Çağ Başında

'Damak Keyfi' forumunda incitanem tarafından 14 Ekim 2008 tarihinde açılan konu


  1. Çağ Başında

    bir görünmez duvar indi
    bilmeden aştığımız çizgiye
    öncesi dumanlar içinde
    bir efsane şimdi

    avucumuza soğuk çarpan
    duvarın ardında gördüğümüz
    değil miydi dün yürüdüğümüz çayır
    şimdi bir yeşil pan
    eski ormanlara kaçmadadır

    bize doğru koşan tunç yüzlü kahramanalar
    yansıyınca görünmeyen duvardan
    günbatışında güneşlenir
    batar yüce dağlardan
    tunç yüzlü kahramanlar
    daha dün biz değil miydik onlar

    ve duaya başlarken son umutla biz
    yıkılır tapınaklar ardarda
    dönerler dağlarına tanrılar
    kırılır dualar duvarda

    çekilen sular gibi çekilmiş
    saydam duvar ardına dün
    bir çorak dünya kalmış bize
    boşlukta bir gün

    korkuyla döndük duvardan
    bir umutla baktık yarına
    yarın yaratılmamıştı yarın
    kaldırdık başımızı kapanan göğe
    izi yok tanrıların

    ne yaratmak gelir elimizden
    ne ölmek gelir gönlümüzden

    içimizde bir ürküntü bir yalnızlık
    sulardan ve çayırdan son kalan
    kadınlarımıza sarıldık

    tekerleği dönüyordu çağların
    yaklaşıyordu bize doğru
    bir yaratılmamış yarın

    ne ölmek gelir gönlümüzden
    ne yaratmak gelir elimizden

    Bülent Ecevit