çanakkale zaferi kompozisyonu

'Sorun Cevaplayalım' forumunda logasandeles tarafından 28 Kasım 2012 tarihinde açılan konu


  1. çanakkale zaferi ile ilgili kompozisyonları giriş, gelişme ve sonuç olarak ayırabilirmisiniz?
     



  2. Cevap: çanakkale zaferi kompozisyonu

    Zaferin Adı Çanakkale

    Çanakkale Zaferi, yedi asır üç kıtaya hükmeden büyük Osmanlının son zaferi, yeni kurulacak Türk devletinin de temellerinin atıldığı zaferlerden biridir.

    Batılılar, “Hasta adam” dedikleri Osmanlı Devleti’ne son darbeyi vurmak için yüklendiler. Zaferden emindiler. Önce boğazları geçecek sonra da İstanbul’a gireceklerdi. Ama hesaplamadıkları bir şey vardı. Mehmetçiğin kanıyla örülecek olan bir duvar, Çanakkale…

    Savaş sadece topla tüfekle değil, büyük bir iman ve inançla yapılıyordu. Onlar bunu bilmedikleri için, zafere kesin gözüyle bakıyorlardı. Ama karşılarındaki Türk milleti idi, Mehmetçik idi. Kolay kolay toprak bırakır mı? Her biri kanının son damlasına kadar savaşacak ve “Bu topraklar bizimdir, çekilin gidin!” diyecekti. Yoksa atalarına ihanet etmiş olacak ve on yedi kişiyle devlet kuran bir ulus, tarihe gömülecekti. Nitekim savaştılar ve büyük zafer ortaya çıktı. Çanakkale Zaferi…

    Çanakkale, insanlıktan soyutlanmış olanlara Mehmetçiğin verdiği iyilik ve insanlık dersidir. Her biri bir iyilik meleği olan Türk insanı, savaşta bile düşmanının bir insan olduğunu unutmadı. Ama düşmanlar, yaralı askerlerimize bile silah sıkmaktan çekinmediler. Bizse onların yarasını tedavi ettik, her yardımı yaptık. Yine de barbar olan, kavgacı olan biz olduk.

    Tarihi şan ve şerefle dolu olan Türk milleti, Mehmetçik yine büyük bir zafer kazandı. Hem de yardım için insanlarla savaştığını unutacak kadar, düşmanını dostu olarak görecek kadar büyük insanlık dersleriyle…

    Kısacası Çanakkale, tarihi şan ve şerefle dolu olan bir ulusun kazandığı son zaferlerden biridir. Bu zaferin adı Çanakkale, mimarı Mehmetçik, temsilcisi de Tük milletidir.

    Aysel KORUK
     



  3. Cevap: çanakkale zaferi kompozisyonu

    Çanakkale

    Çanakkale’nin ismini ne zaman duyduğumu tam olarak hatırlamıyorum. Okul hayatımın ilk yıllarında senede bir 18 Mart’ta Çanakkale şehitlerini anıyorduk. Acaba Çanakkale neydi? Niçin Önemliydi.

    Çanakkale’yi milli şairimiz Mehmet Akif’in mısralarında tanıdım ve o ruhu o mısralarda hissettim. Çanakkale’nin basit bir şehir olmaktan öte, bir değer olduğunu altıncı sınıfta öğretmenimizin bizi Çanakkale’ye götürdüğünde anladım.

    Şehre sabaha karşı girdik ve sonra arabamızla iskeleye yaklaştık. İçim hiç olmadığı şekilde merakla doluydu. Anlatılanları tam olarak yerinde görmek istiyordum. İlk defa böyle bir merak içindeydim.

    Hava hafif bahar esintisiyle aydınlanmaya başladıkça boğazın derin sularının dalgalanması görünmeye başladı. Bu sular işte o her şeye şahit olan karanlık sular mı? diye düşündüm.

    Aracımız vapura bindirilerek karşıya geçirildi. İlk vardığımız yer Eceabat’tı ve rehberimiz anlatmaya başladı. Çıkartmayı, Koca Seyit Onbaşının destansı kahramanlığını, Nusret Mayın Gemisi’nin başarısını, Atatürk’ün şaha kalktığı mekânları tek tek gezdim. Burası tek kelimeyle Türk milletinin destanlar yazdığı bir yerdi.

    Şimdi 18 Mart’lar benim için çok daha müstesna bir yere sahip. Her ne zaman Çanakkale adını duysam tüylerim diken diken oluyor ve gözlerim yaşarıyor. Çünkü onlar benim atalarımdı ve bu vatanı kurtarmak adına Akif’in ifadesiyle: “Siper et gövdeni dursun bu hayâsızca akın.” sözünü yerine getirmek istercesine kendilerini feda edip akını durdurmuşlardı.

    Onlara çok ciddi vefa borcum olduğunu düşünüyorum. Artık hayatımda 18 Mart çok önemli bir gün olarak yer alacak. Şehit ve gazilerimize binlerce teşekkür…

    İpek KOCABAŞ