Çanakkale Savaşında Manevi Olaylar

'Genel Türk Tarihi' forumunda Yasemin tarafından 18 Mart 2013 tarihinde açılan konu


  1. Çanakkale Savaşında Manevi Olaylar Nelerdir?


    Kahramanlıkları Türkü Oldu


    Adanalı çocukların da İstiklal Savaşı'nda milli heyecan ve sorumluluk içinde hareket ettiğini dile getiren Köstüklü, şöyle devam etti:
    ''12 Haziran 1920'de Fransız ve Ermenilerden oluşan bir grubun Türklere yönelik katliamında, direniş gösteren Türk çocuklarından 10 yaşındaki Mehmet, aldığı kurşun ve süngü yaralarına rağmen hayatta kalmayı başardı, ancak bir bacağını kaybetti. Urfa'da 14 yaşındaki Bozan, Fransızlar kaçarken Kuvayi Milliye önünde harbe katıldı. Bu yavrunun kahramanlığını gören halk, Bozan için türkü bile yaktı. Sebeke dağından indim dereye/Atılıyor bombalar, bilmem nereye/Türk çeteleri dönmez geriye/Be yürü! yürü Bozan Yavrum yürü!/Vursun kırsın Fransızları, aslanım yürü!...''
    Köstüklü, Kahramanmaraş savunması sırasında düşmanın önünü kesmesi için kendisine verilen köprü uçurma görevini yerine getiren Sarıca Köyü'nden 14 yaşındaki Ali, milis kuvvetler arasında bir çok yeri dolaşmak suretiyle bilgi alışverişini sağlayan 10-11 yaşlarında Osmaniyeli Niyazi Aykan da Cumhuriyet tarihine adını altın harflerle yazdırdığını ifade etti.

    BENİM GÖZLERİM GÖRECEĞİNİ GÖRDÜ

    O gün Boğaz tabyaları arasında en çok iş gören ve en çok hasara uğrayan Rumeli Mecidiyesi Bataryası oldu. Sabahtan beri muharebenin en şiddetli anlarında dahi iki sahil arasında gidip gelmekten çekinmemiş olan Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa, tabyanın feci durumunu haber aldığı zaman yine motora atlayıp Çimenlik İskelesi'nden karşı sahile hareket etti. Cephaneliği berhava olan tabyanın durumu hazindi. İstihkam yıkıntıları arasında dolaşmakta olduğu sırada bir ağacın altına uzanmış olan bir askerin hali dikkatini çekti ve yanına gidip

    Ne var evlat diye sordu.

    Nefer hemen yerinden fırlayıp esas duruş vaziyeti aldı. Çünkü sesi tanımıştı. Ama gözleri başka tarafa bakıyordu.
    Gözlerine bir şey mi oldu oğlum?

    O zaman nefer tok sesiyle Üzülmeyin efendimdiye cevap verdi. benim gözlerim göreceğini gördü ( Evet düşman gemilerine tam isabet kaydedilmiş ve Ocean" destroyeri hareket edemez hale getirilmişti.)
     



  2. Cevap: Çanakkale Savaşında Manevi Olaylar

    Çanakkale Savaşında Kaybolan İngiliz Kraliyet Alayı (Norfolk Alayı)

    10 Ağustos 1915 Çanakkale Boğazı sanki bir Cehennemdi. Parçalanmış cesetler , kan kokusu ve yanan vücutlar, siperler sanki bir fırın gibi. İngiliz askeri, tarihin en büyük yenilgilerinden birine adım adım yaklaşıyor. İngilizlerin komutanı Sir İan Hamilton korkunç bir yenilgiye uğrayacaklarını anlamış ve savaşı kazanmanın tek şansını taze güçlerle birlikte yapılacak büyük bir saldırıda görmüştür. Sir Hamilton, Tekketepe ve Kavaktepe'ye gece karanlığında ani bir saldırı yapmayı planlamıştı. Bu saldırı için 12 Ağustos gecesi 54.Tümen ilerlemeye başladı.

    Bu tümenin içinde Norfolkluların alayı da bulunuyordu. Tepelerin yamacına kadar ilerleyecek ve gün ışığı ile birlikte saldırıya geçeceklerdi. Fakat gece yürüyüşü başarısızlıkla sonuçlandı. Norfolk kraliyet alayının olaya müdahale etmemesi durumunda İngilizler, kaçacak vakit dahi bulamayabilirdi. Bu sebeple tam teçhizatlı ve üstün donanımlı silahlara sahip Norfolk alayına 'taarruz' emri verildi. Norfolk alayı 2760 tam teçhizatlı askerden, ağır makinalı tüfeklerden ve 20 adet tanktan oluşuyordu. Bu birliğin hastalık ve susuzlukla boğuşan Türk birliklerinin üzerine gitmesi durumunda,Türk birliklerinin savaşı kaybetmesine ve önemli bir cephede yenilmelerine kesin gözü ile bakılıyordu. Norfolk alayı sabahın ilk ışıklarında taarruza başladı.Taarruza tam olarak geçebilmeleri için ileride gözüken büyük tepeyi aşmaları gerekiyordu.Bunun için yürüyüşe geçtiler.Sıcak bir yaz günü olduğundan gökyüzü tamamen bulutsuz ve hava güneşliydi.Tepeye doğru yürüyen Norfolk alayı sabaha kaşı 04:00'de başlayan yürüyüşü ancak sabah 09:00'da tamamlayabilmişti. Tepeye vardıklarında onların üzerine doğru çok parlak,ışığı yansıtan dev bir sis bulutu geldi.Geride duran Yeni Zelandalı askerler ve tepenin karşı yönünde kalan Türk mevzileri bu olayı şaşkınla izliyorlardı.

    Onlar bu bulutu bir yağmur yada hortum bulutu sanıyorlardı ancak güneşli ve açık bir havada alçaktan uçan bu parlak bulutu epey garipsemişlerdi..Birkaç dakika sonra bu dev bulut,Norfolk kraliyet alayını, içinde bulunan 2760 ingiliz askeri,tanklar ve ağır silahlarla beraber elektirik süpürgesi gibi yukarı çekti.Türk askerleri ve Yeni Zelandalılar,birbirine ateş etmeyi bırakmış şaşkınlıkla bu tuhaf olayı izliyorlardı.Türk askerlerinin bir kısmı namaz kılıyor bir kısmı ise bildiği duaları okuyarak bu dev buluttan korunmaya çalışıyorlardı.

    Yeni Zelandalılar içinde ise İncil'den pasajlar okuyan eski rahipler dolaşıyorlardı. İngiliz askerleri çığlık çığlığa bağırıyorlar ancak kimsenin elinden herhangi bir yardım gelmiyordu.Bu dev bulut ne var ne yoksa dev bir elektirik süpürgesi gibi herşeyi vakumlamış ve yükünü alan bir uçak gibi yavaş yavaş bölgeden uzaklaşarak,şaşkın bakışlar arasından gözlerden kaybolmuştu.Bu olaydan sonra Yeni Zelandalılar ve Türkler,komutanın karargahına koşmuşlar ve bu tuhaf durumu anlatmışlardır.İki tarafta dev bulutun askerleri yuttuğu,tepeye çıkmışlar,ardından o sahada tüm köyleri taramışlar ancak Norfolk alayına ait askerlerin cesedlerini,tankları ve silahları bulamamışlardır.Çanakkale Savaşından 50 yıl sonra olayın görgü tanığı 33 Yeni Zelandalı eski asker, hareket eden ve askerleri alıp götüren dev boyutlu parlak beyaz buluttan söz ettiler. Yeni Zelandalı askerlere göre bu bulut bir ufo?ydu.Türklere göre ise bu bulut ALLAH(c.c)'ın bir mucizesiydi.Çünkü Norfolk alayı eğer o sabah ani baskını yapabilseydi,savaşı müslüman Türkler kaybedeceklerdi...Otuz Üç Yeni Zelandalı eski asker 50 yıl sonra aşağıdaki açıklamayı yaptılar.( Bu arada Çanakkale Savaşında İngiliz ordusunun kaybı 34.000 askerdi. Günümüzde bunların sadece 27.000 askerin mezarı bulunmaktadır .

    Yani kaybolan İngiliz asker sayısı 7.000 dir.. Ama nedense 70 yıldır kayıpların hepsi değilde sadece buluta girip yok olan 2760'ı özellikle aranıp durmuştur.) GÖRGÜ TANIKLARI OLAN 3 YENİ ZELANDALI ASKERLERİN AÇIKLAMASI"12 Ağustos 1915.Aşağıda anlatılanlar , bu tarihte gerçekleşmiş garip olayın bir dökümüdür. Bu olay , savaşın en şiddetli ve son anlarında , gün ışığında , Anzak Suvla Koyu 60. tepede gerçekleşti Gün ağarırken gök berraktı. Görünürde 6 ya da 8 tane , hepsi birbirinin eşi olan ,ekmek somunu biçimindeki bulut , 60.tepenin üstünde yayılmış duruyordu.O sırada saat de 6 ya da 8 kilometrelik bir hızla güneyden meltem esmesine karşın , bu bulutların biçimleri de yerleri de değişmiyordu.Meltemin etkisiyle kayıp gitmediler. Bulunduğumuz yere göre 60 derecelik bir yükseklikte asılı duruyorlardı; yani tepenin 150 metre üstündeydiler. Bulut kümesinin tam altına gelen yerde , toprağın üstünde duran aynı boyut ve biçimde duran bir bulut daha vardı. Yaklaşık 250 metre uzunluğun da 65 metre yüksekliğinde ve 300 metre genişliğindeydi. Bu bulut oldukça yoğundu, yapısı katı maddeymiş gibiydi ve İngilizlerin bulunduğu savaş yerine 900 - 1100 metre uzaklıktaydı Bütün bunları Yeni Zelanda Kıtasının 1.Sahra birliğine bağlı 3. Bölük deki 52 asker gördü.Türk birliklerinden ise 100'e yakın askerin bu olayı birebir gördüğüne şahit olduk.Yeni zelandalıların aralarında bizde vardık. İçinde bulunduğumuz siperden güney batı doğrultusun da 1350 metre öteye yere inmiş olan bulut duruyordu. Bulunduğumuz yer 60. tepeye göre 90 metre daha yukarıda olduğundan ,üst den görebiliyorduk.Bulut daha sonra Kayacık Dere denilen kuru bir derenin yatağına doğru ilerlediğinde , onun daha önce durduğu zemini bütünüyle görebildik.Bu bulutta , öbürleri gibi açık gri renkteydi. Daha sonra Norfolk Alayı'ndan askerlerin bu kuru dere yatağından harekete geçerek 60 . tepeye doğru uygun adım yürüyüşe geçtiğini fark ettik. Buluta vardıklarında , hiç çekinmeden dost doğru içine girdiler. Ama yeniden içinden çıkıp , 60. tepede savaşa katılan hiç kimse olmadı..Bir saat sonra , askerlerinin sonuncusu da görünmez olunca , bulut sanki yükünü almışçasına yerden yükseldi. Herhangi bir bulut gibi , yukarıda duran öbür bulutlara ulaşıncaya kadar yavaş yavaş havalandı.Bulutlara yeniden baktığımızda , tıpkı kabuğun içindeki bezelyeler gibi görünüyorlardı.O ana kadar yukarıdaki bulutlar yerlerinde duruyorlardı. Yerdeki bulut yükselip aynı hizaya gelir gelmez , ansızın kuzeye doğru uzaklaşmaya başladılar. Trakya yönüne doğru gittiler. Üç çeyrek saat içinde de gözden kayboldular.Savaş sonunda bu askerler kayıp yada yok edilmiş sayıldı. 1918 yılında Türkiye işgal edildiğinde , İngiltere'nin Türkiye'den ilk isteği de , askerlerinin geri verilmesi oldu. Türkiye'de, bu askerlerin ne tutsak alındığını , ne de bunlarla karşılaşılmış olduğunu söyledi. Varlığını bile bilmiyorlardı.. Anzak çıkarmasının 50. yılında , geçte olsa ,aşağıda imzası olan bizler , anlattığımız bu olayın kelimesi kelimesine doğru olduğunu beyan ederiz.

    "İMZALARI BULUNAN İNGİLİZ VE YENİ ZELANDALI BAZI GÖRGÜ TANIKLARI; İstihkam eri 4/165 künyeli F. REİCHARDT , Malata , Bay Of Plenty.İstihkam eri 13/416 künyeli R.NEVNES, 157 King Street , Cambridge.J.L.NEWMAN , 75 FREYBERG STREET, OCTUMOCTAİ , TAURANGAPatrick Soligerie 23 sarbouth street new mexico-USALamberdige Catwan 14 Salzbrogh Edinsbrough-England J.William Admins 96 maltowore London-England Jamonn Richards 55 Baltimore-USA TÜRK ŞAHİTLERDEN BAZILARI; Karahasanoğlu Ahmet....Sazlıdere 7.piyade tugayı İdris oğlu Yakup.............Conkbayırı 12.piyade tugayı Çavuş Sadullah oğlu Recep......8.kolordu 14.alay komutanlığı Çavuş İbrahim oğlu Mehmet.....8.kolordu 9.alay komtanlığı Komutan Müteakkim oğlu Rıza....12.alay komutanlığı Er Necmettin oğlu Hüseyin......5.piyade tugayı-4.bölük Er Hacı Nuri oğlu Ahmet Sabri...5.piyade tugayı-4.bölük Er Süleyman oğlu İsmail..........5.piyade tugayı-6.bölük Reichardt ve arkadaşlarının verdikleri ifadede birde ek bölüm var. Çanakkale Savaşıyla ilgili resmi bir tarihçeden alınmış. Bu tarihçede Norfolk Alayından askerlerin kayboluşuyla ilgili şunlar yazılı: "Mevsimsiz ortaya çıkan bir sis tarafından bu askerlerin tümü yutuldu. Bu sis güneş ışınlarını çok güçlü bir şekilde yansıtıyordu. Topçulara hedef gösteren askerlerin gözleri kamaştı. Hedef bilgisi gelmediği için, top ateşi bir süre kesildi. Sisin yuttuğu askerleri daha sonra ne gören oldu ne duyan?ingilizler Çanakkale savaşlarında toplam 34,000 kayıp verdiler.Bu 34,000 kayıptan 27,000'inin mezarı bellidir. Ancak 7,000 İngiliz askerinin ne mezarı bellidir, ne cesedi bulunmuştur,ne kimlikleri,ne giysileri,ne künyeleri nede silahları...! ! !Bu askerlerin cesedlerini asker ailelerinin baskısı yüzünden İngiliz hükümeti defalarca istemiştir,Mustafa Kemal Paşa ve TBMM'den.

    TBMM'de bir komisyon bu askerlerin cesedlerini aramıştır ancak ne cesedler bulunabilmiştir nede bu askerlere ilişkin herhangi bir bilgi...3-5 asker değil bu 7,000 asker...Özellikle bunlardan Norfolk alayı,İngiliz kamuoyunu çok uzun süre meşgül etmiş hatta Churcill döneminde bir ara skandal konusu bile olmuştur.Askerlerin aileleri çocuklarının cesedlerini istedikçe,İngiliz hükümeti Türkiye'yi sıkıştırmıştır.Ancak daha sonradan Yeni Zelandalı ve Türk tanıkların verdikleri ortak ifadelere dayanarak ''İngiliz askerlerinin tanımlanamayan bir cisim tarafından yutulduğu ve kayboldukları'' sonucuna varılmıştır.İngiltere'de bu aralar Norfolk alayının filminin çekilmesi gündemde.İngilizler,Norfolk alayının bu garip ortadan kayboloşunu ''UFO olayları'' statüsünde değerlendirse de,o cismlerin tam olarak ''ne'' olduğu bugün hala sırrını koruyor.Kaybolan askerler ise İngiliz nüfus müdürlüğünce ''Ölü'' olarak değil, ''kayıp'' olarak değerlendiriliyor ve ''canlı'' oldukları varsayılıyor.

    Gerçekten çok tuhaf bir olay.Bize göre ALLAH (c.c)'ın bir hikmeti bu olay. Çünkü Norfolk alayı savaşda taaruza geçebilseydi Çanakkale savaşını kaybedebilirdik.Sadece Norfolk alayı da değil,ortada 7,000 kayıp asker var..Ki bunların öldüğüne dair hiçbir kanıt da yok.Sadece birden bire ortadan kayboldukları biliniyor.