Çanakkale Savaşı Ödev

Konusu 'Sayısal Dersler' forumundadır ve Bella tarafından 17 Mart 2012 başlatılmıştır.

  1. Bella

    Bella Üye

    Katılım:
    22 Şubat 2012
    Mesajlar:
    2.023

    Çanakkale Savaşı Performans Ödevi,
    Çanakkale Savaşı Performans ve Tez Ödevi,




    Kara bulut gibi gemi dolu. Hangisine atarsan at!”
    18 Mart 1915 sabahına böyle gelinmişti. Kimse neyle karşılaşacağını bilmiyordu. Müttefiklerin plânına göre; 18 Mart sabahı 3 deniz tümeninden oluşan düşman filosu boğazda belirdi.

    11.30′da merkez tabyalarına ateş başladı. Saat 14′e doğru Suffren büyük bir hızla boğazı terk etmekte ve Bouvet’de onu izlemekteydi. Derken Bouvet’de bir-iki patlama oldu ve 3 dakikada suların altına gömüldü. Derin bir şaşkınlık yaşanıyordu. Queen Elzabeth ve Agamemnon dışındaki bütün gemiler ateşi kesmiştiler. 12.30 sularında Goulois isabet almış ve ağır yaralarla boğazı terk etmişti. 15.30 sularında mayına çarpan Inflexible’ın durumu kötüydü ama yoğun bir çabayla Bozcaada’ya ulaşabilmişti. Saat 15.14′de İrrisistible’ın yanında korkunç bir patlama duyuldu, 16.15′te de tabyalardan uzaklaşmak isterken bir mayına çarptı. 18.05′te geri çekilirken Ocean da mayına çarpmıştı. Tahir oğlu Ahmet’in anlatımıyla: “O gün batanı battı, batmayanı geri çekilip kaçtı… Gittiler…” İngiliz ve Fransız filoları mevcutlarının yüzde 35′ini kaybedip çekilmek zorunda kalmıştı.

    Teknik detaylara girmeden söyleyecek olursak, savaş, daha sonra 18 Mart 1915′ten itibaren yaklaşık 10 ay denizde olduğu kadar karada da devam etti. Bu dönemde Osmanlı askeri dünyanın en güçlü zırhlılarınca sürdürülen cehennemî bombardımanlar altında saldırganlara karşı yılmadan aylarca direnmiş ve sonunda düşmanlarını yarımadayı terk etmek zorunda bırakmıştır.

    [​IMG]

    Derin ve kalıcı etkiler
    Onca çabaya ve üstünlüğe rağmen İtilaf güçlerinin başarısızlığıyla sonuçlanan Çanakkale muharebeleri, Birinci Dünya Savaşı’nın seyrini değiştirip uzamasına sebep olduğu gibi Çarlık Rusyası’nın çöküşünü de hazırlamış ve İngiltere’de hükümet değişikliğine yol açmıştır.

    Bir yıldan fazla süren ve dünya savaş tarihinde farklı bir yeri olan bu muharebelerde her iki taraf büyük kayıplar vermiştir. İtilaf Devletleri, Çanakkale’ye 410 bin İngiliz, 79 bin Fransız asker göndermiş, sadece İngiliz kuvvetlerinin toplam kaybı 213.980 kişiyi bulmuştur. Çanakkale muharebelerine katılan Osmanlı kuvvetleri (yaklaşık 700 bin kişi) genellikle kısım kısım kullanıldığından, zayiatın belirlenmesi güçleşmiş ve çeşitli rakamlar ortaya atılmıştır. Bu rakamlar 190 bin ilâ 350 bin arasında değişmektedir. Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı’nın resmi kayıtlarına dayanarak tespit ettiği şehit sayısı ise 213.882′dir.

    Milletimiz bu savaşta çok sayıda yetişmiş insanını (kesin olmayan tahmini rakamlara göre, o günün şartlarında ülkenin beyin takımını oluşturan 100.000′den fazla öğretmen, mülkiyeli, tıbbiyeli ve Türk ocaklarında yetişmiş okur-yazar yitirilmiştir.) kaybetmesine rağmen, Balkan Savaşı’ndan kalma ezikliği üstünden atarak büyük bir askeri başarı kazanmıştır.

    Çanakkale zaferi bütün İslâm dünyası ve ezilmiş milletler için yeni bir ışık olmuş, Türk edebiyatında halkın hislerini dile getiren pek çok esere de konu teşkil etmiştir.

    [​IMG]

    Yüzyılın son centilmen savaşları
    Çanakkale Savaşları, “yüzyılın son centilmen savaşları” olarak değerlendirilir. Bu değerlendirme, özellikle karşı karşıya gelmeden sadece teknolojik üstünlüğe dayanarak yüzlerce, hatta binlerce kilometre öteden füzelerle, gemilerle ve uçaklarla yapılan günümüzün ahlâksız savaşlarına kıyasla, savaş ahlâkı ve kuralları açısından bakıldığında son derece farklıdır.

    Bu savaşta askerlerimiz, iman hassasiyetleriyle bütün dünyaya büyük bir insanlık dersi vermişler ve savaşın merhamet boyutunu, düşmanlığın dostluğa dönüş örneklerini göstermişlerdir. Onlara göre düşman cephede iken düşmandır; kurtarılmayı bekleyen bir acziyet içinde iken ve esir alınmışsa artık misafirdir. Çünkü insandır. Savaş cephe dışında değil, cephede yapılır.

    “Türkler çok dürüst savaşçılar. Kahramanlık ve cesaretleri tartışılmaz. İşkence, zulüm ve domdom kurşunu konusundaki tüm iddialar yalandır. Geçen gün, yanlışlıkla atılan bir şarapnel ile Kızılhaç katırlarından birisini öldürdüler. Anında özür dilediler. Daha önce de yaralılarımızla ilgilendiler. Onları, kıyıya bırakıp bize haber verdiler.”

    [​IMG]