Cafer Huza Kimdir

'Biyografi' forumunda EyLüL tarafından 11 Nisan 2012 tarihinde açılan konu


  1. Cafer Huza Hayatı



    Cafer Huza Biyografisi

    Cafer Huza Onuncu yüzyılda yaşamış evliyadan. İsmi Cafer, künyesi Ebu Muhammed’dir. Doğum tarihi ve yeri bilinmemektedir. 952 (H.341) senesinde Şiraz’da vefat etti. Kabri Şiraz’dadır.

    İran-Irak taraflarında yaşamış olan Cafer Huza, zamânının usûlüne göre bir çok âlimden ders aldı. Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin ve onun asrında yaşamış velîlerin sohbetlerinde bulundu. Tasavvuf yolunda ilerledi. Zamânında yaşayan âlim ve velîler onun ilim ve mârifetteki üstünlüğünü kabûl ettiler. İmâm-ı Şiblî hazretleri onun üstün hâllerini ve menkıbelerini anlatırdı. Bendâr bin Hüseyin de onun üstünlüğü hakkında; “Hal ve yaşayışta Câfer Huzâ’dan daha yüksek kimse görmedim.” derdi.

    Câfer Huzâ güzel ahlak sahibi olup, dünyâya meyletmezdi. Türlü nimetler içinde bulunduğu hâlde, Allahü tealayı anmaktan bir an geri kalmazdı. Hattâ onu nîmetler içinde görenler hâl sâhibi bir velî olduğuna ihtimal vermezlerdi. Bir gün Müemmil-i Hasas, Ebû Abdullah Hanif’e dedi ki, “Yürü git. Câfer Huzâ ne hâldedir bir öğren.”Ebû Abdullah Hanîf gidip Câfer’i buldu. O, bir halı üzerinde oturmuş, etrâfı yastıklarla döşenmiş, sırtında Şîraz kumaşından elbise, başında takkesi olduğu halde güzel bir saraydaydı. Ebû Abdullah Hanîf içeri girip selâm verdi. Onun selâmına cevap veren Câfer Huzâ, hâlini hâtırını sordu. Biraz sonra mutfak vazîfelisi içeriye üzerinde türlü yiyecekler olan bir sini getirdi. Ebû Abdullah Hanîf gitmek üzere müsâde istedi. Câfer Huzâ; “Oturun birlikte yemek yiyelim.” dedi. Ebû Abdullah Hanîf oruçlu olduğunu bildirerek yanından ayrıldı. Müemmil’in yanına gidince ona; “Câfer ne hâldedir?” diye sordu. Ebû Abdullah Hanîf gördüklerini anlattı. Câfer Huzâ’nın böyle hâl içerisinde bulunacağına ihtimâl vermeyen Müemmil; “Yâ Rabbî! Bize selâmet ve âfiyet ver.” diyerek hayretini belirtti.

    Câfer Huzâ’nın vefâtına yakın, yanına sûfî, derviş elbisesi giymiş biri geldi. O kimseye bakıp; “Bu tâifenin yâni tasavvuf ehlinin bâtını harâb olduğu zaman, zâhiri süslüdür. Zâhiri harâb olanların ise bâtınları güzeldir.” buyurdu.

    Cafer Huza 952 (H.341) senesinde vefat etti. Şîraz’da defnedildi.