Can Dostu

'Kısa Bilgiler' forumunda AyseL'm tarafından 17 Haziran 2010 tarihinde açılan konu


  1. Günün birinde askerde biri çok zengin biri ise çok fakir aradan günler geçer ve bunlar arkadaş olur birbirlerine söz verirler ne olursa olsun asla ayrılmıycaklar. Gün gelir ve askerlikleri biter ayrılık zamanı gelir. Biri şehire biri ise köyüne geri döner ama hep görüşürler. Bir gün fakir olan gencin düğünü olur ve zengin olan arkadaşınıda çağrır. Arkadaşı gelir ve düğünü olucağı gün fakir olana derki; - kardeşim ben seni alıcağın kızı çok beğendim bunu bana verirmisin der ve fakşir olan gençte şaşırır ama arkadaşı can dostu olduğu için al kardeşim senden kıymetlimi der ama içi içine yer ve çocuk kızı da köyden alıp şehre gider. Aradan aylar geçer ve fakir olan gencin anası ve babası ölür. Durumu daha da kötüye gitmeye başlar ve bir gün düşünürken benim bi can dostum var o bana yardım eder deyip köyden çıkıp can dostunun yanına gider. Gider ama evinde bulamaz uşağa sorar nerde diye uşak işi için şehir dışına çıktığını söyler. Günlerce gidip gelir ama evde bulamaz bir gün evin bahçesinin etrafında dolaşırken can dostunun camda arkasının dönük bi şekilde orda olduğunu görür ve dünyası başına yıkılır çok sevdiği can dostu onu evine almamış ve kedini yok dedirtmiştir. Günlerce ağlayan fakir genç yolda birgün yürürken karşıdan gelen yaşlı bir adamın yolda düşüp bayıldığını görür hemen koşar. Adamı kaldırır hasteneye götürür ve adam bu fakir genci çok sever ve derki; - hey genç benimle yaşarmısın benim oğlum yok benim manevi evladım ol der ve çocukta kabul eder. Adam çok zengindir günün birinde gencin manevi babası vefat eder ve bütün servetini bu gence bırakır ve artık genç için can dostunndan intikam zamanıdır ve kendine büyük bir köşk alır. Bu köşkte can dostunun evinin karşısındadır ve partiler vermeye başlar günün birinde sabah erken saatlerde zil çalar ve kapıyı açar karşısında yaşlı fakir bir kadın dilenci çıkar ve derki olum yatacak yerim yok günlerdir açım biraz yiyecek bişeyler istiyorum der. Genç hemen kadını içeri alır ve karnını doyurur ve yaşlı kadına derki benim annem yok bana bakıcak biride yok benimle yaşarmısın der ve kadın kabul eder genç yaşlı kadına anne demeye başlar günler aylar geçer ve günün birinde annesi gence olum artık yaşın geldi sana bir kız bulalım der gençte sen nasıl istersen anne der ve annesinden kız bulmasını ister. Günler sonra annesi gence kız bulduğunu syöler ve kızı eve davet eder genç kız eve gelir ve genç delikanlı şaşırır kalır. Çünkü kız dünyalar kadar güzeldir ve hemen evlenmek ister düğün hazırlıkları başlar ve düğün günü gelir çatar davetliler arasında eski can dostu vardır ve davetliler gelmeye başlar düğünün ortasında evlenen genç düğünü durdurur ve mikrofonu eline alır ve başlar anlatmaya derki benim bi can dostum vardı benim için canını vereceğini sölüyodu ama yapmadı benim en güzel günümde evleneceğim gün baş davetlim olarak geldi ve düğün günü benim evleneceğim kızı beğendiğini söleyip benden istedi ve bende verdim sonra ben çok fakirdim yiyecek ekmeğim bile yoktu bende kalktım candostum bana yardım eder diye onun yanına gittim ama beni evine almadı. Yüzüme bile bakmadı der tabi davetliler hayretler içinde kalır ve kim bu adi insan diye söylenmeye başlarlar ve en sonunda gencin can dostu dayanamayarak sahneye çıkar ve gencin elinden mikrofonu alır ve başlar anlatmaya; - evet o adi insan benim ama bunları neden yaptığımı kimse bilmiyor der ve anlatır. benim can dostumun köyde evleniceğı kız kötü bir kızdı ve ben onu tanıyodum aldım ve şehirde onu serbest bıraktım can dostum lekelenmesin diye sonra onu niye eve almadığımı söyleyeym; benim can dostum çok haysiyetli olduğu için onu evime almadım ona para vermedim çünkü o bunu kabul etmezdi bende ona kendi öz babamı gönderdim o kurtardığı yaşlı adam benim öz babamdı. Babam öldü ve bütün mirasını can dostuma bıraktı der ve can dostumun anneside yoktu bakıcak kimsesi yoktu ve ben ona kendi annemi gönderdim der ona bakması için ve son olarak şu masada oturan dünyalar güzeli kız benim öz kız kardeşimdir onuda evlenmesi için ben gönderdim der ve salonda gözyaşları sel olup gider ve iki can dostu birbirlerine sarılarak mutluluk tablosu çizerler unutmayınki hayatta sadece birtane ama birtane dostunuz olsun ama böylesi olsun.