çanakkale ile ligili komposizyon

'Soru Cevap' forumunda EyLüL tarafından 30 Ekim 2012 tarihinde açılan konu


  1. GURUR KOKAN TOPRAKLAR


    Siz hiç Çanakkale’ ye gittiniz mi? Denizin o kan kokan kırmızısına dalıp o maviliğe kırmızı hüznü salan şehitlerimizi düşündünüz mü? Ya da gecenin bir yarısında Karanlığın içinden gelen vatanı uğruna hayatını veren insanların sesini duydunuz mu? Ben duydum. İçinizde öyle derin fırtınalar kopuyor ki; gözlerinize anlamını bilmediğiniz çiğ taneleri düşüyor. Belki ağlıyor belki kahroluyorsunuz ama o her adım atışında üstlerine bombalar kurşunlar şarapnel parçaları yağan şehitleri düşündüğünüzde yüreğiniz bir parça daha eriyor.
    Neden bu kadar acı sözler düşüyor dudağımdan kalemime? Eğer o savaşta o yiğitler göğüs gerip o kurşunlara yüreklerinden kocaman surlar örüp kazanmasalardı o savaşı o zaman işte o zaman bizde olmazdık. Belki ayrı ayrı devletlerin himayeleri altına girip bu günkü hürriyet özgürlüğü yakalayamazdık; çünkü Çanakkale Türkiye’ nin geçiş noktası. Çanakkale’nin elimizden alındığını bir düşünsenize! Tanımadığımız insanların Türk topraklarını kazanması ve özgürce “ burası benim” dediğini. Onlarca Türk’ ün dedelerimizin atalarımızın ve sırtında kurşun taşıyan eşlerine yavrularına ve en önemlisi vatanına bir parça yardımı bulunmasını isteyen o analarımızın kanlarıyla sulanmış topraklarımızın bir başkasına ait olmasını… düşünmesi bile korkunç! İnsanın içine en derinden kurşunlar yağıyor sanki. Yüreğim bir nebze daha parçalanıyor içimde. Kendi kendime diyorum ki: “ O savaşta mağlup olsaydık şimdi bu bağımsız topraklar bizim olur muydu? Kendi vatanımıza emanet toprakların üstünde yürümez miydik? Düşmanlarımız önce Çanakkale’yi sonra İstanbul’ u ve sonra… O kadar ağır bir savaştan belki tüm Türkiye…Ama Türk Askeriydi onlar! Verir miydiler bu vatanı el oğluna? ‘Hayır’… Allah Allah diye inliyen sesleriyle savundular bu toprakları…”

    İşte böyle düşündükçe Çanakkale’ yi; acaba kırmızıya çalmasaydı deniz bu kadar hüzünlü dans etmeseydi yapraklar rüzgarla ve kanla sulanmasaydı bu toprak değerini bilir miydik? Titremezdik sanki sıradan bir yermiş gibi gelirdi. Aslında Türkiye’ nin her yeri gurur kokan topraklarla örtülü değil mi? Dünden bu güne onlarca savaş olmadı mı? Vatan uğruna bu topraklar kanla sulanmadı mı? Doğudan batıya onca insan şehit olmadı mı?

    Onlar öyle onurlu ve gururluydular ki yüreklerinin tam ortasında demirden ateş topları saplansa bile yüzlerinde vatanı uğruna can vermenin sevincini taşıyorlardı. Ey Türk Askeri! Sen ki cephenin ardında nasır tutan elerinle savaşırken onlar neden savaştıkların bile bilmiyorlardı. Çanakkale yakılıp yıkılırken ve üstümüze bombalar yağarken düşmana inat kadere inat ve gözlerini kaparken kırmızı yağmurlar altında ölüme inat yeni bir zafer kazanmanın sevinciyle dört elle sarıldın toprağına. İçine çekerken deniz kokusunu gözlerin doldu. Belki alınyazından belki yeni doğmuş bebeğinin hayalinden…Ama baş eğmedin.

    Ey Anadolu’ nun her tarafından gelip bu topraklarda yatanlar gözünüz arkada kalmasın. Biz bu aziz vatanı ister gecenin kör karanlığında ister alaca şafakta olsun kimselere bırakmayacağız. Çanakkale aslımızdır ve biz aslımızı unutmayacağız.

    Çanakkale Savaşı ile ilgili kompoziyon

    Çanakkale Deniz Zaferi Tablosu - Koca SeyitÇanakkale 20 yüzyılın en büyük destanlarından birisi olarak tarihe geçmiştir. Ülkemizin birliği ve geleceği açısından bir savaş yoktur ki Çanakkale Zaferi kadar önemli olsun. Çanakkale her Türk gencinin bilmesi ve özümsemesi gereken bir gerçektir.Çanakkale Zaferi; Fatih’in İstanbul’u fethi gibi yüzyıllar geçse dahi unutulmayacak bir destan olarak kalmaya devam edecektir.

    Çanakkale zaferi aslında sadece Türk dünyası için önemli bir zafer değildir. Yayılmacı, sömürgeci ve ya emperyalist ne denirse densin başka milletleri toprakları sömürme üzerine kurulu düzenlere karşı bir zaferdir aslında Çanakkale. Mustafa Kemal Atatürk’ün dahiyane yönetimi ile elde edilmiş olan Çanakkale Zaferi o dönemde bağımsızlık savaşı veren dünyaya da örnek olmuş umut vermiş ve bu umut dalgası Kurtuluş Savaşımızın nihayete ermesi ile zirveye çıkmıştır.

    Çanakkale iyi ile kötünün varlık ile yokluğun amansız bir savaşıdır aslında. Çökmek üzere olan bir imparatorluğu paylaşmak isteyen kuvvetlere karşı verilmiş fevkalade zorlu şartlar altında elde edilmiş bir zaferdir. Çanakkale ruhu aslında Türklerin içerisinde yaşatmış olduğu bağımsızlık özgürlük ruhunun dışa vurulmuş halidir. Çanakkale ruhu yaralı durumdaki düşman askerini kendi askerlerine iade edebilecek kadar en zorlu savaş ortamında insanlığını yitirmemiş asil insanların zaferidir.

    Çanakkale Zaferini yaşamak için Çanakkale’deki şehitlikleri ziyaret edenler ve ya Çanakkale Zaferi ile ilgili herhangi bir kitap okuyanlar her seferinde şaşırmaktadırlar. Çanakkale’de gerçekleşen mucize tadındaki olaylar insanı hayrete düşürmeye devam etmektedir. 1915 yılında gerçekten insanüstü doğastü bir savaş yaşanmıştır. Bunu sadece biz değil her sene ülkemizi Çanakkale Zaferi vesilesi ile ziyaret eden Anzaklar da hissetmektedir. Onlarda dedelerinin Çanakkale’de savaştıklarını unutmamış Çanakkale’de olan bitenin farkında bir vaziyette saygılarını sunmak için bir vesile bularak ülkemizi Çanakkalemizi ziyaret etmektedirler.

    Tekrar yeni bir Çanakkale Zaferine ihtiyacımız olmaması için bu ülkede yaşayan her ferdin bu ruh ile çalışması ve ülkemizin üreffeh zeviyelere ulaşması için çalışması yeterli olacaktır. 1915 Çanakkale Deniz Zaferinin Türk gençliğine verdiği ilhamdan kuvvet alarak çok çalışması gerekmektedir.