Bursanın Tarihi Yerleri

Konusu 'Marmara Bölgesi' forumundadır ve Ezlem tarafından 30 Ocak 2011 başlatılmıştır.

  1. Ezlem Üye




    Bursa İli Tarihi Yerleri​


    ÇOBAN BEY TÜRBESİ

    Umurbey Mahallesinde, kendi adıyla anılan sokakta yer alan türbe, Osmanlı İmparatorluğunun kurucularından Osman Bey’in oğlu Çoban Bey’e aittir. Yapım tarihini belirleyen yazıtı bulunmamaktadır. XIV. yüzyıl başlarında yapıldığı yazılı kaynaklarda belirtilmektedir.

    Yer yer moloz taş ve tuğla malzemenin bir arada kullanıldığı yapı, 6.45 x 6.45metre iç ölçüsünde, kare planlı, üzeri basık bir kubbe ile örtülüdür. Beden duvarlarından kubbeye geçiş üçgenler aracılığı ile sağlanmıştır. Kubbe dıştan betonla kaplı ve iki sıra kirpi saçaklıdır. Yapının içi sıvasız olup bakımsız bir haldedir.

    Giriş kapısı tuğladan yapılmış, sivri alınlıklıdır. Güney ve doğu yönündeki altlı üstlü ikişer pencere ile içerinin aydınlanması sağlanmıştır. Batıdaki pencereler ile kapı üstündeki pencere sonradan örülerek kapatılmıştır.

    DEVLET HATUN TÜRBESİ

    Yeşil Külliyesinin altında, Meydancık Semtinde bulunmaktadır. Çelebi Sultan Mehmet tarafından annesi Germiyanoğlu Yakup Bey’in kızı Devlet Hatun için 816 H.(1414)yılında yaptırılmıştır. Sivri külahlı, içten kubbeli, yanları açık bir türbedir.

    Yapı dıştan dışa 5.75 x 5.75metre ölçüsündedir. Tamamı mermerden yapılmış, köşelerde gönye ayaklar üstüne, ortada ise silindirik sütunlara basan sekiz sivri kemere sahiptir. İçeride kırk sekiz dilimli helezoni kubbe, dıştan yüksek kasnağa oturan kurşunla kaplı bir külahı bulunmaktadır. Kubbe kasnağında baklava motifleri veren bir kuşak yer almaktadır. Yapı külahlı türbelerin Osmanlılar döneminde yapılan en son örneği olması nedeniyle önem taşımaktadır.

    EBE HATUN TÜRBESİ

    Muradiye Cami hazır esinde yer alan, Fatih Sultan Mehmet’in ebesine ait türbede kitabe bulunmamaktadır.

    Yapı dıştan dışa 4.46 x 4.46metre boyutlarında, oldukça düzgün kare planlı, taş ve tuğla ile örülmüş ayakları birbirine bağlayan sivri kemerler üzerine oturan bir kubbeye sahip, yanları açık bir türbedir. Kemerlerin üzengi düzeyinin hemen alt kısmında ahşap gergiler yer almaktadır. İki sıra kirpi saçağa sahip kubbenin üzeri dıştan kurşunla kaplıdır. Yerden bir metre yükseklikte, mermerden Ebe Hatun’un sandukası bulunmaktadır.

    EBU İSHAK CAMİ ÖNÜNDEKİ TÜRBE

    Ebu ishak cami önünde yer alan türbe, XV. yüzyıl da yaptırılmıştır. Dikdörtgen planlı, üzeri çatı ile örtülü olup moloz taşla inşa edilmiştir. Kuzey duvarında aslanağzı biçiminde bir çörteni bulunmaktadır.

    Türbedeki tek sanduka başucunda (Abdullah Mustafa) yazılıdır. Sandukanın yanları çini parçacıkları ile süslüdür. 31-182-34

    EMİR SULTAN TÜRBESİ


    Emir Sultan Semtinde, Emir Sultan Cami yanında bulunan türbede; Emir Sultan, oğlu Emir Ali, zevcesi Hundi Hatun ve iki kızı yatmaktadır. Emir Sultan Buhara’da doğmuş, kendisi Es-Seyyid Şemsüddin Mehmet bin Aliyyül Buhari olarak bilinir. Dönemin önemli bilginlerindendir. 1391 yılında Bursa’ya gelmiş ve Yıldırım Bayezıd’ın kızı Hundi Hatun’la evlenmiştir. 1429 yılında veba hastalığına yakalanarak vefat etmiştir.

    Türbenin orijinal yapısından bugüne pek bir şey kalmamıştır. Bugünkü türbe 1868 yılında Sultan Aziz tarafından yenilenmiştir. Sekizgen planlı yapının üzeri dıştan kurşunla kaplı bir kubbeyle örtülüdür. Türbe; avlu düzeyinden bir metre daha aşağıdadır. Giriş kapısı doğu yönündedir. Kapının bulunduğu doğu cephesi beden duvarları hariç diğer cephelerde yuvarlak kemerli, geniş birer pencere bulunmaktadır.

    GAZİ TİMUR TAŞ PAŞA TÜRBESİ

    Çukur hamamın karşısındaki sekinin dibinde, birisi Gazi timurtaş Paşa’ya ait üç kabir bulunmaktadır. 1949 yılında kabirleri içine alan yeni bir türbe yapılmıştır.

    GÜLÇİÇEK HATUN TÜRBESİ

    I. Murat Hüdavendiğar’ın eşi Yıldırım Bayezıd’ın annesi Gülçiçek Hatun’a ait olan türbe, Altıparmak Semtinde, Sarıklı Değirmen Sokağında yer almaktadır. Padişah analarından kendi adına türbesi olan ilk kadındır.

    Kare planlı yapı, tek kubbeyle örtülüdür. Kabirlerin bulunduğu mekânın önünde, yanları kapalı revaklı bir bölüm yer almaktadır. Eskiden çatı ile örtülü revakın üzeri bugün yıkılmış durumdadır.

    Üç sıra tuğla, bir sıra kefeki taş dizisiyle örülmüş beden duvarlarının kalınlığı 0.85metredir. Cephelerin dış köşeleri kesme kefeki taşla örülmüştür. Beden duvarlarından kubbeye geçiş içeride üçgenler aracılığı ile sağlanmıştır. Kubbe; kesme taşla örülmüş sekizgen bir kasnağa oturtulmuştur.

    Giriş kapısı, tuğla işçiliği ile yapılmış, iç içe iki yuvarlak kemere ve mermer söveye sahiptir.

    Türbede Gül çiçek Hatun’dan başka kimliği bilinemeyen üç kişiye ait sandukalar bulunmaktadır.

    GÜLRUH SULTAN TÜRBESİ

    Muradiye Cami haziresinin batı yönünde bulunan türbe, 1502 yılında vefat eden II. Bayezıd’ın karısı ve Alem şah’ın annesi Gülruh Sultan’a aittir.

    Kare planlı türbenin bir sıra kesme taş ve üç sıra tuğla dizilerinden yapılmış olan beden duvarları kirpi saçaklarla sonuçlanmaktadır. Mekânın üzerine sekizgen kasnağa oturan bir kubbe örtmektedir. Sivri kemerli girişi küçük bir eyvan biçimindedir. Kapı, basık kemerli, mermer söveli olup kav sarası beş sıra stalâktitlerle düzenlenmiştir. Giriş eyvanının sağ ve solunda mihrabiyeler bulunmaktadır.

    Beden duvarları üzerinde bulunan sekiz pencere, mermer söveli ve sivri kemer alınlıklıdır. Kubbe kasnağındaki dört pencere ise sivri kemerli, alçı şebekelidir. İçeride kubbeye geçişler stalâktitli tromplarla sağlanmıştır. Çok renkli kalem işi ile bezeli olan beden duvarları sonradan badanayla kapatılarak üzerine sade kalem işi tezyinat yapılmıştır. Kapı ve pencere kapakları yapıldığı döneme ait ahşap işçiliğinin güzel birer örnekleridir.

    İçeride Gülruh Sultan’dan başka kızı Kamer Sultan, Alem şah’ın oğlu Osman ve kızı Fatma’ya ait mermer sandukalar yer almaktadır.

    GÜLŞAH HATUN TÜRBESİ

    Muradiye bloku içinde yer alan türbe XV. yüzyılda yaptırılmıştır. Türbe Fatih Sultan Mehmet’in eşlerinden, Şehzade Mustafa’nın annesi Gülşah Hatun’a aittir.

    Küçük eyvan görümündeki bir girişe sahip türbede ana hacim kare planlıdır. Kubbe içeriden baklava motifleri veren bir kuşağa, dıştan sekizgen kasnağa oturmaktadır. Duvar kalınlıkları 0.82 x 0.85metre arasında farklılık göstermektedirler. Beden duvarlarındaki sivri kemer alınlıklı, mermer söveli altı pencere ile kasnakta bulunan dört sivri kemerli, alçı şebekeli pencere içerinin aydınlanmasını sağlamıştır. Girişteki küçük eyvanın iki yanında mihrabiyeler bulunmaktadır. Kapı sövesi mermer olup üstüne tuğlarla dokuz dilimli bir taç işlenmiştir.

    Duvarları iki sıra tuğla, bir sıra taş ile örülmüştür. Alt silmede bir, kubbede iki sıra kirpi saçakla duvarlar sonuçlandırılmıştır.

    Türbenin içinde biri Gülşah Hatun’a, diğeri II. Bayezıd’ın oğlu Şehzade Ali’ye ait mermerden yapılmış iki sanduka yer almaktadır.

    HAMZA BEY TÜRBESİ

    Hamza Bey Semtinde, Hamza Bey Camisinin güneybatısında XV.yy. yaptırılan türbe,Çelebi Sultan Mehmet’in Kumandanı, II. Murat’ın Veziri Hamza Bey’e aittir.

    İzmir’in Fatihi, İstanbul’un Fethinde, Rumeli orduları kumandanı olan Hamza Bey, Fatih Sultan Mehmet’in Romanya’ya yolladığı elçilik heyetinde bulunmuş, Kazıklı Voyvoda tarafından yirmibin civarındaki köylü ve arkadaşları ile birlikte 1461 yılında kazıklara geçirilmek suretiyle şehit edilmiştir. Naaşı Bursa’ya getirilip bu türbeye gömülmüştür.

    Kesme taş ve tuğla malzemenin bir arada kullanıldığı yapı sekizgen bir alana sahip olup üzeri kubbe ile örtülüdür. Bir metre kalınlığındaki duvarları iki sıra kirpi saçak dizisi ile nihayetleşir. Dıştan kurşunla kaplı kubbe sekizgen bir kansak üzerine oturmaktadır. Türbeye giriş doğu yönünde küçük eyvanlı bir kapıdan sağlanmakta, eyvanın sağ ve solunda mihrabiyeler bulunmaktadır. Yapının beden duvarlarındaki sivri kemer alınlıklı, mermer söveli, demir parmaklıklı, altı pencere ile üstte dilimli çerçeveye sahip alçı şebekeli, renkli camlı sekiz pencere ile aydınlanması sağlanmıştır.

    HATİCE SULTAN TÜRBESİ

    Kükürtlü Hamam’ın güneydoğusunda yer alan türbeyi II.Bayezıd’ın kızı,(Kara Mustafa Paşa’nın Hanımı)Hatice Sultan için Bursa Subaşısı Mehmed Bey yaptırmıştır.

    XVI. yüzyıl başlarında gerçekleştirilmiş olan kare planlı yapı,üçgen geçişli ve dıştan sekizgen kasnaklı kubbeye sahiptir.Eserin güneyindeki tonoz örtülü revaklı bölümle birlikte boyuna uzanan dikdörtgen bir plan oluşturmaktadır.Pencerelerin üst söve yüksekliğine kadar kesme kefeki taş ve mermer dizisi ile örülmüş duvarlar,tuğla-kesme taş dizisi ile son bulmaktadır.Kubbenin üzeri dıştan kurşunla kaplıdır.

    Kasnakta üç,batı ve doğu duvarında ikişer pencere mevcuttur.Revaklı bölümün yanları kapalı olup,dört mermer sütuna oturan,üç sivri kemere sahiptir.

    I. MURAD (HÜDAVENDİGAR)TÜRBESİ

    Çekirge semtinde, I.Murat (Hüdavendigar) Camisinin kuzeybatısında bulunan türbe, Yıldırım Bayezıd tarafından 1389 yılında I. Kosova Savaşında şehit olan I.Murat (Hüdavendigar) için yaptırılmıştır. Ancak 1854 yılında deprem sonucu türbenin tamamının yıkıldığı, sonradan temelleri üzerine bugünkü türbenin yapıldığı yazılı kaynaklarda belirtilmektedir.

    Yapı, yaklaşık olarak 17.60 x 17.60 metre boyutlarında olan kare bir plana sahiptir. Ortada sekiz sütunun taşıdığı kemerlere oturan sekizgen kasnaklı kubbeli bölümün etrafını üstü tonoz örtülü bölüm çevirmektedir. Sütun başlıkları alçıdan kenger yaprakları ile süslenmiştir.

    Kuzey cephesi dıştan üç payanda ile desteklenen yapıyı, yuvarlak kemerli dokuz pencere aydınlatmaktadır. Dış cepheler sıva ve badanalıdır.

    Türbenin tam ortasında pirinç parmaklıklar içinde büyük sanduka, I. Murat’a aittir. Diğer sandukalar ise oğlu Yakup Çelebi, Torunu Süleyman Çelebi ve onun oğlu Orhan’a Yıldırım Bayezıd’ın oğlu Musa Çelebi ve Şehzade Mehmet’e aittir. Diğer ikisinin kime ait olduğu bilinmemektedir.

    II. MURAD VE ALAADDİN TÜRBELERİ

    Muradiye türbelerinin bulunduğu bahçede, girişin karşısında yer alan türbe, kapısı üzerindeki kitabede belirttiği gibi II. Sultan Murat’ın 855 H.(1451) yılında ölümü üzerine vasiyetine uygun olarak oğlu Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır.

    Türbe 13.45 x 13.45 metre iç ölçüsünde kare planlıdır. Orta bölüm dört ayak ve dört sütunun tuttuğu kasnak üzerine oturtulmuş, bir kubbe ve bu kubbeyi çevreleyen tonozlu bir galeriden oluşmaktadır. Sütunlar Bizans başlıklıdır. Orta kubbe dışta sekizgen bir kasnağa oturmakta olup, üzeri kurşun kaplıdır. İçeride kubbeye geçişler tromplar aracılığı ile sağlanmıştır. Sultan Murat’ın tek başına yattığı türbenin içinde hiçbir tezyinat yoktur. Vasiyeti üzerine kubbe de kilit taşı yerine, daire biçimli bir açıklık bırakılmıştır. Mezarın üzeri toprakla kapalı, örtüsüz basit bir şekilde bırakılmıştır.

    Ahşap işçiliğinin güzel örneklerinden olan kapı kanatları, mermerden yapılmış, küçük bir eyvan ve kemer içersindedir. Türbenin en önemli noktası kapı önündeki ahşap saçağıdır. Renkli süsleme bakımından fevkalade güzel bir eserdir. Stalaktitler, on iki köşeli yıldızlar ve yaldızlı çivi başları ile bezenmiştir.

    MÜKRİME HATUN TÜRBESİ

    Muradiye türbelerin bulunduğu bahçenin güneybatısında yer alan türbe, 1515 yılında yapılmıştır. Kare planlı türbe taş ve tuğla dizileri ile örülmüştür.

    Duvarlardan kubbeye geçiş, içinde tromplarla, dıştan sekizgen kasnakla sağlanmıştır. Doğudaki giriş, kesme taştan yapılmış eyvan şeklindedir. Eyvanın sağ ve solunda mihrabiyeler yer almaktadır. Kapı kav sarasındaki stalkatitler dökülmüştür.

    Beden duvarlarında, sivri kemer alınlıklı, taş söveli, geçmeli demir parmaklıklı ikişerden sekiz, kasnakta ise sivri kemerli, alçı şebekeli dört olmak üzere toplam oniki pencere yapıyı aydınlatmaktadır.

    Mihrap nişi, üç sıraya düzenlenmiş stalaktitlerden oluşmaktadır. Duvarlar ve kubbe içeride, içeride çok renkli kalem işçiliği ile arabesk, geometrik desenler ve ayetler bezeli iken sonradan üzeri badana ile kapatılmıştır.

    OKÇU BABA TÜRBESİ

    Hisar kapısı yanındaki türbe XIV. yüzyıl da yaptırılmıştır. Kesme taş ve tuğla malzemenin bir arada kullanıldığı türbe 3.45 x 3.45 metre iç ölçüsünde, üzeri içeriden kubbe, dıştan çatı ile örtülüdür. Duvar kalınlıkları yaklaşık olarak 0.50 metredir. Beden duvarlarından kubbeye geçiş tromplarla sağlanmıştır. Kubbenin tam ortası bitkisel motifli kalem işçiliği ile bezenmiştir.

    Girişi, kuzey yönündeki 0.90 x 1.10 metre ölçüsünde tuğladan örülmüş, yuvarlak kemerli bir çıkıntı ile sağlanan yapıyı üç tane demir parmaklı, dikdörtgen çerçeveli pencere aydınlatmaktadır.

    İçinde Bursa’nın fethinde hizmet etmiş Nasrettin Paşa veya Nusret Paşa’ya ait tek kabir bulunmaktadır.

    ORHAN GAZİ TÜRBESİ


    Hisarda, Tophane parkının girişinin sağında bulunan türbe, Osman Gazi’nin Oğlu Bursa Fatihi Orhan Gazi’ye aittir. Bugün yer yer zemin mozaikleri kalmış bulunan, Bizans Kilisesi kalıntısı üzerine yapımıştır. 1854 depreminde yıkılan türbe 1863 yılında Sultan Abdülaziz tarafından yeniden yaptırılmıştır.

    Dışarıdan her bir kenarı 16.80metre uzunluğunda olup, yapının duvar kalınlığı 1.30 metredir. Giriş güney cepheden sağlanır. Türbenin içinde Tanzimat Uslubundaki başlıklara sahip, boyalı dört kalın sütunun taşıdığı yuvarlağa yakın sivri kemerlerin üzerine oturan kubbe ile örtülü orta bölümün etrafı beşik tonoz örtülü bir bölümle çevrilmiştir. Bu yöntemi I.Murad ve II. Murat türbelerinde de görmekteyiz. Yapının içi beyaz kireç ile boyanmış, süslemeleri oldukça sade yapılmıştır. Türbenin ortasında etrafı dökme pirinç parmaklıklarla çevrili Orhan Gazi’nin görkemli sandukası vardır. Ayrıca Orhan Gazi’nin Hanımı Nilüfer Hatun, Oğlu Kasım Çelebi, Kızı Fatma Sultan, Cem Sultan’ın Oğlu Abdullah, II. Bayezıd’ın Oğlu Korkut, Yıldırım’ın Oğlu Musa Çelebi ve isimleri bilinmeyen ondört kişinin sandukaları yer almaktadır.

    OSMAN GAZİ TÜRBESİ

    Tophane semtinde, parkın girişinin solunda yer alan türbe, ilk defa Osman Gazi’nin Gümüşlü kümbete gömülmesi için yaptığı vasiyeti üzerine, oğlu Orhan Gazi tarafından Bizans Manastırı değiştirilerek yapılmıştır. 1801 yılındaki büyük yangında hasar gören yapı, 1854 yılındaki deprem sonucunda tamamen yıkılmıştır. Bugünkü türbenin yeniden 1863 yılında Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılmıştır.

    Türbe kesme kefeki taş ile yapılmıştır. Duvar kalınlığı 1.20metre olup sekizgen planlı ve üzeri kubbe ile örtülüdür. Kasnağı sekizgen olan kubbe, dıştan kurşunla kaplanmıştır. Poligonsal gövdeli sandukanın bulunduğu yere 4.10 x 5.08metre boyutlarında, üzeri aynalı tonoz örtülü bölümden geçilir.

    Giriş cephesi dışında türbenin her yanında birer yuvarlak kemerli pencere bulunmaktadır.

    Türbenin ortasında Osman Gazi’nin her yanı sedef kakmalı parmaklıklarla çevrili sandukanın üzeri sırma işlemeli kadife ile örtülüdür. Sandukanın solunda Oğlu Alaaddin Bey, Alaaddin Bey’in yanında Murat Hüdavendiğar’ın oğlu İbrahim Bey, Orhan Gazi’nin Hanımı Aspurca Hatun ile kimlere ait oldukları bilinmeyenlerle birlikte on yedi sanduka yer almaktadır.

    SARAYLILAR (CARİYELER)TÜRBESİ

    Muradiye camisinin güneydoğusunda bulunan türbenin ne zaman yapıldığına dair herhangi bir yazıtı bulunmamaktadır. Ancak eserin mimari tarzı XV. yüzyılda yapıldığı intibaını vermektedir.

    Yapımında taş tuğla malzeme bir arada kullanılmıştır. Birbirine sivri kemerler bağlanmış, sekiz ayağın taşıdığı kare alanın üstüne betonla kaplı sivri bir külah örtmektedir. Etrafı tuğla testere dişi ile çevrili kemerler, üç sıra tuğla, bir sıra kesme taş dizisiyle örülmüştür. Yerden 1.00 metre yükseklikte kare tuğla ile kaplanmış zemin üzerinde, kime ait olduğu bilinmeyen iki sanduka yer almaktadır.

    SELİM ZADE TÜRBESİ

    Selim zade Mahallesinde, aynı adlı caminin önünde, moloz taştan yapılmış mimari bir özelliği bulunmayan türbe 1611 yılında ölen müderris Selim zade Mehmet Efendi’ye aittir.

    İçinde kitabesiz beş kabir bulunmaktadır. 1950 yılından sonra yeniden yapılmıştır.

    ŞEHZADE MAHMUD TÜRBESİ

    Muradiye bloğu içinde bulunan türbe, 1506 yılında II.Bayezıd’ın oğlu Şehzade Mahmut için annesi Bülbül Hatun tarafından, Mimar Yakup’a yaptırılmıştır. Şehzade Mahmut’ tan başka oğlu Şehzade Musa, Orhan, Emir ve Mahmut’un annesi Bülbül Hatun’ un mermerden yapılmış sandukaları bulunmaktadır.

    Kesme taş ve tuğla malzemenin bir arada kullanıldığı sekizgen planlı türbe; iki sıra kirpi saçaklı, dışardan kurşunla kaplı bir kubbe ile örtülüdür. Yapının kuzeybatıya rastlayan yüzüne dört mermer ayağı birleştiren Bursa tipi kemerli giriş mekânı yerleştirilmiştir. Giriş kapısı dıştan basık, içten Bursa tipi kemerle çevrilidir.

    Duvarlar içeride pencere üstüne kadar, üzerinde altın yaldızlı, baskı tekniği ile yapılmış motifler bulunan lacivert ve turkuvaz renkli altıgen çinilerle kaplıdır. Etrafını ise beyaz, lacivert turkuvaz renkte çiçek motifli bordür çevirmektedir. Duvarların üst kısmı ve kubbe çok renkli kalem işçiliği ile bezenmiştir. Mihrabı dört sıra stalaktitli, kapı ve pencere kapakları orijinal olup ahşap işçiliği ilginçtir.

    kadılarından olan Molla Şemsüddin Mehmet Fenari’nin kabri aynı adla anılan caminin kapısı yanında bahçe içindedir. Ölümünde dikilen mezar taşı kaybolmuştur, yerine yeni mezar taşı yapılmıştır.

    1351 yılında Horasanda doğmuş, ünlü bilginlerden ders almış, öğrenimini tamamladıktan sonra Bursa’ya gelip yerleşmiştir. Yıldırım Beyazıt ve Çelebi Sultan Mehmet döneminde fizik, matematik ve diğer ilim dalları ile ilgilenmiştir.

    Bahçede ayrıca Molla Fenarı’nin oğul ve kızlarının mezar taşlarıda bulunmaktadır.

    HACI İVAZ PAŞA TÜRBESİ

    Bursa merkez Osmangazi İlçesi, Pınarbaşı Semti, İvazpaşa Sokağı’nda, sekiz taş ayağa oturan açık türbe. Türbe içinde, ünlü mimar ve devlet adamı Hacı İvaz Paşa ile oğlunun mezarları bulunmaktadır. Eskiden iki mezar yan yana ve açıkta iken, sonradan yaptırılan açık türbe altında birleştirilmiştir. Hacı İvaz Paşa’nın mezar taşı, zengin rümilerle işlenmiş olup dört satırlık yazısı vardır.

    “ İnsan türünün özü, bereketler babası, iyilikler kaynağı İvaz oğlu büyük vezir Ahi Bayezıt oğlu İvaz Paşa (makamları güzel) dokuz zilkada sene (1429)”

    KARA MUSTAFA PAŞA TÜRBESİ

    Hamza Bey Semtinde, Hamza Bey Cami bahçesinde kuzey yönünde yer alan türbe, II. Bayezıd’ın kızı Hatice Sultan’ın eşi Kara Mustafa Paşa’ya aittir. Kara Mustafa Paşa; Sultan Cem olayında taraf tutmak suçu ile 1483 yılında idam edilmiştir.

    Kara Mustafa Paşa 1477 tarihli vakfiyesinde; Pazarcık’taki imareti ve Bursa’daki türbesi için İstanbul’a Molla Hüsrev Mahallesi’ndeki hamamı, Mahmut Paşa Mahallesi’ndeki evleri, İnegöl’de Karaca Değirmeni, Doğanca Pazarında iki değirmenli bina gibi br çok yapının gelirini bıraktığına değinmektedir.

    Kesme taş ve tuğlanın bir arada kullanıldığı, dıştan dışa 9,88 x 9,88 metre boyutlarındaki kare planlı türbenin beden duvarları saçakla sonuçlandırılmıştır. Yapının üzerine içeriden üçgenlerle geçişin sağlandığı, sekizgen kasnağa sahip bir kubbe örtmektedir.

    Ayrıca;

    -Emir Sultan Camii ve Türbesi

    -Yeşil Türbe

    -Yeşil Medrese

    -Muradiye Külliyesi

    -Tarihi Hanlar

    -Ulu Camii

    -Bursa Kalesi

    -Osmangazi Türbesi

    -Orhangazi Türbesi

    -Hüdavendigar Türbesi ve Camii

    -Ulu Camii (Osmangazi)

    -Murad II (Muradiye) Camii

    -Sultan Orhan Camisi

    -Şahadet Camisi

    -Üftade cami

    -Yıldırım bayezıd külliyesi ve camisi

    -Veled-i vezir cami

    -Ali paşa cami

    -Demirtaş(timurtaş)cami

    -Hacılar cami

    -Hamza bey cami

    -Kavaklı cami

    -Nalbantoğlu cami

    -Namazgah

    -Akbıyık cami

    -Altıparmak cami

    -Alacahırka cami

    -Alaaddin paşa cami

    -Bayezid veli (koza han) mescidi

    -Bedrettin (hafsa hatun) cami

    -Ertuğrul cami

    -Hoca alizade cami

    -Hoca muslihiddin (mahkeme) cami

    -İsa bey fenari (güdük minare) cami

    -İsmail hakkı cami

    -İvaz paşa cami

    -İzzettin bey (pınarbaşı) cami

    -Kamberler (sitti hatun) cami

    -Karakadı cami

    -Kara şeyh cami

    -Mahmut paşa fidan hanı mescidi

    -Mecnun dede (çakır ağa) cami

    -Molla fenari cami

    -Satı fakih cami

    -Selçuk hatun cami

    -Selimiye cami

    -Sivasiler cami

    -Somuncu baba cami

    -Şahabeddin paşa cami

    -Şerafeddin paşa (okçular) cami

    -Şeyh konevi (kuzgunluk) cami

    -Şeyh paşa (dibekli) cami

    -Üftade tekke cami , ilin tarihi mekan ve eserlerinden bazılarıdır.
     

  2. Ezlem Üye

    Cevap: Bursanın Tarihi Yerleri

    ŞEHZADE MUSTAFA (MUSTAFA CEDİD)TÜRBESİ

    Muradiye’de II. Murat ve Alaattin türbesinin güneybatısında bulunan türbenin, Kanunu Sultan Süleyman’ın Konya Ovasında boğdurduğu Oğlu Mustafa için Yavuz Sultan Selim tarafından yaptırıldığı kapı üzerindeki mermerden 0.15 x 0.30 metre boyutlarındaki iki satırlık kitabeden öğreniyoruz.

    Taş ve tuğla malzemenin bir arada kullanıldığı sekizgen gövdeli yapı, sekizgen kasnağa oturan, dıştan kurşunla kaplı bir kubbe ile örtülüdür. Giriş kapısı mermer sövelidir. İçeride beden duvarları 3.00 metre yükseklikte, beyaz zemin üzerine karanfil ve zambak motifleri ile bezenmiş XVI.yy. en nefis dört köşe çinileri ile kaplıdır. Bu kaplama yüzey kıvrık dallardan oluşmuş bir şeritle çevrilmiştir. Tabanı kare tuğlalarla döşelidir.

    ŞEHZADE SULTAN MUSTAFA VE SULTAN CEM TÜRBESİ

    Bursa’da Muradiye’de II.Murat’ın gömülü bulunduğu türbenin bahçesindeki onbir türbeden bir tanesi Fatih’in oğullarına aittir. Şimdiye kadar ayrı ayrı türbelerde sanılan Mustafa ve Cem bir arada gömülüdür. Fatih’in büyük oğlu Şehzade Mustafa Konya civarındaki kalelerin fethinden dönerken 1474 yılında Niğde’nin Bor Kazası civarında ölünce, Bursa’ya getirilerek önce amcası Alaattin Beyin türbesine, sonra 1479 yılında yapılan kendi türbesine gömülmüştür. Türbeye daha sonra sıra ile Fatih’in oğullarından Sultan Abdullah, Sultan Cem 1499 ve Alem Şah gömülmüştür.

    XV. yüzyıl özelliklerini taşımakta olan türbe bir sıra taş, bir sıra tuğla dizisi ile örülmüş, altıgen planlı olup, altıgen bir kasnağa oturan dıştan kurşunla kaplı tek kubbe ile örtülmüştür. Giriş revakının her tarafı som mermerden olup, yanlarında Bursa tipi kemerli pencereler yer almaktadır. Tavanı mermer levhalarla örtülü, saçağı sonradan yapılmıştır. Türbeye mermer söveli bir kapıdan girilir.

    ŞİRİN HATUN TÜRBESİ


    Muradiye Camisinin yanındaki bahçede bulunan türbe II.Bayezıd’ın hanımı Şehzade Abdullah’ın annesi Şirin Hatun’a aittir. XV.yy. sonunda gerçekleştirilen yapı Gülruh Sultan ve Mükrime Hatun’un türbelerinin benzeridir.

    Kare plana sahip olup tek kubbeli bir yapıdır. Tuğla ve taşla inşa edilmiş beden duvarları kirpi saçakla son bulmaktadır.Yapının üzerine sekizgen kasnağa oturan kubbe örtmektedir. Kubbeye geçiş; içeride stalaktitli tromplarla sağlanmıştır. Giriş bölümünün stalaktitleri dökülmüştür. Yanlarda birer mihrapçığa sahip, küçük eyvanlıdır. Türbeye basık kemerli, mermer söveli kapıdan girilir.

    Kasnakta dört sivri kemerli, alçı şebekeli, renkli camlı pencere mevcuttur. Beden duvarlarında ise her cephede sivri kemer alımlıklı, mermer söveli ikişer pencere yer almaktadır. Kapı ve pencere kanatları ahşap olup orijinaldir.

    Yapının içi çok renkli kalem işi ile süslü iken sonradan beyaz badana ile kapatılıp basit kalem işleri ile bezenmiştir. Bugün orijinal kalem işlerinin üstündeki badana temizlenerek eski görünümüne kavuşturulmaya çalışılmıştır. Zemin altıgen tuğlalarla döşenmiş, mihrabı altı sıra stalaktitlidir.

    ÜFTADE TÜRBESİ

    Üftade Camisinin karşısında yer alan türbede; 1589 yılında vefat eden Üftade, oğulları Mustafa, Mehmet, Hay reddin, Ahmet’e ait sandukalar ile dokuz ahşap kabir bulunmaktadır. Kare planlı olup, eskiden üstü ahşap iken onarım sırasında duvarları sıvanmış, badanalanmış, yapı aslından uzaklaştırılmıştır.

    ÜÇ KUZULAR TÜRBESİ

    Üç Kuzular Camisinin yanında, eğimli bir araziye oturtulmuştur. Moloz taştan inşa edilmiş ve üzeri çatı ile kapatılmıştır. Güney duvarı üzerinde, küçük boy talik harflerle yazılmış, 0.60 x 1.20 metre boyutlarında kitabesi vardır.

    Nuri Paşa’nın Hazinedarı Mustafa Ağa tarafından 1819 yılında onarıldığını öğreniyoruz. Türbede yedi sanduka vardır, bunların üçü buhara’dan gelen safiyüddin, Açık baş Mehmet ve Ali’ye aittir.

    YILDIRIM BAYEZID TÜRBESİ

    1402 yılında vefat eden Yıldırım Bayezıd önce Akşehir’de Şeyh Mahmut Hayrani Türbesine, sonradan Bursa’ya getirilerek, bu türbeye gömülmüştür.

    Genel olarak dikdörtgen plan şeması gösteren yapı, kare planlı, tonoz geçişli ve dıştan sekizgen kasnaklı kubbeye sahip olan ana bölmesi ile önünde, üzeri üç kubbeye örtülü bir revaktan oluşmaktadır. Osmanlı Mimarisinde ilk revaklı türbedir; Revaklı bölüm, köşelerde yığma ayaklar, ortada iki sütunun birbirine yuvarlak kemerlerle bağlanmasından meydana gelmiştir. Ana yapıdan daha yüksek tutulmuştur.

    Duvarlar iki dizi taş, bir dizi tuğladan örülmüştür. Zemin tuğla ile kaplıdır.

    Türbede, ortada Yıldırım Bayezıd, sağında oğlu İsa Çelebi, Hanımı ve ayakucunda kim oldukları bilinmeyen iki sanduka bulunmaktadır.

    YEŞİL TÜRBE (ÇELEBİ SULTAN MEHMET TÜRBESİ)


    Bursa Merkez Yıldırım İlçesi, aynı adla anılan caminin güneydoğusundaki türbe. Osmanlı Dönemi türbeleri içinde en ünlülerindendir. Ayrıcalıkla özelliği, zemin altında asıl mezarların bulunduğu bir bodruma sahip olmasıdır.

    I. Mehmet Çelebi’nin 1413-1421 sağlığında yapımına başlanmış ve ölümünden 40 gün önce tamamlanmıştır. Mimarı dönemin ünlü mimar ve devlet adamı Hacı İvaz Paşa’dır.

    Basit bir sekizgen plana sahiptir. Sandukaların bulunduğu zemin kat ile, bunun altından tonozla örtülü bir bodrumdan ve bunları örten bir kubbeden oluşmaktadır.

    Türbenin dış cepheleri de yeşil çinilerle kaplanmıştır. Ancak birçok kez onarımdan geçtiği için, yapıldığı dönemden kalma özgün çinilerin giriş kapısının solunda kalan yüzde olduğu kabul edilmektedir.

    ABDULLATİF KUTSİ TÜRBESİ

    Bursa’nın doğusunda, Zeyniler Cami’nin güneybatısındaki türbe 15. yüzyılda Sultan II. Murat tarafından yaptırılmıştır. Türbe dışa çıkıntılı kemerin meydana getirdiği küçük bir eyvan görünümlü girişe sahip olup, kare planlı ve tek kubbelidir.

    Duvarlar, pencere düzeyine kadar moloz taş, pencere düzeyinde sonra iki sıra tuğla ve bir sıra moloz taşla örülmüştür. Pencereler ve giriş kapısı mermer söveli, sivri kemerli, pencerelerin etrafı değişik biçimli zencirek motifi ile çevrilmiştir. Pencere alınlıklarında deniz dalgası, zikzak motifi, tuğla malzeme ile tezyin edilmiş. İki sıralı kirpi saçağın hemen altında tuğladan kuş gagası ve zencirek motifi yer almaktadır. Oldukça yüksek kasnağı iki sıra tuğla, bir sıra kesme taş ve aralarında dikey tek tuğlaların meydana getirdiği bir örgü biçimidir.

    Türbede altı lahit hücresi olup, dehlizi türbe düzeyini geçmekte ve kapıya kadar uzanmaktadır. Bundan dolayı yapının kapısı önünde bir sahanlık mevcut olabileceği belirlenmiştir. İçeride aktarmalar; baklava motifleri veren bir kuşakla sağlanmış, bu kuşak ve duvarlara kubbe oturtulmuştur. 1958 onarım görmüştür.

    ABDAL MEHMET TÜRBESİ

    Abdal Cami’nin karşısında bulunan türbe 1450 yılında Sultan II. Murat tarafından yaptırılmıştır. Giriş kapısı üzerinde mermerden sülüs harflerle Arapça yazılmış, 0,50 x0,80 metre boyutlarında kitabesi vardır.

    Türbeye Bursa kemeri altında sivri kemerli, beşik tonozlu, kapalı bir eyvandan girilir. Duvarlar, üç sıra tuğla, bir sıra kesme taş ve aralarında dikey tek tuğla örgülü olup iki sıralı kirpi saçağa sahiptir. Girişteki Bursa kemerinin alınlığı altıgen tuğlalarla tezyin edilmiştir. Sekizgen bir kasnak üzerine oturan kubbenin içeride aktarmaları, üçer püsküllü ve üç sıra stalaktitli köşe trompları ile sağlanmıştır. Alt sırada beş, üst sırada üç pencere ile aydınlanmaktadır. Türbede Abdal Mehmet’e ait bir sanduka bulunmaktadır.

    ESKİCİ MEHMET DEDE TÜRBESİ


    Veled-i Vezir Semtinde inen yolun sağında yer alan türbe, 17. yüzyılda yapılmıştır. Yapının beden duvarları moloz taş ve tuğla örgülüdür. Üzeri tek kubbe ile örtülü iken bugün kubbenin üst kısmı çökmüştür. Türbenin içinde mihrap ve mezar izleri görülmektedir. Yanında birkaç mezar yer almakta olup bunlardan birisi Eskici Mehmet Dede’ye aittir.

    Eskici Mehmet Dede Amasya’lı olup Bursa’ya yerleşmiş, Bezastanda ticaretle uğraşmış, 17.yüzyılın başında vefat etmiştir.

    SAĞRICI SUNGUR TÜRBESİ

    Bursa Merkez Osmangazi İlçesi, İpek Hanı arkasında türbe, yapı sağrıcı esnafından Sungur adlı birine ait olduğu sanılmaktadır.

    Duvarları tuğla ve taşla işlenmiş, dikdörtgen planlı, üzeri çatı ile örtülü bir yapıdır. Giriş kapısı kuzeydendir.

    Günümüzde Bursa Müzesi’nde bulunan ve Sağrıca Sungur’a ait olduğu öne sürülen mezar taşında, dört satır halinde sekiz dize kayıtlıdır.

    Sağrıcı Sungur’un kendi adıyla anılan mahallede bir mescidi de vardı.Bursa’da sürgün yaşamı süre Şeyhülislam Esiri Mehmet Efendi de öldüğünde, bu mescidin haziresinde gömülmüştü.

    MOLLA FENARİ KABRİ

    Bursa merkez Osmangazi İlçesi’nde, Sultan Yıldırım ve daha sonraki dönemin bilgin ve kadılarından olan Molla Şemsüddin Mehmet Fenari’nin kabri aynı adla anılan caminin kapısı yanında bahçe içindedir. Ölümünde dikilen mezar taşı kaybolmuştur, yerine yeni mezar taşı yapılmıştır.

    1351 yılında Horasanda doğmuş, ünlü bilginlerden ders almış, öğrenimini tamamladıktan sonra Bursa’ya gelip yerleşmiştir. Yıldırım Beyazıt ve Çelebi Sultan Mehmet döneminde fizik, matematik ve diğer ilim dalları ile ilgilenmiştir.

    Bahçede ayrıca Molla Fenarı’nin oğul ve kızlarının mezar taşlarıda bulunmaktadır.

    HACI İVAZ PAŞA TÜRBESİ

    Bursa merkez Osmangazi İlçesi, Pınarbaşı Semti, İvazpaşa Sokağı’nda, sekiz taş ayağa oturan açık türbe. Türbe içinde, ünlü mimar ve devlet adamı Hacı İvaz Paşa ile oğlunun mezarları bulunmaktadır. Eskiden iki mezar yan yana ve açıkta iken, sonradan yaptırılan açık türbe altında birleştirilmiştir. Hacı İvaz Paşa’nın mezar taşı, zengin rümilerle işlenmiş olup dört satırlık yazısı vardır.

    “ İnsan türünün özü, bereketler babası, iyilikler kaynağı İvaz oğlu büyük vezir Ahi Bayezıt oğlu İvaz Paşa (makamları güzel) dokuz zilkada sene (1429)”

    KARA MUSTAFA PAŞA TÜRBESİ

    Hamza Bey Semtinde, Hamza Bey Cami bahçesinde kuzey yönünde yer alan türbe, II. Bayezıd’ın kızı Hatice Sultan’ın eşi Kara Mustafa Paşa’ya aittir. Kara Mustafa Paşa; Sultan Cem olayında taraf tutmak suçu ile 1483 yılında idam edilmiştir.

    Kara Mustafa Paşa 1477 tarihli vakfiyesinde; Pazarcık’taki imareti ve Bursa’daki türbesi için İstanbul’a Molla Hüsrev Mahallesi’ndeki hamamı, Mahmut Paşa Mahallesi’ndeki evleri, İnegöl’de Karaca Değirmeni, Doğanca Pazarında iki değirmenli bina gibi br çok yapının gelirini bıraktığına değinmektedir.

    Kesme taş ve tuğlanın bir arada kullanıldığı, dıştan dışa 9,88 x 9,88 metre boyutlarındaki kare planlı türbenin beden duvarları saçakla sonuçlandırılmıştır. Yapının üzerine içeriden üçgenlerle geçişin sağlandığı, sekizgen kasnağa sahip bir kubbe örtmektedir.
     
  3. Misafir Ziyaretçi

    Cevap: Bursanın Tarihi Yerleri

    çok iyi olmuş ellerinize sağlık muhteşem
     
  4. Misafir Ziyaretçi

    Cevap: Bursanın Tarihi Yerleri

    tşk çok güzel olmuş çok byndim :D saolunn
     

Sayfayı Paylaş