Çanakkale savaşının yurdumuz açısından önemi

'Genel Türk Tarihi' forumunda Yasemin tarafından 7 Mart 2014 tarihinde açılan konu


  1. Çanakkale savaşının yurdumuz açısından önemi nedir?

    Balkan Savaşı bozgununun ardından gelen Sarıkamış ve Süveyş Kanalı yenilgileri 1. Dünya savaşı başlarında Türk halkının moralini iyice bozup, kendine olan güvenini çok sarsmıştır. Bu yenilgiler ve onların getirdiği moral bozukluğu ile herkes, Çanakkale'de savaş başladığında Osmanlı ordularının kısa sürede yenileceğini ve İstanbul'un İtilaf devletlerince ele geçirileceğini umuyordu. Sadece yabancılar değil, İstanbul Hükümeti ve resmî çevreler de bu görüşteydiler.

    Gerekli hazırlıklar da yapılmıştı. İstanbul'un düşmesi durumunda devlet arşivlerinin ve banka rezervlerinin taşınması için önlemler alınmıştı. Ancak tersi olup da, dünyanın en güçlü donanma ve ordularının Çanakkale'de durdurulması, milletimizin moralini birden düzeltip güçlendirdi ve kendine olan güvenini yeniden kazandırdı.

    Türk insanının en güç, hatta imkânsız şartlarda bile başarı kazanılabileceğine olan inanç perçinlendi ve milletimizin yükselen moral ve artan özgüveni ile 1. Dünya Savaşı’nın hemen bitiminde başlatılacak Milli Mücadelenin de, ilk kıvılcımlarını oluşturuldu. Bu yüzden Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna varan ulusal bağımsızlık mücadelesinin ilk ciddî sınavları da, Çanakkale muharebelerinde, Gelibolu yarımadasının kıyı ve tepelerinde verilmiştir.

    Çanakkale deniz ve kara muharebeleri süresince savaşa ve zafere kilitlenen Türk halkı, İstanbul ve Anadolu'ya ne kadar çok bağlı olduğu¬nu daha iyi görmüş ve anlamıştır.

    Hem Avrupa’da hem de özellikle Çanakkale'de sürdürülen savaş, ülkede yerli sanayi ve tarım ürünlerine olan talebi artırmış ve dönemin Türk ekonomisinin, biraz da olsa, güçlenmesine katkıda bulunmuştur. Muharebeler sonrasında, ülkede küçük ölçekli sanayi ve ticarî işletme sayısında belirgin bir artış olduğu ve tüm kaynakların bu yönde seferber edildiği gözlenmiştir.
    Çanakkale zaferiyle güçlenen bu yeni milliyetçilik bilinci iktisadî alanda da etkilerini gösterecektir. İşte bu günlerde Ticaret ve Tarım Bakanlığının adı, sanki adeta yeni hedefi göstermek istercesine Millî İktisat Vekâleti’ne dönüştürülecektir.

    Aynı şekilde ülkede faaliyet gösteren bütün işletmelerin, 1916 Mart ayında kabul edilen bir yasa uyarınca, şirket hesaplarının tutulması ve yazışmalarının yürütülmesinde Türkçe kullanma zorunluluğu getirilecektir.Savaşlar sırasında elbette Türkiye'nin askerî gücü zayıflamış ve insan kaybı çok olmuştur. Bu kayıp Milli Mücadelenin tamamlanıp Cumhuriyet'in ilân edildiği 1923 yılına kadar kendini bariz bir şekilde hissettirecektir. Emperyal İngiltere ve Fransa gibi ülkelerin, kayıplarını denizaşırı kolonilerinden getirdikleri askerlerle telâfisi mümkündü. Türkiye'nin böyle bir imkânı olmadığı gibi, kaynakları da çok sınırlıydı.

    Çanakkale'de, eğitimli, okur-yazar ve aydın binlerce insanımızın kaybedilmesi ülkenin sosyal yapısını da olumsuz olarak etkileyecek, hatta bu etki, Cumhuriyet döneminde de yakın zamanlara kadar yansıyacaktır. Cumhuriyet'in ilânından yıllar sonra bile, iki kuşak arasında kapatılamayan bu yetişmiş beyin gücü eksikliği, kendini her alanda hissettirecektir.

    Çanakkale'de verdiğimiz ağır insan kaybının kısa ve uzun dönemde yol açtığı etkiler çok önemlidir.

    Birinci Dünya Savaşına giren Türkiye'nin, güvenlik nedeniyle Çanakkale Boğazı'nı uzun süre uluslar arası trafiğe kapatması, boğazdaki yerleşim yerlerini ve özellikle de Çanakkale şehrini olumsuz etkileyecektir. Birinci Dünya Savaşı sonuna dek süren kapalılık boyunca, ticaret tümüyle kendi seyrine bırakılacak ve giderek sönecektir. Savaştan sonra boğazlar yeniden açıldığında ise Sovyetler, deniz ticaretinden çok kara ticaretine ağırlık vermeye başlayacaktır. Böyle olunca da, Çanakkale ve çevresinde ticarî yaşam iyice zayıflayacaktır.