Çanakkale zaferiyle ilgili yazılar

'Önemli Gün ve Haftalar' forumunda Ezlem tarafından 18 Şubat 2011 tarihinde açılan konu


  1. Çanakkale zaferiyle ilgili yazı
    Çanakkale zaferi ile ilgili yazı
    Çanakkale zaferi hakkında yazı
    Çanakkale zaferi nasıl kazanıldı?
    çanakkale haftası ile ilgili yazılar
    18 mart çanakkale zaferi ile ilgili yazılar
    çanakkale zaferi ile ilgili kısa yazı

    Çanakkale yüzyıllar boyu insanlık tarihinin en önemli mücadelelerine sahne olan Boğazlar bölgesinde bir şehirdir

    Çanakkale şehri, aynı adı taşıyan boğazın Anadolu yakasında ve bu Boğazın en fazla darlaştığı kesimde düz bir alanda kurulmuştur Çanakkale kuruluşu pek eski dönemlere inmeyen ve temeli Fatih Sultan Mehmet zamanında atılmış olan bir 15 Yy şehridir

    Burada yerleşim birimlerin mazisi Truva ile başlar Truva'nın kalıntıları eski Tunç Çağına kadar inmektedir Truva şehri MÖ 13 Asırda Akalıların eline geçmiştir MÖ 6 Asırda Lidyalıların elinde olan şehir bundan sonra İran hakimiyetine girmiştir Daha sonra Atina hakimiyetine giren şehir bu kez Atina Isparta mücadelelerine sahne olmuştur MÖ 334 baharında Asya'yı fethe çıkan Büyük İskender Boğaz'dan geçmiş ve Granikos'ta(Bıga çayı) İran ordusunu bozguna uğratmıştır Daha sonraki asırlarda Anadolu'ya geçen Romalılar buraları hakimiyeti altına almışlardır Roma'nın parçalanmasıyla Doğu Roma imparatorluğunun eline geçen şehir 14 Asırda Aydınoğlu Umur Beyin akınlarına sahne olmuştur Sonra Osmanlıların eline geçen şehir Türklerin Avrupa'ya geçişinde önemli bir yer edinmiştir Nitekim Orhan Bey zamanında Türkler Gelibolu'ya geçmiş Yıldırım Bayezid zamanında Gelibolu önemli bir şehir olmuşturFatih döneminde Haçlıların Boğazdan geçmesini engellenememiştir İstanbul'u fethetmek isteyen Fatih Boğazdan geçişi engellemek Boğaz'ın en dar yerine karşılıklı iki kale yaptırmıştır Bunlardan Anadolu yakasındakinin adı Fatih'in oğlu Sultan Mustafa tarafından yaptırıldığı için Kal'a-i Sultaniye(Batı yazarları buraya Dardanos demişlerdir) Avrupa yakasındakine ise Kilitbahir(denizin kilidi anlamında) adı verilmiştirArtık bundan sonra şehir Türk hakimiyetinde kalmıştır

    Çanakkale stratejik konumu itibariyle çok önemli bir şehirdi19yy da Osmanlı devletinin Avrupa devletleri karşısında zayıflamasıyla beraber şehrin önemi daha da artmış küçülen Osmanlı Devletinin bu şehri koruması Boğaz'ların ve İstanbul'un güvenliği için çok önemli olmuştu

    18yüzyılda şehirde İsveç Konsolosluğunun bulunması şehrin önemini ortaya koymaktadır

    19yüzyılın sonlarında ve ikinci yarısında Çanakkale Boğazı'nın kıyılarında Mecidiye,Hamidiye,Mesudiye,Nam azgah,Yıldız,Ertuğru l ve Orhaniye adlı yeni tabyalar oluşturulmuştur Bu tabyalar ve onların kahraman bekçilerinin dünyanın en büyük filosunu geri çevirdiklerini göreceğiz

    Çanakkale yöresi stratejik konumu bakımından önemli bir yer işgal ettiğinden , 19yüzyılın son çeyreğinde İngiltere,Fransa,Yunanistan ve Rusya birer konsolosluk açmışlardıBunlara 1872 Şubatında Almanya konsolosluğu ilave edildi

    1906'da İngiliz İmparatorluk Müdafaa Komitesinin yaptığı araştırmalar Çanakkale'nin yalnız deniz kuvvetleriyle geçilemeyeceğini bir kez daha ortaya koymuş,1911-1912 Türk-İtalya ve 1912-1913 Türk Balkan Devletleri savaşında İtalya ve Yunan Kurmay heyetleri de aynı sonuca varmışlardır Nitekim İtalyan filosu 18 Nisan 1912'de Boğazın dış tabyalarını bombardımanla yetinmiş, 19 Temmuz1912'de de sekiz muhripten kurulu İtalyan filolitası, Boğaz dahiline başarısız bir gece akınında bulunmuştu Balkan Savaşında da Boğaz'a karşı ciddi bir hareket olmamıştı

    1Dünya Savaşı'na katılmamızdan 10 gün sonra İngiltere Boğazlar Meselesinin müttefiki olan Rusya'nın lehine halini kabul etti Üçlü İttifak Devletleri bu konuda anlaşmaya vardılar

    Merkezi devletler yanında savaşa giren Osmanlı Devletini saf dışı bırakmak amacıyla İtilaf Devletleri tarafından düzenlenmiş olan Çanakkale Harekatı, 1 Dünya Savaşı'nın en önemli askeri faaliyetlerinden birini oluşturmaktaydı

    18 Mart 1915 sabahı Boğaza giren ve tabyaları topa tutan İngiliz ve Fransız Filoları Çanakkale Boğazının iki yakasındaki mevzilerden açılan yoğun ateş ve Karanlık Limana dökülen mayınların etkisiyle, mevcutlarının % 35 ini kaybedip geri çekilmek zorunda kaldılar

    18 mart bozgunu , İtilaf Devletlerine karadan destek olmaksızın yalnız deniz kuvvetleriyle Boğazın geçilemeyeceğini gösterdiğinden General Hamilton 'un emriyle bir Çıkarma ordusu hazırlandı Çıkarma Harekatı 25 nisan 1915 günü sabaha karşı başladı Sarp bir kıyı olan Arıburnu bölgesine çıkan düşman kuvvetlerini 19 Tümen Kumandanı Mustafa Kemal karşıladı Kıyıya çıkan İngiliz ve Fransız kuvvetleri geri püskürtüldü Bundan sonra her iki cephede de siper savaşları sürdürülmüş özellikle 21 Haziran Kerevizdere, 28 Haziranda da Zığındere çarpışmaları çok şiddetli geçmiştir Bunun ardından İtilaf kuvvetleri kesin bir sonuç almak amacıyla 6-7 Ağustos gecesi başlattıkları Harekat dört gün sürdü Bu kuvvetler Yarbay Mustafa Kemal tarafından Conkbayırı'nda durduruldular Böylece Birinci Anafartalar Zaferinden sonra İtilaf kuvvetlerinin yaptığı bütün taarruzlar sonuçsuz kaldı Ancak 21 Ağustosta yeni bir saldırı başlattılar İkinci Anafartalar Muharebesi denilen bu Harekat da başarılı olamayınca Muharebeler günlerce süren siper savaşlarına dönüştü Bu çarpışmalarda Türk askeri Çanakkale'nin geçilmez olduğunu ispatladı İtilaf kuvvetleri 19-20 Aralık gecesi Anafartalar ve Arıburnu Cephesinden 8-9 Ocak 1916' da Seddülbahir'den çekildiler

    İtilaf Devletlerinin başarısızlığı ile sonuçlanan Çanakkale Muharebeleri Birinci Dünya Savaşının seyrini değiştirip uzamasına sebep olduğu gibi Çarlık Rusya'sının çöküşünü hazırlamış ve İngiltere'de Hükümet değişikliğine yol açmıştır

    Çanakkale Savaşları sonuçları sebebiyle dünyaya Türk'ün yenilmezliğini, Mehmetçiğin azim ve iradesini ve de centilmenliğini göstermiştir Bununla birlikte bu savaşlar sırasında bir komutan parlamıştır Mustafa Kemal! Daha sonra milleti arkasına alıp Türk'ün haklı davasını sürdürecek ve başarıya ulaşarak yeni bir devlet kuracaktır Ayrıca bütün dünya onun dehasını takdir edecektir Mustafa Kemal ise bir şeyin farkındadır Bağımsızlığı ve namusu söz konusu olunca Türk askerinin nasıl ölüme koştuğunu bilmektedir Yeter ki onu idare edecek dahi bir komutan olsun İşte o da Mustafa Kemal idi Siz hiç ölmek için can atan asker gördünüz mü? İşte Çanakkale Savaşlarında Türk askeri!Atatürk'ün bu konudaki hatıralarından birine değinelim

    Bir buluşma esnasında Mısır Devlet Başkanı Atatürk'ü takdir ettiğini söyler ve ekler;

    -" Ekselans benim milletimin de sizin milletiniz gibi hürriyete ve istiklale ihtiyacı var Bunu nasıl temin edebiliriz? Tıpkı sizin Çanakkale Boğaz Savaşında Düvel-i Muazzama Ordusuna karşı kazandığınız zafer gibi bizim de böyle bir ordu ve stratejiye ihtiyacımız var Bize bu konuda yardım edebilir misiniz? " Sorusuna Mustafa

    Kemal:

    -" Vatanı için şehit olacak bir buçuk milyon Mısırlı genciniz varsa bu işi yapabiliriz Bunun haricinde olmaz! " deyince Mısır Devlet Başkanı

    -" Maalesef bizim öyle ölecek bir buçuk milyon Mısırlı gencimiz yok" Der Mustafa Kemal de:

    -" O zaman sizin de hürriyet ve istiklale hakkınız olamaz" Deyiverir

    İşte bu söz her şeyi açıklamıyor mu?