buzulların erimesinin nedenleri ve sonuçları

'Ders notları' forumunda Misafir tarafından 12 Aralık 2010 tarihinde açılan konu


  1. Buzulların erimesinin nedeni, sonucu

    Bir buz kütlesi, diğer herhangi bir zemin veya kaya kütlesi gibi yamaç aşağıya hareket edebilir. Bu, hareket eden veya eskiden etmiş olduğu anlaşılan buz kütlelerine buzul denir.

    Bu kütleler iki başlıkta incelenir: kıtasal buzullar (continental glaciers) ve vadi buzulları (valley glaciers). Bir buzulun başlangıcında çok miktarda yağan ve yazın erimeyen kar vardır. Kar yavaş yavaş buza dönüşerek hareket etmeye başlar ve bir buzul oluşur. Buzulların oluşabilmesi için, karın yıl boyunca yerde kalabilmesi, bunun için de düşük sıcaklıklar gerekmektedir. Bu da ya yüksek enlemde yerlerde, ya da topoğrafik olarak yüksek kesimlerde gerçekleşebilir. Kutup bölgelerinde deniz seviyesinde buzulların oluşabilmesi veya kalabilmesine karşın, Orta Afrika'da bu seviye, Kilimanjaro dağlarında 5500 metreye ulaşmaktadır.

    Kar ve buzul oluşumu, nem ve soğuk gereksinmektedir. Buzullar, dağlık alanlarda nemli rüzgarların yağış bıraktıkları kısımda gelişebilirler fakat yağış gölgesinin olduğu diğer dağ yamacı kuru ve buzulsuz olacaktır (bakınız yağış gölgesi). Güney Amerika'nın And dağlarında hakim rüzgarlar doğudan estikleri için, bu dağların doğu kısımları buzullu, batı kısımları ise karsız ve buzulsuzdur.

    Bir buzulun bir yılda kaybettiği toplam buz miktarına yüzeyden erime (ablation) denir. Buzulların erimesinin nedenleri şu şekildedir:

    Buz eridiğinde - örneğin buzulun hareketleri sonucu daha sıcak kesimlere gelmesi ile buzul malzeme kaybeder; buzdağları oluşumu ile; bir buzul kıyıya geldiğinde, buz parçaları kırılarak denize düşerler.

    Süblimasyon: soğuk kesimlerde buz, doğrudan katı halden gaz haline geçebilir; rüzgar aşındırması: kuvvetli rüzgarlar, buzu eriterek ve süblimasyonla aşındırabilir.

    Birikme ile yüzeyden erimenin farkı buzul bilançosunu verir. Bu fark uzunca bir süre için sıfırsa buzul harekette olsa bile hacmi değişmez. Böyle bir buzulda, üst kesimlerde karla birikme, alt kesimlerde ise yüzeyden erime ile buz kaybı olur. Antarktika buzullarının bir kesiminde yapılan bir araştırma, 1936-1992 arasında özellikle 1966'dan sonra buzul kütlesinin önemli miktarda azaldığını göstermektedir. Bu, küresel ısınmanın olduğunu gösteren bir delil sayılabilir.

    Temelden kayma, temel ile buzul arasındakı kısmın sıcaklığına bağlıdır. Buzulların alt kesimlerinde temele uyguladıkları basınç, buz kütlesinin yüksekliği nedeni ile çok büyüktür. Basınç arttıkça erimenin de artması ile, buzulun alt kesimlerinde buz eriyebilir ve bir yağ gibi kaydırıcı etkisi olan bir su tabakası oluşabilir. Bu suyun oluşumu, donma noktasının altında sıcaklıklarda dahi olabilir buz pateninde, patenin altındaki ince çelik sırtın buzda yaptığı büyük basınçla buzu eritmesi ve kayma olması gibi.
    Alıntı