Burun Kanaması

'Hastalıklar' forumunda HazaN tarafından 9 Kasım 2008 tarihinde açılan konu


  1. Burun boşluğu duvarlarındaki ince kan damarlarının yırtılması sonucunda burun boşluğuna kan sızması; daha çok çocuklarda görülen ve genellikle pek önemli olmayan bir rahatsızlıktır. İltihap, küçük yaralar, polip türü doku büyümeleri ve kafaya gelen ağır darbeler burun kanamasına yol açabilir; ayrıca kan basıncının artması, ateşli hastalıklar, iskorbüt ya da hemofili gibi hastalıklarda da burun kanaması görülebilir. Dinlenme, burna soğuk ve basınç uygulanması genellikle kanamayı durdurmaya yeterli olursa da bazen doktor müdahalesi gerekebilir.

    Kişinin vücudunun herhangi bir yerinden kan geldiğini görmesi son derece tedirgin edici ve paniğe sürükleyici bir durumdur. Hele hele tam yüzümüzün ortasından, en görünür yerden yani burundan kan gelmesi ve bol miktardaki kanamalar gerçekten korkutucudur.

    Birçok nedenden dolayı burnumuz kanayabilir. Basit bir gribal enfeksiyon sırasında, burnumuza aldığımız bir darbeden dolayı, sinüzit, rinit gibi enfeksiyonlarda ve bazı doğumsal bozukluklara bağlı burun kanamaları görülebilir. Burun kanamalarının en sık nedenlerinden biri yüksek tansiyona bağlı kanamalardır. Özellikle tansiyon yükselmesinin en sık bulgusu olan baş ağrısı sonrasında burun kanayarak rahatlama hissi verebilir. İşte bu durumda belki de burun kanaması hayatınızı kurtarmıştır. Burun içindeki damarlar son derece narin ve yüzeyseldir. Bu nedenle vücudun en kolay kanayan bölgesidir. Tansiyon yani damarlardaki kan basıncı yükseldiğinde tıpkı bir düdüklü tencerenin içindeki basınçlı havanın dışarı çıkmak istediği gibi kan da damar dışına çıkıp kanamaya neden olabilir. Düdüklü tencerelerdeki düdük hava kaçırarak tencerenin patlamasına engel olur. Burun, tıpkı bu örnekte olduğu gibi kanayarak beyin gibi yaşamsal organ kanamalarına neden olmadan tansiyonun düşmesini sağlar. Kanama sonrası tansiyon normale ulaşınca kanama durur. Böylece burun, tansiyon yüksekliğine bağlı kanamaları sayesinde vücudumuzu daha önemli kanamalardan koruyan bir mekanizma haline dönüşür.

    Ancak burnun ön bölgesinden kaynaklanmayan ve burun arkası kanamalar dediğimiz, müdahale edilmesi zor olan kanamalar bu koruma mekanizmasını tehlikeli hale de getirebilir. Bu nedenle uzun süren ve tansiyon normal olmasına rağmen devam eden kanamaların mutlaka müdahale edilerek durdurulması gerekir. Elbette burun kanaları yalnızca tansiyona bağlı değildir. Kanamaya neden olan faktörlerin mutlaka araştırılması ve kişide kanamaya yol açabilecek başka hastalıkların olmadığının saptanması gerekmektedir. Özellikle sık sık burun kanaması olan ve uzun süre bu kanamaları durmayan kişilerde kanama ve pıhtılaşma bozuklukları araştırılmalıdır. Çocuklarda ise en sık burun kanaması nedeni geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonlarıdır. Bunun yanında alerji nedeniyle burnunu kaşıyan çocuklarda da kronik tahrişe bağlı kanamalar olabilir.

    Araştırmalar sonrasında önemli bir hastalığa bağlı olmadığı saptanmış burun kanamalarından korkmayın. Unutulmamalıdır ki burun kanamalarının yüzde 95'i burun ön bölgesinden kaynaklanmaktadır. Önemli olan böyle bir durumda nasıl müdahale edebileceğimizi bilmemizdir.

    - Öncelikle başımızı dik tutmalı ve kalp seviyesinden yüksekte olmasına dikkat etmeliyiz.
    - Burnumuza mümkünse buzlu su yoksa musluktan bol su çekerek burun içini temiz ve soğuk hale getirmeliyiz.
    - Kanama hala durmamışsa burun deliklerimizi sıkabildiğimiz en güçlü şekilde sıkarak 5-10 dk. beklemeliyiz (Yeterli basınçla sıktığımızı elimizi bıraktığımızda burun derisinin beyazlamasından anlayabiliriz).
    - Gazlı bez ya da pamuk tamponlarla kanama bölgesine basınç uygulayabiliriz. Ancak kanama hangi tarata olursa olsun bu tamponu çift taraflı yapmakta yarar vardır.
    - Tüm bunlara rağmen durmayan burun kanamalarında mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmalıyız.
    Sonuç olarak bizi sıklıkla korkutan burun kanaması çoğunlukla basitçe tedavi edilen ve kimi zaman yaşamımızı daha büyük tehditlere karşı koruyan bir hastalıktır. Zamanında ve doğru önlemlerle bu kanamalardan kurtulabilir ve tansiyon konusunda daha uyanık olarak vücudumuzu tehlikelerden korumuş oluruz.