Çalışan anneler, bebekleri ve beslenmeleri…

'Bebek Bakımı' forumunda EyLüL tarafından 16 Eylül 2011 tarihinde açılan konu


  1. Bebek Beslenmesi ve Çalışan Anneler
    Çalışan anne bebeklerinin beslenmesi
    Çalışan anneler ve bebekleri
    [​IMG]
    Çalışan annelerin ortak sıkıntılarından biri de çocuklarının beslenmesidir. Çalışan anneler bebeklerine yeterince zaman ayıramadıklarının üzüntüsünü akşam eve gidinceye kadar içlerinde taşır.

    Çalışan anne, bütün gün bebeğinden ayrı kalmanın vicdan azabıyla, çocuğuna bazı konularda özellikle de beslenme konusunda oldukça ısrarlı ve stresli davranabiliyor. Gün boyu aile büyükleri ya da bakıcısı tarafından bakımıyla ilgilenilen bebek ise, annesi eve gelince kendini bir yemek savaşının ortasında bulabiliyor.

    Eğer çocuğa zorla yemek yedirmeye çalışırsanız bunun kaçınılmaz sonucuna hazırlıklı olmalısınız.

    Unutmayın ki “Her zaman bebek kazanır“…

    Bebek beslenmesinde en sık yapılan üç hata ise şunlardır:

    - Bebek tombul olmalı
    - Son lokmaya kadar yemeli
    - Sık sık yemeli

    Biz biliyoruz ki “Tüm anneler (özellikle de Türk anneler) tombul, gürbüz bebeklere sahip olmak ister. Birbirleriyle de en çok bebeklerinin yemediği, az yediği, iştahsız olduğu üzerine konuşurlar. Özellikle de çalışan anneler eve geldiklerinde bebeklerinin yemek yemesi konusunda ısrarcı davranıp, sürekli olarak yemesiyle uğraşmaktadır. Tüm bunların sonunda da bebekler ya da çocuklar doktora götürülüp, ‘çocuğum kusmaya başladı’ denir”.

    Suçluluk duygusu ile karışık sofrada yaşanan bu problemleri, birkaç çözüm önerisi ve bazı pratik püf noktalarını bilerek aşabilirsiniz. Vereceğimiz bilgilerin hepsi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı sayın Dr. Sibel Kılıçaslan tarafından kontrol edilmiş ve onaylanmıştır. İçiniz rahat olsun

    Bebek için en iyisi tabi ki “Anne Sütü”:
    En baştan başlayalım. Hepimizin de bildiği gibi bebekler için en ideal ve sağlıklı besin anne sütüdür. Doğumdan sonra ilk altı ay boyunca anne sütü bebeğin bütün besinsel ihtiyaçlarını karşılar. Bu nedenle ilk altı ay bebeğe sadece anne sütü verilmelidir. İş yerlerinden bu süre boyunca uzak kalamayacak anneler, pompa kullanarak bebeklerinin onlar evde yokken de sağlıklı beslenmesini sağlayabilirler.

    Peki sağılmış anne sütü ne kadar süreyle saklanabilir?
    Bu, sütün hangi koşulda saklandığına bağlıdır. Anne sütü; oda sıcaklığında 4-6 saat, buzdolabının alt kısmında 24 saat, derin dondurucuda ise 6 ay güvenle saklanabilir. Bu süreden sonra mutlaka dökülmeli ve bebek için yenisi sağılmalıdır. Bu arada bir hatırlatma, sütü sakladığınız biberonun ucunda emziği olmadan, biberonun özel kapağı ile kapatarak dolaba koymalısınız.

    Donmuş süt nasıl eritilir ve ısıtılır?
    Donmuş süt öncelikle buzdolabının alt kısmına alınır. Burada buzları eridikten sonra oda ısısına konup 1 saat kadar bekletilir. Ardından sıcak su dolu kapta bekletilerek, bebeğin içebileceği ısıya gelmesi sağlanır.
    Önemli Not: Anne sütü ve yemek derin dondurucudan alındıktan sonra asla direk sıcak suya oturtulmaz, proteinler denatüre olur yani çoğunluğu parçalara ayrılır ve etkinliğini yitirir.

    ÇALIŞAN ANNENİN İŞTAHSIZ ÇOCUĞU !
    Her evde zaman zaman görülen bir sorun olsa da, çocukların iştahsızlığı çalışan anneler için büyük bir sorun olabilir. Bütün gün boyunca annesinden ayrı kalan çocuk, özlemini gidermek için yemek yemeği unutabilir. Bu durumda ilk yapılması gereken iştahsızlığın nedeninin öğrenilmesidir. Çocuğunuzla ilgilenen kişiden çocuğun gün boyunca tükettiği besinlerin miktarlarını ve çeşitlerini not etmesini ve yemek yerken sergilediği davranışları gözlemlemesini isteyin. Elde edeceğiniz bilgiler size sorunun ne olduğuna dair ipuçları verecektir. Gün boyu abur cubur tüketen, ayaküstü atıştıran, yemeklerden önce şekerli besinler tüketen çocuklar genelde iştahsız olur. Eve geldikten sonra çocuğa önce yemek vermek yerine önce biraz oyun oynamayı onu sakinleştirecek faaliyetler bulmayı deneyin. Siz yemek hazırlarken yanınızda şarkı söyleyebilir, resim yapabilir hatta size yardım bile edebilir. Mesela izin verin salatayı “salata kurutma kabında” o kurutsun. Bu işi birlikte yaparsanız hem kapağın açılıp salatanın etrafa saçılmasını engeller hem de onunla temasta bulunarak onu rahatlatabilirsiniz.

    Önce siz doğru beslenin!
    Çocukların ilk rol modellerinin sizler olduğunu unutmamalısınız. Çocuklar özellikle beslenme konusunda aile bireylerini örnek alır. Hiç sebze yemeyen, ayaküstü atıştıran ve düzenli beslenmeyen biri iseniz, çocuğunuzdan beslenme konusunda harikalar yaratmasını bekleyemezsiniz. Gün boyunca sizden uzakta kaldığı için akşamları sizi çok dikkatli gözlemleyecek ve yaptıklarınızı yapmaya çalışacak olan çocuğunuzun sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmasını istiyorsanız, başta siz ona örnek olun.

    Aile sofraları çalışan anneler için daha önemlidir!
    Aile sofraları, tüm gün ailesinden uzak kalan çocukların, aile özlemlerini gidermesi, onlarla sohbet etme imkânı yakalaması ve doğru beslenme alışkanlıkları kazanması açısından son derece önemlidir. Akşam yemeklerinin saatlerinin belli olması ve bütün aile bireyleri ile sofrada yemek yenmesi gerekir. Aile sofraları ile ilgili diğer önemli nokta ise, sofrada tartışmamaya dikkat edilmesidir. Çocukla sofrada yemek ile ilgili yapılacak tartışmalar, onu daha fazla yemeye zorlama ya da başka çocuklarla kıyaslama hem yemeğe, hem de size karşı direnç oluşturmasına neden olur.

    Sofraya olan ilgisini çekin…
    Akşam eve geldiğinizde çocuğunuzun bütün ilgisi size kayıyor ve yemek ile ilgilenmiyorsa sofraya olan ilgisini çekmeye çalışın. Çocuklar için üretilmiş çatal ve kaşıklar, süslü kâğıt peçeteler kullanın. Yemekleri tabağa ilgisini çekecek şekilde yerleştirin. Örneğin meyvelerden bir bebek yapın.

    Yemeğin ödül olmadığını unutmayın…
    Beslenme, bir ödül değil yaşamımızı devam ettirmemiz için gerekli olan ve hayat kalitemizi etkileyen bir olgudur. Çalışan annelerin çocuklarının beslenmesi ile ilgili en sık yaptığı hata beslenmede ödüllendirmeye gitmek ya da besini ödül olarak görmektir. Çocuğundan uzak kalmanın kimi zaman yarattığı endişe ve suçluluk duygusu annelerin çocuklarına sürekli yiyecek bir şeyler satın almasına veya onları restoranlara götürmeleri ile sonuçlanabilir.
    Fakat bu çeşit bir beslenme tarzı çocuğun sağlıksız kilo almasına ve yanlış beslenme alışkanlıkları kazanmasına neden olur. Unutmayın ki, çocuğunuzu mutlu eden en büyük boy cips, en büyük boy menü veya en gösterişli çikolata değil, sizinle kaliteli zaman geçirmesidir.

    Mutfağa yeteri kadar vakit ayıramıyorsanız…
    Çalışan annelerin bir sorunu da iş yaşamında yaşadığı yoğunluk nedeni ile mutfaklarına yeteri kadar ilgi gösterememeleridir. Fakat işe yarar bir mutfak planı bu sorunu ortadan kaldırır.

    Alışveriş listenizi mutfakta göz önünde bir yere asın. Yemek hazırlarken biten ve almanız gereken her ürünü üzerine not edin.
    Alışveriş sırasında bir dahaki alışveriş zamanınıza kadar yetecek miktarda ürün satın almaya özen gösterin.
    Alışveriş sırasında olası acil durumlar için kullanabileceğiniz donmuş sebze ve balıklardan alın.
    Hafta sonu, haftanın ilk günleri için yetecek miktarda yemek yapın. Yemek ısıtmak için ise tüketilecek kadar miktarda alıp, geri kalanını dolaptan çıkarmayın. Bu şekilde yemeği hiç ısıtmadan 2 gün muhafaza edebilecekken, ısıtılmış yemeği 24 saat içinde dökmeniz gerekir.
    İşten geç çıktığınızda ve yemek yapmak için süreniz sınırlı olduğunda ızgara et, salata, ayran ve ekmekten oluşan hafif ve hızlı bir menüden yardım alın.
    Yemek yapmak için çok geç kaldığınızda menemen, ayran ve ekmekten oluşan bir menü kurtarıcınız olacaktır.
    Çocukların ve sizin haftada 2–3 kez balık tüketmesi gerekir. Evde balık yapma şansınız yoksa yemek yapmaya vaktiniz kalmadığı günlerde ailecek dışarıda ızgara balık yemeye gidebilirsiniz ya da sipariş edebilirsiniz. Şimdilerde dondurulmuş balıklar da çocuklar ve aileler tarafından oldukça sık tercih ediliyor. Eğer vaktiniz yoksa bu tip ürünleri rahatlıkla tüketebilirsiniz. Hem çabuk ve hem de çocuklar için oldukça sağlıklı bir öğün olacaktır.
    Çocuk henüz aile mutfağındaki yemekleri tüketme yaşına gelmemişse; haftasonu ona 1 hafta yetecek kadar yemek pişirebilir, kaynatılmış ve iyi kurulanmış kapaklı küçük cam kavanozlara (tek seferde tüketebileceği kadar) doldurup, yemekler soğuduktan sonra derin dondurucuda muhafaza edebilirsiniz. Sabah ilk iş olarak (siz ya da bebekle ilgilenen kişi) dondurucudan 1 adet kavanozu buzdolabının alt rafına koyarak yemeğin sağlıklı bir şekilde eriyip ısıtılmaya hazır hale gelmesini sağlayabilirsiniz.