Canlıların Sınıflandırılması Ve Biyolojik Çeşitlilik özet

'Sayısal Dersler' forumunda ZeuS tarafından 15 Ekim 2011 tarihinde açılan konu


  1. Canlıların Sınıflandırılması Ve Biyolojik Çeşitlilik Konu Anlatımı,
    Canlıların Sınıflandırılması Biyoloji

    Canlıları akrabalık derecelerini ve filogenetik gelişimlerine dayanarak sınıflandıran bilim dalına sistematik veya taksonomi denir. Taksonomi bilimi benzerliklerden çok farklılıklarla ilgilenir. Farlılıkları ortaya koyarak canlıları sınıflandırmaya çalışır. Canlılarda ilk sınıflandırmayı Aristo yapmıştır. Daha çok gözleme dayanan bu sınıflandırmada; bitkiler otlar-çalılar-ağaçlar ve zararsız-etkisiz-faydalılar, hayvanlar ise karada, suda ve havada yaşayanlar olmak üzere sınıflara ayrılmıştır. Canlıların sadece dış görünüşlerine ve yaşadıkları ortama göre yapılan bu sınıflandırmaya ampirik (gözleme dayalı, yapay) sınıflandırma denir. Günümüzde canlıların orjin birliği (akrabalık derecesi ve vücut yapıları) esas alınarak yapılan sınıflandırmaya filogenetik (doğal) sınıflandırma denir. Bu sınıflandırmada kriter olarak alınan özellikler şunlardır :

    1) Homolog Yapılar: Embriyonik kökenleri aynı olduğu halde farklı görev gördükleri için farklı şekil alan yapı ya da organlardır . Örneğin; insanın kolu ile balinanın yüzgeci, bitkilerde ise diken yaprak ile pulsu yapraklar

    2) Analog Yapılar: Yapıları farklı görevleri aynı olan organlar ya da yapılardır. Örneğin; arının kanadı ile kuşun kanadı.

    3) Protein Yapı Benzerlikleri: Proteinler canlılara özgü bileşiklerdir. Proteinlerdeki aminoasit sayısı ve dizilişi ne kadar benzerlik göste*riyorsa akrabalık derecesi de o denli kuvvetlidir.

    4) Fizyolojik Benzerlik: Akraba olan canlılarda aynı görevi yapan organlar, yapı ve çalışma bakımından benzerdir.

    5) Azotlu Boşaltım Ürünlerindeki Benzerlik: Akraba canlılarda fizyolojik benzerlik gösteren canlı gruplarının boşaltım ürünlerinde benzerlik görülür. Örneğin; tatlı suda yaşayan tek hücrelilerle sölenterelerde boşaltım maddeleri amonyak (NH3); kurbağa, sürüngen ve kuşlarda ürik asit; memelilerde ise üredir.

    6) Embriyonik Gelişim Evreleri : Çok hücreli organizmaların zigot*tan başlayarak gelişip, tekrar gametler oluşturuncaya kadar geçir*diği evredir. Bu evreye ontogeni denir. Canlılar arasında ontogeni benzerlikleri ifade eder. Her canlı ontogenetik gelişim sırasında filogenisini (orijinini) tekrar eder. Örneğin; insan embriyosu gelişim basamaklarında solungaç yarıkları taşır. Gelişen bir embriyo önce anne-babanın girdiği şubenin (phylum), sonra sınıfın (clasis), sonra takımın (ordo), daha sonra familya, cins (genus) ve tür’ün (species) özelliklerini göstermektedir.

    Biyolojik Çeşitlilik Nedir

    Biyolojik çeşitlilik, canlıların farklılığını ve değişkenliğini, içinde bulundukları karmaşık ekolojik yapılarla, birbirleriyle ve çevreleriyle karşılıklı etkileşimlerini ifade etmektedir. "Biyolojik çeşitlilik" kavramı ilk kez Elliot Norse ve arkadaşları tarafından ortaya atılmış olup, çeşitlilik üç aşamada tanımlanmıştır; genetik çeşitlilik, tür çeşitliliği ve ekosistem çeşitliliği.

    "Genetik Çeşitlilik" bir tür içindeki çeşitliliği ifade etmektedir. Belli bir tür, populasyon, varyete, alt-tür ya da ırk içindeki gen farklılığıyla ölçülür. Bu tür farklılıklar, örneğin, evcil hayvanlar ve tarımsal ürünlerin üretilmesini ve yaban hayatında değişen koşullara uyum sağlamasını sağlar.

    "Tür Çeşitliliği" belli bir bölgedeki, alandaki ya da tüm dünyadaki türlerin farklılığını ifade eder. Tür çeşitliliği, genellikle belli coğrafi sınırlar içindeki türlerin toplam sayısı kapsamında ölçülür.

    "Ekosistem Çeşitliliği" bir ekolojik birim olarak karşılıklı etkileşim içinde olan organizmalar topluluğu ile fiziksel çevrelerinin oluşturduğu bütünle ilgilidir. Ekosistem; kendisini topluluk düzeyinden ayıran, kendileri cansız olan fakat canlı topluluklarının oluşumunu, yapısını ve karşılıklı etkileşimlerini etkileyen yangın, iklim ve besin döngüsü gibi faktörleri de içerir.