Boğaz ve Mide Reflüsü

Konusu 'Sağlık Rehberi' forumundadır ve Büsra tarafından 6 Eylül 2010 başlatılmıştır.

  1. Büsra Üye

    Boğaz Reflüsü
    Mide Reflüsü
    Boğaz ve Mide Reflüsü

    http://www.forumdas.net/saglikli-yasam/gastro-ozofageal-reflu-mide-reflusu-32879/


    Yardımcı olacak başka bir konu..


    Mide reflüsü

    Yemekten sonra midede oluşan yanma, ekşi bir tat ya da acı su reflü belirtisidir.

    Teknoloji her anlamda etrafımızı sardı. Neye elimizi atarsak, neyi merak edersek, doğru ya da yanlış bir sürü bilgi her yerde var. İşte tehlike de buradan sonra başlıyor. Son yıllarda reflü daha bir hoşumuza gider oldu ya da daha bir merak sardık. Doktor ve hasta artık daha çok reflü demeye başladı. Reflü hayatımıza daha çok girdi, daha fazla reflü hastası ile karşılaşır hale geldik. Çünkü daha bilgili olduk, bilgili oldukça daha fazla tanır olduk. Tanıdıkça daha yakınlaştık. Lütfen korku, panik, endişe, kaygı sıfatlarıyla yaşamayalım, bizi bu şekilde yaşatmalarına izin vermeyelim.

    Sağlık konusunda başımıza bir şeyler gelmeden, yumurta kapıya dayanmadan adımlar atalım. Hatta kendi başımıza doktorluk yapmayıp doktora gitme zamanlamasını ertelemeyelim.

    Reflü tanımı öncesi sindirim sisteminin özellikle üst kısmının işleyişinden biraz bahsetmek bu hastalığı daha doğru anlamamıza yardımcı olacaktır. Gıda alımını takiben bazı enzimler ağızdan salgılanır, salya ile karışır ve çiğnenir. Yutmanın ardından, yemek borusu kasılmaları ile gıda mideye doğru itilir. Yemek borusunun bitiminde kas ve sinirden zengin aşağı özefagus (yemek borusu) sfinkleri ( AÖS ) bulunur. Gevşeyerek gıdanın geçmesine izin verir ve sonrasında istirahat basıncına dönerek mide içeriğinin ve asidin geri kaçmasını önler. Mide asidi ile gıda parçalanır ve mide kasılmaları ile bağırsaklara parçalar halinde gönderilir. Açlık halinde de aralıklı olarak AÖS gevşer ve bir miktar asit yukarı kaçabilir. Yer çekimi etkisi ve yemek borusundaki bazı salgılar ile savunma sağlanır.

    Başlıca şikayetler

    Sindirim sisteminde mide asidinin yukarıya doğru, yemek borusu ve boğaza kaçması ile ilgili şikayetlerin tümüne birden reflü adı verilir. Önemle vurgulamak gerekir ki halk arasında bilinenin ve alışılagelmişin aksine, reflüde asla birkaç belli bulgu ya da şikayet olmaz. Birçok şikayet ya da sadece tek bir yakınma reflü kaynaklı olabilir veya başka birçok hastalığa ait olabilir. Şikayetler reflü ve diğer hastalıklarla aynı anda görülebilir. Mide asidinin yemek borusunda yaptığı zararlar göğüs kafesi arkası, boyun ve kollarda şikayet, kalp hastalıkları, boğazda tahrişler, kulak burun boğaz ve solunum yolu hastalıklarına benzer bulgular ve yakınmalar olabilir. Yukarıda anlatılan tüm mekanizmalar reflü şüphesinde akılda tutulmalı ve uzman tarafından dikkatlice sorgulanmalıdır. Reflü özefajit ise mide asidinin yemek borusunda yaptığı hasara denilir. Bu endoskop ile gözle görülebilir ya da gözle görülemez ve mikroskopik olabilir.

    Boğazda takılma ve sertlik

    Reflü herkeste zaman zaman görülür. Ancak yemeklerden sonra ortaya çıkan ve günde 10-15 kez tekrarlayan bu durum kişiyi rahatsız edecek boyutlara ulaştığında hastalık olarak kabul edilir. Reflünün 4 ana semptomu bulunmaktadır:

    * Göğüste yanma (rahatsız, değişken şiddette göğüs kafesi arkasında yanma)

    * Mide asidi ve ekşi içeriğin ağza geri gelmesi

    * Zor ve/veya ağrılı yutma

    * Göğüs ağrısı

    Bunların dışında boğazda baskı, takılma, sertlik, bazen yutma güçlüğü, sanki bir şey varmış gibi boğazı temizleme isteği görülebilir. Ses tellerinde tahriş ile ses kısıklığı, kabalaşma, tonunda bozulma ve horlama yaşanabilir. Asidin akciğerlere kaçması ile öksürük ve aralıklı solunum seslerinde bozulma, balgam çıkartma ve hırıltı, asidin ağza kadar ulaşması ile diş minelerinde birtakım kayıplara neden olabilir. Medikal tedeviyle hastaların şikayetleri geçmiyorsa ya da kanama ve darlık gibi komplikasyonlar varsa, doktora gitmek gerekir. Reflü özellikle mide fıtığıyla birlikte görüldüğünde yaşam kalitesini çok etkiliyor. Cerrahi tedavi, reflünün mekanik kökenini ortadan kaldıran tek yöntem olarak görülüyor.

    Boğaz Reflüsü

    Boğaza yabancı bir cisim takılması hissi, inatçı bir öksürük, ses kısıklığı, nefes almada zorluk ve ağız kokusu. Bunlar, "Boğaz Reflüsü/üst reflü"nün (Laringofarengeal Reflü) belirtilerinden sadece birkaçı. Boğaz Reflüsü, zaman zaman mide asidinin yemek borusuna kaçması ile kendini gösteren "Gastroözofageal reflü (GÖR) ile karıştırılmaktadır. Tedavi edilmediği takdirde sinüzitten astıma; uyku apnesinden gırtlak kanserine kadar pek çok ciddi sağlık sorununa yol açabilen bu rahatsızlıkta, doğru tanıyı koymak ve uygun tedavi seçeneğini belirlemek önem kazanır.


    Mide Reflüsü Yatarken, Boğaz Reflüsü Ayaktayken Rahatsız Eder!

    Mide, kendisine gelen yiyecekleri sindirebilmek için asit salgılar. Mide içeriğinin ve sıvısının mide dışına çıkmaması için var olan kapakçık sistemi mide sıvısının mideden dışarı kaçağını önlemeye çalışır. Mide ile yemek borusu arasındaki kapakçık (alt özofagus sfinkteri) uygun çalışmadığı zaman, midenin asitli içeriği yukarıya yemek borusuna doğru kaçar. Buna "Gastroözofageal reflü (GÖR)" denir. Yemek borusu ile boğaz arasındaki kapakçık (üst özofagus sfinkteri) çalışmadığı zaman ise, mide içeriği aside, mide içeriğine ve safraya karşı çok daha hassas olan boğaza ve larinkse yani ses tellerine kadar ulaşır. Bu duruma ise, "Laringofaringeal reflü (LFR)" adı verilir.

    Bu reflü yaygın olarak bilinen mide reflüsünden farklıdır. Boğazda olan üst reflü gün içinde ve ayakta daha fazla iken, mide reflüsü yatarken daha sık ve rahatsız edicidir. LFR gelişiminde gırtlak ve yutak dokularının hassas yapısı ve bazı sinirsel refleksler, yemek borusu hareketleri de önemli role sahiptirler.

    Reflüye bağlı ses problemleri ya asidin doğrudan irritatif etkisiyle ya da boğaz, gırtlak ve boyun kaslarının aside karşı refleks olarak kasılması ve sertleşmesiyle ortaya çıkar.


    Hastalıkta Sıklıkla Karşılaşılan Problemler

    *Ses kısıklığı, seste kabalaşma, ses problemleri,
    *Kronik öksürük, inatçı öksürük,
    *Geniz akıntısı,
    *Boğaz temizleme,
    *Boğazda takıntı hissi, yabancı cisim hissi,
    *Yutma problemleri,
    *Ağızda acı/ kötü tat,
    *Nefes almada zorluklar,
    *Ağız kokusu,
    *Kulağa yansıyan ağrı,
    *Ağza acı su gelmesi, göğüs ağrısı, mideden asit gelmesi, hazımsızlıktır.


    Beslenme alışkanlıkları hastalığı gelişiminde büyük rol oynuyor

    Tanı koymak her zaman kolay değildir. Çünkü hastaların şikayetleri bu hastalığa spesifik olmamaktadır. Öncelikle hastalardan ayrıntılı bir hikaye alınmalı. Beslenme biçimleri, hayat tarzları, vücut kitle indeksleri, sigara, alkol, çay, kahve alışkanlıkları, mideye dokunan ilaç kullanımları, akşam yemeği ile yatış arası süre, çikolata, kuruyemişler, acı, sirke, acılı soslar, yağlı, şekerli beslenme alışkanlıkları, stres ve stresle baş edebilme durumları ve hatta dar kemer ve giysi kullanımları sorgulanmalıdır. Hastalarımızın daha önceki mide hastalıkları, bu hastalıklara yönelik kullandıkları ilaçlar ve geçirdikleri cerrahi operasyonlar da yine bilmemiz gereken noktalardır.

    Düzenli Diyet, Hastalığın Tedavisinin En Büyük Yardımcısıdır

    Diyetin düzenlenmesi bu hastalığın sadece tedavisinde değil, aynı zamanda tekrarlamamasında da çok önemli bir yere sahiptir. Günümüzün modern yaşam biçiminde artık geçici, haftalık, aylık, mevsimlik diyetler yerine doğru beslenme biçimini kendi hayat tarzımız olarak benimsememiz gereklidir. Bu öneriler ise;

    *Yatmadan 3 saat önce herhangi bir gıda yememek/ içmemek (su dışında),
    *Aşırı yemekten kaçınmak ve yemeklerden sonra hemen yatmamak,
    *Kızartılmış gıdalardan uzak durmak,
    *Alkol, kahve, çay, çikolata ve asitli içeceklerden kaçınmak,
    *Rahatsız ettiği bilinen yiyecekleri tüketmemek olarak özetlenebilir.
    *Yaşam tarzı değişiklikleri de LFR' de ilaç tedavisini destekleyen önemli parçalardan biridir.

    Yatarken yatak başın 10-15 cm yükseltilmesi gerekir. Burada çift yastıkta yatmak değil, yatak başının yükseltilmesi amaçlanmaktadır. Dar giysilerden ve sıkı kemerden kaçınmalıdır. Sigara, alkol kullanılmamalı; ideal kilo korunmalıdır. Ayrıca karın bölgesini aşırı sıkan kıyafetlerden kaçınılmalıdır. Ek olarak:

    *Yemeklerden hemen sonra yatmaktan ve eğilmekten kaçınmak,
    *Aspirin gibi mideye dokunan ilaçları zorunluluk yoksa kullanmamak,
    *Yoğun stresden kaçınmak veya stresle başa çıkma sanatını öğrenmek,
    *Karın solunumu yapmak,
    *Sık ve az miktarda öğünlerle beslenmek,
    *Kafein ve nikotinden uzak durmak,
    *Domates ve domates sosu içeren yiyecekler, acılı yiyecekler, ananas, sirke ve turunçgilleri ölçülü tüketmek,
    *Çikolata, kuru yemişler, mentol ve alkollü içecekler alt yemek borusu kapakçığını bozar, bunlardan da uzak durmak,
    *Yağlı yiyeceklerden kaçınmak,
    *Tam yağlı süt yerine yağı azaltılmış veya yağsız süt ve süt ürünlerini tercih etmek sayılabilir.


Benzer konu başlıkları: Boğaz Mide
Forum Başlık Tarih
Şifalı Bitkiler Grip soğuk algınlığı ve boğaz ağrısı bitkisel çaylar 13 Mayıs 2014
Sağlık bilgisi Boğaz ağrısı için mucize gargara 15 Şubat 2014
Sağlık bilgisi Boğazdaki gıcık nasıl giderilir? 30 Ocak 2014
Hastalıklar Boğaz reflüsü nedir? 25 Ocak 2014
Hastalıklar Boğaz ağrısı nasıl tedavi edilir? 23 Ocak 2014