Çanakkale savaşıyla ilgili öyküler

'Masallar ve Hikayeler' forumunda YAREN tarafından 3 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu


  1. çanakkale savaşı öyküleri,
    çanakkale savaşı öyküsü,
    çanakkale savaşı ile ilgili öyküler


    "EĞER BABAN GELİRSE ANNEM SENİ HEP BEKLEDİ DE"

    “Balıkesir'de Ali Suriri İlkokulu karşısındaki boşlukta

    Eski ayakkabı tamircisi Kır pala bıyıklı bir ihtiyar Cevdet dede vardı

    Bir akşam üstü, yanı başında sohbet ederken Konu Çanakkale'ye geldi

    Ağlamaya başladı ve devam etti "Rahmetli babam Hafız Ali Çanakkale'de kaldığında

    Anamın karnında yedi aylıkmışım Onu hiç tanımadım Bir fotoğrafı bile yoktu

    O günler Çok zor günlerdi Seferberliğin sıkıntısı, Kuvvayı Milliye zamanı, işgal yılları

    Kurtuluş, yokluk, sıkıntı

    Çocukluğumuz hep ekmek peşinde sıkıntı ile geçti ama anam, benim çocukluğumdan itibaren her sokağa çıkışta, her nereye giderse; yanıma gelir ve
    -Oğlum ben pazara gidiyorum,baban gelirse beni hemen çağır ha!
    -Ben teyzenlere gidiyorumBaban gelirse beni hemen çağır ha!
    -Ben komşulara gidiyorumBaban gelirse beni hemen çağır ha! Derdi

    Anam babamı bekledi durduBüyüdüm,dükkan açtım Annem yine her bir yere gidişte

    Dükkana gelir,gideceği yeri söyler ve “Baban gelirse beni çağır ha!” derdi

    Aradan yıllar geçti,anacığım ihtiyarladı

    Gene hep değneğini kaparak bana gelir

    Ve

    "Baban gelirse beni çağır ha!"

    Diye tembihlerdi

    Günü geldi ağırlaştı Ölüm döşeğinde bizimle helalleşti

    "Bana iyi baktınız,hakkınızı helal edin" dedi Bana döndü yavaşça;

    "Baban gelirse, O'na annem hep seni bekledi de" dedi

    Birden irkilerek doğruldu, kapıya doğru gülümseyerek:

    “Hoş geldin Bey, hoş geldin”

    Diyerek ruhunu teslim etti
     



  2. Cevap: Çanakkale savaşıyla ilgili öyküler

    çanakkale savaşı öyküleri

    Kocadere köyünde büyük bir sargı yeri kuruluyor Kimi Urfalı, Kimi Bosnalı, Kimi Azerbaycanlı, Kimi Adıyamanlı, Kimi Gürünlü, Kimi Halepli çok sayıda
    yaralı getiriliyor…

    Bunlardan biri Lapsekinin Beybaş Köyündendir ve yarası oldukça ağırdır
    Zor nefes alıp vermektedir Alçalıp yükselen göğsünü biraz daha tutabilmek için
    komutanının elbisesine yapışır Nefes alıp vermesi oldukça zorlaşır ama
    tane tane kelimeler dökülür dudaklarından

    ‘Ölme ihtimalim çok fazla… Ben bir pusula yazdım… Arkadaşıma
    ulaştırın…’
    Tekrar derin nefes alıp, defalarca yutkunur: ‘Ben…Ben köylüm Lapseki’li
    İbrahim Onbaşından 1 Mecidiye borç aldıydım… Kendisini göremedim Belki
    ölürüm Ölürsem söyleyin hakkını helal etsin’

    ‘Sen merak etme evladım’ der Komutanı, kanıyla kırmızıya boyanmış alnını
    eliyle
    okşar Az sonra komutanının kollarında şehit olur ve son sözü de
    ’söyleyin hakkını helal etsin’ olur…

    Aradan fazla zaman geçmez Oraya sürekli yaralılar getiriliyor
    Bunlardan çoğu
    daha sargı yerine ulaştırılmadan şehit düşüyor Şehitlerin üzerinden
    çıkan eşyalar, künyeler komutana ulaştırılıyor

    İşte yine bir künye ve yine bir pusula Komutan göz yaşlarını silmeye
    daha fırsat bulamamıştır Pusulayı açar, hıçkırarak okur ve olduğu yere
    yığılır kalır Ellerini yüzüne kapatır, ne titremesine ne de göz
    yaşlarına engel olamaz…

    PUSULADAKİ NOT:

    ‘Ben Beybaş Köyünden arkadaşım Halil’e 1 mecit borç verdiydim Kendisi beni
    göremedi Biraz sonra taarruza kalkacağız Belki ben dönemem Arkadaşıma
    söyleyin ben hakkımı helal ettim’

    Siz bu olayın neresindesiniz?
     



  3. Cevap: Çanakkale savaşıyla ilgili öyküler

    KINALI HASAN

    Yüzbaşi Sirri Bey, ikindi vakti yeni gelen erati teftiş ederken, içlerinde bir tanesinin saçinin bir tarafi kinalanmiş oldugunu görür ve takilir: “Hiç erkek kinalanir mi? Mehmetçik: Buraya gelmeden evvel, anam kinalamişti komutanim” der ve sebebini bilmedigini ilave ederKomutanin istegi üzerine anasina haber salar, “Niye benim saçimi kinaladin?” Gelen cevabi mektupta şunlar yazar:

    “Ey gözümün nuru Hasan’ım,

    Köyümüzde rahat rahat oturalım mı? Vatan sevgisi içimizde alev alev yanıyorSen ecdadından, babandan aşağı kalamazsın Ben, senin anan isemBeni ve seni Allah yarattı, vatan büyüttüAllah, bu vatan için seni besledi Bu vatanın ekmeği iliklerinde duruyor

    Sen bu ailenin seçilmiş kurbanisin

    Hasan’ım, söyle zabit efendiye Bizim köyde kurbanlık ayrılan koyunlar kınalanır Ben de seni evlatlarımın arasından vatana kurban adadımOnun için saçını kınalamıştım

    El-hükmü billah Allah, seni İsmail Peygamber’in yolundan ayırmasın

    Seni melekler şimdiden rahmetle anacaktir Gözlerinden öperim

    Anan - Hatice”