geçişsiz) bir eylem edilgen yapıldığında sözde özne de olmaz. Örnek : Akşama kadar çarşıda gezildi. (Gezen belli değil, gezilen de yok.)

    Evde bir süre oturuldu. (Oturan belli değil, oturulan da yok.)

    Kimi durumlarda eylemi yapanın (gerçek özne) sonuna ya “tarafından, nedeniyle, etkisiyle” sözcükleri ya da “-ca, -ce, -dan, -den” ekleri getirilerek örtülü (mantıksal) özne meydana gelir. Bu tür eylemler edilgen çatılıdır. Örtülü özne, cümle içinde zarf tümleci veya edat tümleci görevi yapar.

    Örnek :
    Yağmur nedeniyle bahçenin duvarı yıkıldı. (Edilgen)

    Adam mahkemece suçlu bulundu. (Edilgen çatılı)

    Sözde Özne Zarf Tümleci

    “-ıl,-il, -ul, -ül, -ın, -in, -ün, -un” ekini alan her eylem edilgen olmaz. Edilgenliği cümle içindeki kullanım belirler. Örnek :

    Mahalleye yeni bir market açıldı. (edilgen)

    Sözde Özne

    Ateşi düşünce hasta açıldı. (etken)

    Gerçek Özne

    Bayram nedeni ile sınıf süslendi. (edilgen)

    Sözde Özne

    Düğüne gitmek için Ayşe süslendi. (etken)

    Gerçek Özne

    Dönüşlü Eylemler : Bir eylemin dönüşlü çatılı olabilmesi için biçimsel olarak eylemden eylem yapan “-n” ekini alması; anlamsal olarak da eylemi yapanın da, eylemden etkilenenin de özne olması gerekir.

    Örnek :

    Kadın, dizlerine vurarak dövündü.

    Gerçek Özne

    ( O ) Yorgunluğunu atmak için güzelce yıkandı.

    (Gizli) Gerçek Özne

    Zavallı kuş, son bir defa çırpındı.

    Gerçek Özne

    [UYARI]”-n” ekinin edilgenlik anlamı da kattığına dikkat edilmeli bu etkin edilgenlik mi dönüşlülük mü yarattığını anlamak için cümleye bakılmalıdır. [/UYARI]

    Üşümemek için battaniyeye sımsıkı sarındı. (dönüşlü çatılı)

    Yerler iyice silinmiş. (edilgen çatılı)

    Dönüşlü eylemlerle kurulu cümlelerde cümle nesne almaz. Çünkü nesne, öznenin yaptığı eylemden etkilenendir. Bu nedenle dönüşlü eylemler geçişsizdir. Çok az örnekte dönüşlü eylem geçişli olabilir. Örnek :

    Çocuk koskoca çuvalı sırtlandı. (Dönüşlü – geçişli)

    Ayşe küpeler, kolyeler takındı. (Dönüşlü – geçişli)

    Belirtisiz nesne

    İşteş Eylemler : İşteş Eylem, eylem kök ya da gövdelerine “-ş” ekinin getirilmesiyle yapılır.

    İşteş eylemler iki ayrı anlamda kullanılır :

    Örnek :

    Kadınlar cenazede ağlaşıyordu. (Ağlama eyleminin birlikte yapılması anlamı vardır.)

    Çocuklar bir süre sessizce bekleştiler. (Bekleme eyleminin beraber yapılması anlamı vardır.)

    Eylemin birden çok özne tarafından karşılıklı yapılması anlamı :

    Örnek :

    Sinemanın önünde arkadaşlarıyla buluşacak. (Buluşma eylemi karşılıklı yapılmıştır.)

    Yolda eski bir arkadaşıyla selamlaştı. (Selamlaşma karşılıklı yapılan bir eylemdir.)

    [UYARI] “-an, -en” ekiyle türeyen sıfat-eylemler geniş zamanın yanında şimdiki zaman ve geçmiş zaman anlamı da taşıyabilir.[/UYARI]

    Çocuk giden arabaya el salladı. (şimdiki zaman)

    Kaçan balık büyük olur. (geçmiş zaman)
     



  2. Cevap: Çatılarına Göre Eylemler

    Eylemsiler (Fiilimsiler) :

    Eylem olma özelliğini tam olarak yitirmemesine karşın, çekime giremediği için tam eylem olmayan; getirilen eklerle ad, sıfat ve zarf görevlerinde bulunan; temel cümle içinde yan cümle kurma özelliği taşıyan sözcüklere eylemsi denir.

    Eylemsilerin Özellikleri :

    Kip ve kişi ekleriyle çekimlenemezler. Bu yönleriyle tam eylem sayılmazlar.

    Olumsuzluk eki “-ma, -me” ile çekime girerek eylem olma yanlarını sürdürürler.

    Eylem tabanlarına getirilen birtakım eklerle ad, sıfat ve zarf görevinde kullanılırlar.

    Bir temel cümle içinde yan cümle kurarlar ve yan cümlenin yüklemi olurlar.

    Eylemsiler, Görevleri Yönünden Üç Grupta İncelenir :

    Ad-Eylemler (İsim-Fiiller) : Eylem tabanlarına getirilen “-mak, -mek, -ma, -me, -ış, -iş” ekleriyle türeyen ve eylem adı olarak kullanılan sözcüklerdir.

    Örnek : Oraya gitmek ve bir süre dinlenmek istiyorum.

    Ders çalışmayı ve kitap okumayı seviyor.

    Dağa çıkış zor, oradan iniş kolay olur.

    Ad-Eylemlerin Özellikleri :

    “-mak, -mek, -ma, -me, -ış, -iş” eklerini alan sözcükler eylem anlamlarını yitirip varlık ya da nesne adı türetirse, ad-eylem olarak alınamazlar. Örnek :

    Bakkaldan ekmek aldım.

    Çocuklar dondurma yiyor.

    Yeni bir görüş öne sürdü.

    Ben de kuşlar gibi uçmak istiyorum.

    Bahçede yürümeye ne dersin?

    Salondaki bağırışlar yüzünden kimse kimseyi duymuyor.

    Ad-eylemler, ad görevli sözcükler oldukları için çoğul eki ve ad durum ekleriyle çekime girer. Ayrıca bir adla birleşerek ad tamlaması kurarlar. Bu tamlamada tamlayan ya da tamlanan sözcük olarak kullanılırlar. Örnek : Çalışmalar, bakışlar, gülmeyi, okumaya, oturmamda, gülmesinden, atların koşması, çalışmanın yararları, çocuğun gülüşü, okumanın kuralları

    Ad-eylemler, ek-eylem olarak yüklem görevinde kullanılabilir ve ad cümlesi kurabilirler.
    Örnek : Bütün amacımız üniversiteyi kazanmaktı. (Ad cümlesidir.)

    Yüklem

    Beni üzen ansızın gidişiydi. (Ad cümlesidir.)

    Ad-eylemler cümle içinde özne nesne ve dolaylı tümleç görevinde kullanılır. Örnek :

    Gitmek, sorumluluktan kaçtığımı göstermez.

    Özne

    Okumayı çok seviyorum.

    Nesne

    Artık çalışmaya başlayalım.

    Dolaylı Tümleç

    Sıfat Eylemler (Ortaçlar) : Eylem tabanlarından türeyerek sıfat görevinde kullanılan sözcüklerdir. Ancak diğer sıfatlardan farklı olarak, adları hareket yönüyle nitelerler ve eylem olan yanlarını tam yitirmemiş olurlar. Ad-eylemlerde herhangi bir zaman kavramı olmamasına karşın, sıfat-eylemler şöyle sınıflanabilir.

    Geniş Zaman Anlamı Taşıyan Sıfat-Eylemler : “-an, -en, -r, -maz, -mez” ekleriyle yapılan sıfat-eylemler geniş zaman anlamı taşır. Örnek :

    Gören gözün görmez oldu. Her zaman gören

    Akarsu pislik tutmaz. Sürekli akan

    Çekilmez adamı kim çekecek. Hiçbir zaman çekilmeyen.

    UYARI : Eylemsilerin kökünde bir eylem olduğu için bunlar da çatı eki alabilir. Çatıları yönünden bir eylemin gösterdiği (etken, edilgen, dönüşlü, işteş, oldurgan, ettirgen) bütün çatı özelliklerini gösterir. Örnek :

    Pazarda unutulan çanta, polise teslim edildi. (Edilgen çatılı)

    Yan Cümle

    Süslenen kızlar, neşe içinde düğüne gittiler. (Dönüşlü çatılı)

    Yan Cümle

    Dövüşen çocukları, zor ayırdık. (İşteş çatılı)

    Yan Cümle

    Gelecek Zaman Anlamı Taşıyan Sıfat-Eylemler : -acak, -ecak, -ası, -esi ekleriyle türeyen sıfat-eylemler gelecek zaman anlamı taşırlar. Örnek :

    Yapılacak işleri sırasıyla gözden geçirdi. (gelecek zaman)

    Yaşanası güzellikler, bizi bekliyordu. (gelecek zaman)

    Geçmiş Zaman Anlamı Taşıyan Sıfat-Eylemler : Eylemlere getirilen “-dık, -dik, -mış, -miş” ekleriyle türetilen sıfat-eylemler geçmiş zaman anlamı taşır. Örnek :

    O bildik tavrıyla şöyle bir gülümsedi. (geçmiş zaman)

    Çözülmüş testleri tek tek dosyaladı. (geçmiş zaman)

    Pişmiş aşa su katılmaz. (geçmiş zaman)

    Sıfat-Eylemlerin Özellikleri :

    “-acak, -ecak, -r, -maz, -mış, -miş” eklerinin kip eki olduğuna da dikkat edilmeli, sıfat eylemle kip eki karıştırılmamalıdır. Örnek :

    Dönülmez akşamın ufkundayım, vakit çok geç. (sıfat-eylem)

    Dönülmez bir daha bu sözden. (geniş zaman kipi)

    Yüklem

    Görür gözüm görmez oldu. (sıfat eylem)

    Görür, gözüm; söyler dilim. (geniş zaman kipi)

    Yüklem Yüklem

    Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer. (sıfat-eylem)

    Atmış çantasını sırtına, gidiş o gidiş. (geçmiş zaman kipi)

    Yüklem

    Sıfat-Eylemler, kendilerinden sonra gelen adın yerini tutacak şekilde kullanılırlarsa, tür yönünden adlaşır ve adlaşmış sıfat oluştururlar. Örnek :

    Gelmeyen öğrenci var mı? Gelmeyen var mı?

    Sıfat Adlaşmış Sıfat

    Tekkeyi bekleyen derviş çorbayı içer.

    Sıfat

    Tekkeyi bekleyen çorbayı içer.

    Adlaşmış Sıfat

    Eylemden-sıfat türeten bütün ekler, sıfat-eylem eki değildir. Sıfat-eylem eylem anlamını tam olarak yitirmediği için “-ma, -me” olumsuzluk ekeriyle çekimlenebilirler. Örnek :

    Yırt-ıcı kuş

    Yor-gun insan Sıfat-eylem ekleri değildir.

    Yan-ık ekmek

    Bit-me-y-en aşk

    Beklen-me-dik soru Sıfat-eylem ekleridir.

    Görün-mez kaza

    “-dık ve –acak” ekiyle türeyen sıfat-eylemler, üçüncü tekil kişi iyelik eki alarak –“dığı ve –acağı” biçiminde kullanılabilir. Örnek : bildik ® bildiği kişi

    yapılacak işler ® yapacağı işler

    Bağ-Eylemler (Ulaçlar) : Eylem köklerinden türeyerek getirildiği eylemle yüklem arasında anlam bağlantısı kuran ve zarf görevinde kullanılan eylemsidir.

    Başlıca bağ-eylem ekleri şunlardır :

    -ıp, ip : Tahtaya bakıp soruyu çözdü. (Nasıl çözdü?)

    -arak, -erek: Koşarak yanıma geldi. (Nasıl geldi?)

    -ken : Televizyon izlerken uyumuş. (Ne zaman uyumuş?)

    -madan, -meden : Adam bilmeden konuşuyor. (Nasıl konuşuyor?)

    -ınca, -ince : Bunu gelince konuşuruz. (Ne zaman konuşuruz?)

    -dıkça, -dikçe : Yürüdükçe yol tükenir. (Nasıl tükenir?)

    -alı, -eli : Buraya geleli huzurum kaçtı. (Huzurum ne zaman kaçtı?)

    -ir, -mez : Gelir gelmez uyudu. (Ne zaman uyudu?)

    -asıya, -esiye : Atları öldüresiye kırbaçladı? (Nasıl kırbaçladı?)

    -a, -a : Koşa koşa gitti. (Nasıl gitti?)

    -e, -a : Düşe kalka büyüdü. (Nasıl büyüdü?)

    -e, -e : Güle güle gidin. (Nasıl gidin?)

    Eylemsilerin Yan Cümle Kurmaları : Eylemsiler, bir temel cümle içinde yan cümle kurma özelliği gösterir ve temel cümleye herhangi bir öğe olarak bağlanır. Eylemsiler, yan cümlenin yüklemi olurlar. Temel cümlenin yüklemini oluştururlarsa yan cümle kuramazlar. Örnek :

    Yan Cümle Temel Cümle

    Sora sora Bağdat bulunur.

    Zarf tümleci

    Atılan ok geri dönmez.

    Özne

    Bu gidişi hiç beğenmiyorum.

    Belirtili Nesne

    Pencereye çıkana taş atıyorlardı.

    Dolaylı Tümleç