Çanakkale Savaşının Coğrafyası

'Genel Türk Tarihi' forumunda Yasemin tarafından 20 Şubat 2014 tarihinde açılan konu


  1. Kara Savaşları ve Gelibolu Coğrafyası

    Çanakkale Kara savaşları’nın büyük bir bölümü Gelibolu yarımadasında yapılmıştır. Deniz Savaşlarından sonuç alamayan itilaf devletleri, özellikle Churchill’in baskılarıyla donanmanın destek vereceği kara savaşlarına girişmişlerdir. 25 Nisan 1917 günü sabaha karşı, Kumkale ve Bolayır’a sahte bir çıkarma harekâtı düzenlemişlerdir. İtilaf devletleri askerleri, Seddülbahir’de çıkarma yapmışlardır. Seddülbahir çıkarmasında, savaşın sonuna kadar itilaf kuvvetleri kıyıdan ancak dört kilometre içeriye girebilmişlerdir.

    İtilaf Devletlerinin diğer bir çıkarma noktası, Arıburnu olmuştur. Bu çıkarmayla Koca çimen tepesinin ele geçirilmesi amaçlanmıştır. Çünkü bu tepenin elden çıkması, Osmanlı Boğaz savunma sisteminin çökmesi anlamına gelmektedir. 11 Mayıs’ta Osmanlı birlikleri, karşı taarruza geçmiştir. Boğaz boğaza geçen bu mücadeleler sonunda, Anzaklar geri çekilmek zorunda kalmıştır. İki tarafın askeri, 20-30 metre mesafede siperlenmiştir. Hatta siperler arası mesafe, 8 metreye düştüğü olmuştur. Bu durum dünya savaş tarihine en yakın mesafeli siper savaşları olarak geçmiştir.

    Çanakkale Kara savaşlarında, Gelibolu yarımadasının topografyası oldukça etkili olmuştur. Gelibolu yarımadasının Saroz Körfezi kıyıları üzerinde yüksekliği 400 metreyi bulan tepeler mevcuttur. Boğaz kıyılarına dik yamaçlar iner. Taraçalar şeklinde yaklaşık 20–50 ve 100 metre yükseklikte tepelerin bazıları deniz kıyısının yakınlarında oluşmuştur. Arazinin oldukça engebeli olmasından ötürü, dünyanın en yakın siperli savaşlar yapılmıştır ve bu durum, araziyi iyi bilen Osmanlı askerleri için avantaj, araziyi tanımayan itilaf devleti askerleri için dezavantaj olmuştur.

    Savaşların geçtiği yarımadadaki önemli tepelerin hepsi, tatlı su kaynaklarının hemen tamamı, Türk askerlerinin kontrolü altında kalmıştır. Bölgeye hâkim tepeler ve tatlı su kaynaklarının mevcudiyeti, Türk Ordusunu, düşman kuvvetlere karşı üstünlük sağlamıştır. Tüm bu coğrafi avantajlara ek olarak, iklim şartları da Türk tarafına avantaj sağlamıştır. Gelibolu yarımadasına yapılan çıkartma gecesi aniden çıkan fırtına, İngiliz kuvvetlerinin farklı bölgeden karaya çıkmasına yol açmış ve bu gelişme savaşın seyrini değiştirmiştir.
     



  2. Çanakkale savaşının coğrafyası hakkında kısaca bilgi


    Çanakkale’nin Jeopolitik Konumu Çanakkale, Türkiye’nin en batsında Güney Marmara Bölgesinde yer alan bir ilidir. Ancak ilin jeopolitik konumu oldukça önemlidir. Çünkü Türkiye’nin sahip olduğu iki boğazdan biri olan Çanakkale Boğazı, bu il sınırları içinde bulunmaktadır.

    Deniz Savaşları ve Boğaz Coğrafyası


    Çanakkale Savaşları, coğrafi bir yaklaşımla ele alındığında, coğrafyanın önemi açıkça görülür. Gerçekten bugün bile Gelibolu yarımadasını ve Çanakkale Boğazı’nı gezip gören bir insan, bölge topografyasının cazibesine kapılır.


    Savaşların yapıldığı alanların yüzölçümü, tahmin edilenden çok daha azdır. Bugün için Çanakkale ilinin toplam yüzölçümü 9.737 km² kadardır. Savaşların geçtiği Gelibolu yarımadasında ise, Eceabat ve Gelibolu ilçeleri yer almaktadır. Eceabat’ın yüzölçümü 490 km2, toplam nüfusu 9.929 kişi kadardır. Gelibolu’nun yüzölçümü 806 km2, toplam nüfusu 46.226 kişi kadardır. Diğer bir ifadeyle, Gelibolu yarımadasının toplam yüzölçümü 1296 km2 olup, toplam nüfusu 56.155 kişi yaşamaktadır. Yarımada üzerinde, 1973 yılında savaşın cereyan ettiği topraklar üzerinde, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı kurulmuş ve bu parkın toplam yüzölçümü 330 km2 kadardır. Bu dar alanda, 1914-1915 yıllarında 8,5 ay süren savaşlarda, 1 milyondan fazla insan savaşmıştır.


    Çanakkale Savaşları, deniz ve kara savaşları diye iki bölümde ele alınır. Çanakkale Deniz Savaşları, Çanakkale Boğazı ve yakın çevresinde yapılmıştır. Çanakkale Boğazı; 65 km. uzunluğunda ve 50-100 metre derinliğindedir. En geniş yeri 7800 metre ile Erenköy Koyu bölgesidir. En dar yeri ise 1300 metre ile Çanakkale ile Kilitbahir arasıdır. Çanakkale Boğazı’nda, Marmara Denizi’nden Adalar (Ege) Denizi’ne doğru saatte ortalama 5 km. hızı olan bir üst su akıntısı vardır. Adalar (Ege) Denizi’nden Marmara Denizi’ne doğru da bir dip akıntısı vardır. Alt akıntı denizaltıların, üst akıntı ise küçük teknelerin hareketlerini etkilemektedir.


    Çanakkale Boğazı, akarsuların geniş bir şekilde açtıkları vadinin deniz sularıyla dolmasıyla oluşmuştur. Eski bir akarsu yatağı olduğundan, boğaz girintili çıkıntılıdır. Boğazın karşılıklı kıyıları arasında engebelik araziler yükselir. Boğazın her iki yakasında kıvrımlı dağ kütlelerinin ve tepelerin oluşu, boğazın girintili çıkıntılı topografyası, deniz savaşları’nın seyrinde çok etkili olmuştur. Boğaz topografyası, adeta boğazın savunmasını kolaylaştırmış ve geçilmesini zorlaştırmıştır.


    Çanakkale Deniz Savaşı 19 Şubat günü Fransa İngiliz Donanmasının Boğazı zorlaması ve girişteki istihkamları bombalamasıyla başlamıştır. 12 zırhlı, 18 muhrip, 7 tarama gemisinden oluşan itilaf devletleri donanması, Seddülbahir ve Kumkale’deki dış savunma hatlarını yoğun top ateşine tutmuşlardır. On beş gün boyunca, boğaz sırtları itilaf devletleri donanması tarafından topa tutulmuştur. Boğazın mayın dolu olması dolayısıyla, İngiliz ve Fransız donanması boğazın içine doğru ilerleyememişlerdir. Savaş kabinesinin emri üzerine, 18 Mart Çanakkale’ye topyekün saldırı yapılmıştır. Bu saldırı öncesinde, 17 Mart Gecesi, Nusret mayın gemisi, boğazın girintili çıkıntılı yapısını bildiği için, kıyıya yakın bir şekilde ilerleyerek, boğaza mayın döşemiştir. 18 Mart günü yapılan saldırılarda mayın tarama gemileri kıyı taraçalarına gizlenmiş olan kıyı topçusunun tam isabetli atışlarıyla batırılmıştır. Fransız Bouvet zırhlısı mayına çarparak batmıştır. İngiliz Irresistıble ve Inflexible zırhlıları mayınlara çarparak hareketsiz kalmışlardır. Onları kurtarmaya gelen Ocean zırhlısı da mayına çarparak batmıştır. Gerek mayınların açtığı tehlike, gerekse kıyı bataryalarının açtığı ateş sonucu, İngiliz ve Fransız devleti donanmaları geri çekilmek zorunda kalmıştır.