Boşanma Davasında Psikolog Raporu

'Sosyal Konular' forumunda Aderito tarafından 7 Ocak 2013 tarihinde açılan konu


  1. Boşanma Davasında Psikolog Raporları

    5.Akıl Hastalığı

    Eşlerden her biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hale gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir.

    "Akıl" hastalığına dayanan boşanma nedeninin varlığı durumunda bazı özel boşanma nedenlerinde olduğu gibi akıl hastası olan davacıya kusur yüklenmesi mümkün olmaması nedeniyle genel boşanma nedenine de dayanılarak boşanma davası açılamaz. Yani akıl hastalığı gerekçesi ile genel boşanma nedeni olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayanarak boşanma davası açılamaz.


    Akıl hastalığına dayalı olarak boşanma kararı verilebilmesi için;

    Eşlerden birisinin akıl hastası olması,
    Hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi,
    Eşlerden birinin akıl hastası olması ortak hayatı diğer eş için çekilmez hale getirmiş olması, şartlarının gerçekleşmiş olması gereklidir.

    Akıl hastalığı nedenine dayalı olarak boşanma davası açılması üzerine mahkemece hastalığın geçmesine olanak bulunup bulunmadığının resmi sağlık kurulu raporuyla tespit ettirilmesi gerekir. Böyle bir rapor üzerine davalıya vesayet makamınca (sulh hukuk mahkemesi) vasi tayin ettirilerek boşanma davasında davalıyı temsili sağlanmalıdır.

    Akıl hastası eş, hareketlerinin iradi olmaması ve bu nedenle kendisine kusur yüklenmesinin mümkün olmamasından dolayı boşanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat ödemeye mahkum edilemez.Ayrıca akıl hastası eş aleyhine TMK’nin 166.maddesinde düzenlenmiş bulunan evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayanarak boşanma davası açılamaz.


    “Tarafların arasındaki “boşanma, nafaka, maddi ve manevi tazminat“ davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Zeytinburnu 2.Aile Mahkemesince ana davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen 23.12.2007 gün ve 2005/20 E. 2005/454 sayılı kararın incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 20.11.2006 gün ve 2006/8400 E, 2006/15960 K. sayılı ilamı ile, (...1-Davalı-davacı kadının akıl hastalığına dayalı boşanma davası bulunmamaktadır. Davacı-davalı kocanın akıl hastası olduğu ve kendisine vasi tayin edildiği sabittir. Akıl hastası olan davacıya kusur yüklenmesi mümkün olmamasına göre davalı-davacı kadının şiddetli geçimsizlik nedeniyle açmış olduğu davanın reddi gerekirken, davasının kabulü ile boşanmaya karar verilmesi doğru değil ise de bu yön temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.
    2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle yoksulluk nafakası takdiri için nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmamasına göre davacı-davalı kocanın aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
    3-Hareketleri iradi olmayan kocaya kusur yüklenemeyeceğine göre Türk Medeni Kanununun 174/1-2 madde koşulları oluşmamıştır. Davalı-davacı kadının maddi ve manevi tazminat isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
    TEMYİZ EDEN: Davacı-Karşı davalı vekili


    Hukuk Genel Kurulun'ca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.”

    “Davalı (yada davacı )koca akıl hastasıdır. Kocadan kaynaklanan davranışların iradi olduğu kabul edilemeyeceği gibi, kocaya kusur izafe edilmesi de mümkün değildir. Bu yön gözetilmeden davalı kadın yararına maddi ve manevi tazminat takdiri usul ve yasaya aykırıdır.”