Böbreğin Görevleri Nelerdir

'Bunları biliyormusunuz' forumunda By RiZeLi tarafından 13 Ağustos 2010 tarihinde açılan konu


  1. Böbreğin Görevleri Nelerdir
    Böbreğin Görevleri
    Böbreğin Görevi Nedir



    1. Yararlı, gerekli ya da vazgeçilmez öğeler tutulup, yeniden organizma dolaşımına katılır. Böylece böbrek, günde yaklaşık 180 lt su ve 600 gr tuzu kandan ayırdıktan sonra yeniden geri emer.

    2. Glikoz, normalde bütünüyle geri emilir. Sağlıklı kişide sidiğe glikoz geçmez. Sodyum klorür, kalsiyum ve fosfatlar %90 geri emilir.

    3. Böbrek, diğer organlarla özellikle akciğerle birlikte kanın asit-alkali dengesinin korunmasına katkıda bulunur. Kanın pH değeri 7,30 - 7,45 arasında oynar. 7,00′nin altında ve 7,80′in üzerinde yaşam imkânsızdır.

    4. Protein sentezi yapılmadığında, aminoasitler kullanılamaz ve kandaki, sidikteki miktarları artar (kan protein düzeyi normalde % 7-8 mg dır).

    5. Böbrek, kan basıncını düzenleyen başlıca sistemlerden biridir. Süzme işlemini, yumacık yerine getirir. Kalp ortalama dakikada 4 lt (günde 3760 lt) kanı organizmaya dağıtır. Böbreğe, günde 1700 lt’den çok kan gelir (dakikada 1,2 lt).

    Bunun %10′unundan çoğu yumacık tarafından süzülür. Yumacıkların en fazla temizleme yeteneği, günlük 180 lt’dir. Sonuçta 1-1,5 lt sidik ortaya çıkar.
    Böbreklerimiz vücut sıvılarının yapılarını kontrol eder, istenmeyen Kimyevi
    maddeleri sidik denilen eriyik ile dışan atarlar. Bu eriyiğin hazırlanabilmesi için su içmemiz gerekir. İçeceğimiz suyun miktarını ise beynimizin hipotalamus denilen bölümünde bulunan özel bir su içme merkezi tesbit eder. Vücudumuzdaki sıvıların miktarı, toplam ağırlığımızın % 1′ i kadar azaldığında, hipotalamustaki merkez susuzluk hissi duymamızı sağlar ve biz su içeriz. Susuzluk hissini bizde uyandıran ise; tükürük bezleridir.

    Bu bezlerin yeterince salgılama yapmaması sonucunda ise ağzımız kurur ve susadığımızı anlarız.Su kaybı, vücut ağırlığının % 10′una ulaştığı zaman hücreler üzerlerine düşen görevleri gerektiği gibi yapamazlar ve bu durumun ardından ölüm gelir. Bu olay birkaç günlük susuzluk neticesi bile olabilir. Oysa, vücudumuzdaki yağ ve protein yedeklerimizden faydalanarak açlığa çok daha uzun süre dayanabiliriz. Beyindeki su içme merkezi, böbrekleri de etkileyerek onlara su tutma direktifi gönderir. Bu şekilde hazırlanan sidik çok daha yoğundur ve hacim olarak da azdır.