Botoks

'Kişisel Bakım' forumunda eftelya tarafından 3 Ekim 2009 tarihinde açılan konu


  1. Botoks nedir?
    Botoks (Botulinum toksini), "Clostridium botulinum" isimli bakteriden elde edilen bir toksindir.

    Botoks, sinir uçlarında iletimi sağlayan maddelerin salgılanmasını engelleyip, sinirler ile sinirlerin ulaştığı kaslar ya da organlar arasındaki iletimi durdurarak etki gösterir. Yani yüzde özellikle alın bölgesi ve kaşlar arasında çizgiler oluşmasına neden olan mimik kaslarının kasılmasını önler. Botoks kas dokusuna ya da başka bir dokuya zarar vermez. Sadece kasın kasılması için gereken sinyalin kasa ulaşmasını önler.

    Sinir iletiminin durması, sinirin ulaştığı organın işlevlerinin azalmasını ya da tamamen kaybolmasını sağlar. Botoks’un etki mekanizmasından tıpta birçok alanda yararlanılmaktadır. Plastik cerrahi alanında ise genellikle yüz mimik kaslarının hareketleri ile yüzde oluşan çizgilenmeleri azaltmak veya aşırı terleyen bölgelerdeki terlemeyi azaltmak amacı ile kullanılır.

    Mimik kaslarının yıllar boyunca çalışması, üzerini örten deri üzerindeki kıvrımları belirgin hale getirir ve böylece yüzdeki kırışıklıklar ortaya çıkar. Bunlar en sık alın, kaşlar arası, göz kenarları ve ağız çevresinde görülür. Alın ve göz kenarlarındaki çizgiler daha yaşlı bir görünüm, kaşlar arasındaki çizgiler ise kişiye çatık kaşlı, kızgın bir ifade verir.
    Mimik kaslarına botoks uygulanarak bu kasların hareketleri zayıflatılabilir, kas hareketlerindeki azalma, üzerindeki derinin, kas hareketleri ile katlanmasını ve katlanmaya bağlı çizgilenmeyi de azaltır. Bu şekilde yaşlı ve kızgın olarak görünen yüz ifadesinde de belirgin bir düzelme sağlanır. Botoks, ter bezlerine uygulandığında, ter bezleri ile sinir uçları arasındaki iletim de durdurularak ter bezlerinin çalışması azaltılabilir. Vücudun en çok terleyen bölgeleri, avuç içleri ve koltuk altı bölgesidir. Aşırı terleme ve buna bağlı ter kokusu şikayeti olan kişilerin terleyen bölgelerine botoks uygulandığında şikayetlerinde düzelme sağlanır.

    Botoks, injeksiyon şeklinde uygulanır. Ağrılı bir işlem değildir ancak injeksiyon sırasında hafif bir ağrı hissedilebilir. Oluşabilecek ağrıyı azaltmak için uygulamadan 15-20 dakika önce uygulama bölgesine anestezik (ağrı kesici) özellikte krem sürülür. Mimik kaslarının hareketlerinde azalma istendiğinde mimik kaslarının içine, terleme şikayetinin azalması istendiğinde deri içine injeksiyon yapılır.

    Botoks’un etkisi injeksiyonu takiben ilk hafta içinde ortaya çıkar ve etki süresi 3-9 ay olmakla beraber ortalama 6 aydır. Botoks alın çizgilerini, kaşlar arasındaki çizgileri, yoketmek için kullanılabilir. Ayrıca kaşlar üzerine belli noktalara injekte edilerek kaş dış kısmının kalkması da sağlanabilir. Ayrıca gözlerin dış kısmında bulunan "kaz ayağı" tabir edilen kırışıkların da giderilmesinde kullanılabilir. Botoks, etkisini yitirdiğinde uygulama tekrarlanabilir. İki yıl boyunca düzenli olarak botoks uygulanan kişiler uygulamaya aynı düzende devam ettiklerinde kaslarında belirgin bir zayıflama ve buna bağlı yüz ifadesinde değişim olabilir. Bu nedenle uygulamaların ikinci yıldan sonra daha uzun aralıklarla yapılmasında yarar vardır.

    Botoks, mimik kaslarının kasılmasını önleyerek, yüzdeki kırışıkların ve çizgilerin düzleşmesini ve giderek azalmasını sağlar. Kırışıklar tamamen kaybolmayabilir. Kırışık izlerinin kaybolması için, aynı seansta ya da daha sonra yine injeksiyonla yapılan "Hyaluronik acid jel" yapısındaki dolgu maddeleri ile çizgilerin altı dodurularak yokedilebilir. Ancak bahsedilen dolgu maddeleri genellikle 6-12 ay ömürlüdür. Bu dolgu maddeleri hayvan kaynaklı olmayıp (non-animal stabilised hyaluronic acid gel) bakterilerden elde edilerek saflaştırılırlar. Bu nedenle alerjik reaksiyon oluşturma olasılığı çok çok düşük olarak bildirilmiştir. İnjekte edildikten sonra dokulardaki enzimler tarafından yavaş bir süreçle eritilirler ve süre sonunda tamamen yokolurlar ve geride hiç bir eser bırakmazlar. Deri eski haline döner. İstenirse injeksiyonlar tekrarlanabilir. Günümüzde daha uzun süreler örneğin 3-5 yıla kadar kalıcı olabilen yeni dolgu maddeleri de kullanıma girmektedir.

    Kaynak: Estetik Plastik Cerrahi Prof. Dr. Kutlu Sevin