Cabir Bin Abdullah'ın Hayatı

'İslami Bilgiler' forumunda Semerkand tarafından 14 Şubat 2012 tarihinde açılan konu


  1. Hz.Cabir R.a
    Cabir Bin Abdullah'ın Hayatı
    sahabe Cabir Bin Abdullah
    604/697
    Cabir bin Abdullah'ın babası, İkinci Akabe Biatı'nda bulunarak İslam'a girmiştir. Cabir bu sırada henüz 18-19 yaşlarında bulunuyordu. Bedir ve Uhud savaşlarına katılmak istediyse de babası ona engel olmuştur. Cabir'in babası Abdullah, Uhud Savaşı'nda şehit düştü. Cabir bu konuda şunları söylemiştir: "Babam Uhud'da şehit edildi. Kız kardeşim bana bir deve vererek: "Git babanı bu deve ile taşı, onu Selemeoğullarının kabristanına defnet." dedi. Ben birkaç kişi ile savaş alanına gittim. Benim oraya varış haberim Allah Rasulü'ne (s.a.v.) ulaşınca, beni yanına çağırttı. Allah Rasulü o sırada Uhud'da bulunuyordu. Şöyle buyurdu: "Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin olsun ki, Abdullah da ancak kardeşleri (Uhud şehitleri) ile birlikte gömülecektir. Bunun üzerine babam arkadaşları ile birlikte Uhud'a defnedildi.

    Hazreti Cabir, Allah Rasulü'nden 1540 hadis rivayet etmiştir. Sahabe ve Tabiundan bazı kimseler Cabir İbn Abdullah'a gelirler ve ondan hadis öğrenirlerdi. Cabir b. Abdullah Mescidi Nebevi de kendisine ait bir halkada hadis öğretirdi.

    Cabir ibn Abdullah bizzat kendisinin Resulullahdan işitmediği, fakat ravisinin Abdullah ibn Uneys olduğunu öğrendiği bir hadisi kaynağından öğrenmek için Şama bir ay süren yolculuk yapmıştır.

    Bu olayı kendisi şöyle nakleder: Ravisi sahabeden olan bir hadis işittim. Derhal bir deve aldım, ona binerek bir ay süren bir yolculuktan sonra Şam'a geldim. Bir de baktım ki Abdullah ibn Üneys ordadır. Kapıcısına, Cabirin kapıda olduğunu ona söyle dedim. Abdullah çıktı, evin kapısında karşılaşınca, Cabir İbn Abdullah dedi ve hemen boynuma sarıldı. Evet, benim bilmediğim bir hadisi, senin Resulullahdan işitmiş olduğunu öğrenince sana geldim, dedim. Bunun üzerine o, Allah Rsulünden duyduğu Allah kıyamet günü insanları çıplak ve sünnetsiz olarak haşredecektir hadisini rivayet etti.

    Cabir bir defasında da bir tek hadisi öğrenmek için Mısırda bulunan Ukbe İbn Amire yolculuk etmiş, hadisi öğrendikten sonra tekrar Medineye dönmüştür.

    Cabir ibn Abdullah Resulullahla uzun müddet sohbet etmiş ve Resulullahın vefatından sonra da uzun süre yaşadığı için çok hadis rivayet etmiştir.

    Cabir ibn Abdullah sünneti iyi bilmekteydi. Sünnet hafızlarından sayılmıştır. O sadece Hz. Peygamberden değil, Hz. Ebu Bekr, Hz. Ömer, Hz. Ali, Ebu Ubeyde, Talha, Muaz İbn Cebel, Ammar İbn Yasir, Halid İbn Velid, Ebu Said, Abdullah İbn Üneys, Ümmü Şerik ve Ümmü Malikden de hadis öğrenmiştir.

    Hz. Cabir, hadis öğrenim ve öğretimini sistemli hale sokanlardan biridir. O Medinede Mescidün-Nebide kurduğu ders halkasında muntazaman hadis okutmuştur. Onun bu halkası tavsiye edilen bir meclis olmuş, kendisine muhtelif yerlerden ilim öğrenme maksadı ile gelinmiştir. Ebuz-Zubeyr kendisini Ata’nın Cabire gönderdiğini ve onlar için hadisler öğrendiğini ifade ettikten sonra Cabir ibn Abdullah, sika ve çok hadis biliyordu demek süreti ile onun rivayetlerinin sağlamlığına ve ilminin genişliğine işaret etmektedir.

    Hz. Peygamberden çok hadis rivayet etmiş bulunan Cabir İbn Abdullah Resulullahdan bir çok faydalı ilim ahzetmiştir. Kendisinin Hacc Menasiki ile ilgili rivayetlerini toplayan bir sahifesi vardır. Rabi’ İbn Sad, Cabir’i, İbn Sabit’în yanında bir takım yassı maddelere hadis yazarken gördüğünü söylemektedir. Ebuz-Zübeyr, Ebu Süfyan ve eş-Şa’bi, Cabir’den hadis dinleyip ders almışlardır. Onların Cabir’den işittikleri hadislerin ekserisi bu sahifeden idi. Mücahid Cabirin sahifesinden hadis rivayet ederdi.

    Cabir ibn Abdullah aynı zamanda hadis yazdırmıştır. Bu konuda Abdullah ibn Muhammed ibn Ukaylin rivayeti şöyledir: Ben ve Ebu Cafer, Cabir İbn Abdullaha giderek kendisinden yanımızda bulunan küçük levhalara hadis yazıyorduk. Süleyman ibn Kays el Yeşkuri de Ebu Hatimin ifadesine göre Cabirin Huzurunda oturarak ders almış ve ondan bir sahife yazmıştır.

    Sahabe Ve Hadis Rivayetleri Dr. Nevzat Aşık