Canlıların Temel Bileşenleri Nelerdir

'Ders notları' forumunda Violet tarafından 20 Şubat 2011 tarihinde açılan konu


  1. Canlıların Temel Bileşenleri Nelerdir


    İnorganik Moleküller Organik Moleküller

    Su, asit, baz, tuz ve mineraller, karbonhidratlar, yağlar, proteinler, enzimler, vitaminler ve nükleik asitler

    CANLILARDAKİ İNORGANİK BİLEŞİKLER:İnorganik bileşikler canlılar tarafından sentezlenemeyip dışarıdan hazır olarak bulunan maddelerden alınan bileşiklerdir Canlılar mineral, su, karbondioksit gibi inorganik bileşikleri dışarıdan almak zorundadır

    SU: Canlılar için çok önemli bir moleküldür hücrelerin hayatsal faaliyetlerini sürdürebilmesinde önemi büyüktür Bir insanın günlük su gereksinimi 15lt ile 25lt arasıdır Canlıların %65 ile %95'i sudur İnsanda ortalama %65, tohumlarda %5 ile %15 arası, su bitkilerinde ise %98'e kadar çıkar İnsan yaşlandıkça vücuttaki su miktarı azalır Su yeşil bitkilerde fotosentez olayı için gereklidir

    6H2O + 6CO2 C6H12O6 + 6O2

    Yeşil bitkiler suyla karbondioksiti birleştirerek besin ve oksijen üretirler

    SUYUN GÖREVLERİ:
    1)Kimyasal tepkimelerin hücrede gerçekleşmesi için gerekli bir çözücüdür
    2)Besinlerin sindirimini sağlar(hidroliz)
    3)Maddelerin taşınmasında önemlidir
    4)Zaralı atıkların seyreltilmesi ve vücuttan atılmasını sağlar
    5)Vücut ısısını düşürür
    6)Fotosentezde kullanılır

    ASİTLER: Su içinde çözündüğü zaman H iyonu veren bütün maddelere asit denir Asitlerin iki ayıracı vardır; fenol kırmızısı > sarı, mavi turnusol > kırmızı yaparlar

    BAZLAR: Su içinde çözündüğü zaman OH iyonu veren bütün maddelere baz denir Bazların ayıracı,
    kırmızı turnusol > kırmızı yaparlar

    ASİT-BAZ DENGESİ: Asit baz dengesi ortamın H iyonu yoğunluğunun negatif logaritması asitliğin, OH iyonunun negatif logaritması bazikliğin derecesini verir Bu değer pH ile gösterilir PH 7 nötr, pH 7-0 arası asitlik, pH7-14 arası bazik özellik artar PH değeri organizma için çok önemlidir Biyokimyasal tepkimelerin gerçekleşmesi için pH değerinin belirli bir değerde sabit kalması gerekir Ör: insan kanının pH'ı 74 tür fakat bu değer 7 veya 78 e çıkarsa insan ölür

    TUZLAR: Asitlerle bazlar karıştırıldığında asidin H iyonu bazın OH iyonu ile birleşerek tuz oluşturur ve su açığa çıkar

    Ör: Hücrenin içinde ve hücreler arası sıvıda çeşitli minarel tuzları vardır Bunlar hayatsal faaliyetlerin gerçekleşmesinde önemli rol oynar

    MİNARELLER: Mineraller hücrede protein, yağ, karbonhidrat gibi organik moleküllere bağlı oldukları gibi tuz halinde serbest olarak bulunabilirler Ayrıca enzim hormon vitaminlerin yapısınada katılırlar

    MİNERALLERİN GÖREVLERİ:
    I Kanın osmotik basıncını ayarlar
    II kas kasılmalarında etkilidir
    III Sinirsel uyartıların iletilmesinde rol oynarlar
    IV enzimlerin yapısına katılarak katalizör görevi yapar

    VÜCUDUMUZDA BULUNAN ÖNEMLİ MİNERALLER

    Kalsiyum(Ca):
    1 vücutta en fazla bulunan mineraldir Fosforla birlikte kemik ve dişlerin yapısına katılır
    2 kasların kasılmasında etkilidir
    3 sinirsel uyartıların iletilmesinde rol oynar
    4 kanın pıhtılaşması için gereklidir
    5 enzimlerin etkisini arttırır

    Süt ve süt ürünlerinde ve koyu yapraklı yeşil bitkilerde bulunur Besinlerle aldığımız vücutta emilebilmesi için D vitamini gereklidir D vitamini yetersizliğinde çocuklarda raşitizm yetişkinlerde ide osteomalizm hastalıkları görülür

    FOSFOR(P):
    1 Vücutta en bol bulunan minerallerle birlikte kemik ve dişlerin yapısına katılır
    2 nükleik asitlerin yapısını oluşturur
    3 Yağ protein karbonhidrat gibi moleküllerin yapısına katılır

    SODYUM VE KLOR (Na/Cl) :
    1 Hücre içi ve dışı sıvılarda bulunurlar
    2 dokularda suyu tutarak vücudun su dengesini sağlar
    3 kas kasılmasında etkilidir
    4 sinirsel uyartıların iletilmesinde rol oynar

    POTASYUM (K) :
    1 Sodyumla birlikte vücut sıvılarında bulunur ve hücrelerin çalışmasını kontrol eder
    2 Hücreler arası sıvı ile hücre sıvısı arasında potasyum oranı vardır Bu sayede sinirsel uyartıların iletimi, aktif taşıma gibi birçok hayatsal faaliyet meydana gelir

    DEMİR (Fe) :
    1 Kan dokuda bulunan alyuvar hücrelerindeki hemoglobinin yapısına katılır
    2 demir yetersizliğinde hemoglobin yapılamayacağı için anemi denilen hastalık görülür
    3 Kas proteinlerinin yapısında bulunur
    Karaciğer, dalak, kırmızı kemik iliğinde bol bulunur

    İYOT (I) :
    1 Tiroid bezinin salgısı olan tiroksin hormonunun yapısına katılır
    2 tiroksin hormonunun az salgılanması tiroid bezinin büyümesine sebep olur bu hastalığa basit guatr denir
    Karalahanayı çok tüketen insanlarda tiroid bezi iyot bağlayamadığından guatr hastalığı çok görülür Ayrıca içme suları ve sofra tuzlarındaki iyot eksikliği de guatra sebep olur

    MAGNEZYUM (Mg) : Kemik ve dişlerin yapısında bulunur

    FLOR (F) : Dişlerin yapısında bulunur, azlığında diş çürümesi çokluğunda diş sararması görülür

    BAKIR (Cu) : Enzimlerin yapısını oluşturur

    SÜLFAT (SO4) : Kas proteinlerinin yapısına katılır

    CANLILARDAKİ ORGANİK BİLEŞİKLER

    ENERJİ VERİŞ SIRASINA GÖRE: Karbonhidrat > yağ > protein

    ENERJİ TAŞIMA KAPASİTESİNE GÖRE: Yağ > protein > karbonhidrat

    YAPI MADDESİ OLUŞLARINA GÖRE: protein > yağ > karbonhidrat

    Karbonhidratlar

    MONOSAKKARİTLER DİSAKKARİTLER POLİSAKKARİTLER
    3C -> Trioz
    4C -> Tetroz
    5C -> Pentoz
    6C -> Heksoz
    Monosakkarit + Monosakkarit -> Disakkarit

    nGlikoz -> Polisakkarit + (n-1)su

    Monosakkaritlerin başlıcaları; 5C -> Pentoz, 6C -> Heksoz, Riboz, Deoksiriboz, Glikoz, Fruktoz, Galaktoz (Kan Şekeri ve (Meyve ve (Sütte Bulunur) Üzüm Şekeri) Bal Şekeri)

    MONOSAKKARİTLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ:
    1 Suda çözünürler
    2 Tatlı oldukları için basit şekerler de denir
    3 Daha küçük yapı birimlerine parçalamazlar(Hücre zarından kolay geçerler)
    4 Karbon sayısı 3-8 arası değişir Biyolojik önemi olanlar pentoz ve heksozdur

    DİSAKKARİTLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ:
    1 İki monosakkaritten oluştukları için çift şekerler de denir
    2 İki monosakkarit birleşirken aralarında kurulan bağa glikozit bağ, bu olaya glikozitleşme denir
    3 İnsan ve hayvanların besin olarak aldıkları disakkaritler monosakkarite dönüştükten sonra hücre zarından geçebilir
    4 Biyolojik önemi olan disakkaritler maltoz, sükroz ve laktozdur

    POLİSAKKARİTLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ:
    1 Kompleks şekerlerdir
    2 Çok sayıda monosakkaritin dehidrasyonu ile oluşur
    3 Yapı birimi glikozdur Glikoz moleküllerinin farklı şekillerde bağlanmasıyla değişik polisakkaritler oluşur
    4 Canlılarda bulunan önemli polisakkaritler nişasta, glikojen, selüloz ve kitindir

    nGlikoz -> Nişasta + (n-1)Su
    nGlikoz -> Glikojen + (n-1)Su
    nGlikoz -> Selüloz + (n-1)Su
    nGlikoz -> Kitin + (n-1)Su

    NİŞASTA: Bitkisel depo maddesidir Çok sayıda glikoz molekülünün dehidrasyonuyla oluşur Bitkilerde fotosentezle üretilen glikoz nişastaya dönüştürülerek kök, gövde, tohum, meyve gibi kısımlarda depolanır Besinlerle alınan nişasta sindirim sisteminde hidrolize uğratılarak glikoza dönüştürülür ve hücre zarından geçebilir Ayıracı ise iyottur

    GLİKOJEN: Hayvansal depo maddesidir Çok sayıda glikozun karaciğer ve kas hücrelerinde depo edilmiş halidir Kanda glikoz oranı düştüğü zaman karaciğerdeki glikojen glikoza dönüştürülerek kana verilir Hayvansal nişasta olarak da adlandırılabilir

    SELÜLOZ: Bitkisel yapı maddesidir Hücre çeperinin yapısını oluşturur İnsanlar selülozdan enerji sağlayamazlar çünkü selülozu parçalayan enzim yoktur Otçul hayvanlarda sindirim sisteminde bulunan bakteriler selüloz enzimi taşıdıklarından bu canlılar selülozu enerjiye çevirebilirler Çok sayıda glikoz molekülünün birbirine ters dönerek bağlanmasıyla oluşur

    KİTİN: Yapısı selüloza benzer Omurgasız hayvanlarda iskeleti oluşturur Örneğin böceklerde dış iskeleti oluşturur








    -----------------------------