Bitmemiş bir aşk hikayesi

'Kısa Bilgiler' forumunda Belinay tarafından 14 Ekim 2008 tarihinde açılan konu


  1. Zamanın birinde bir kız varmış...
    Bu kız bir gün birine sevdalanmış,
    Ama imkânsız ask olur ya, aşkı imkânsızmış,
    Sevmekten vazgeçmek zorunda kalmış.
    Aradan bir zaman geçmiş, bir gün karşısına yeniden bir erkek çıkmış.
    Bu erkek kendine çok güvenen, yakışıklı ve zeki biriymiş. Bütün kızları
    Parmağında oynatabileceğini sanıyormuş. Ama yanıldığını çok geçmeden anlamış.
    Bu arada kız sevdiğini unutmaya çalışıyormuş. Başta o erkek kızla alay etmek istemiş,
    Duygularıyla oynamış ama çok geçmeden kendi kazdığı kuyuya düşeceğini bilememiş... Uzun bir zaman konuşmuşlar,
    Zaman geçtikçe erkek kıza âşık olmuş. Çok sevmiş ama nafile, kızın gönlü hala sevdiğindeymiş... Unutmaya çalışıyormuş
    Aylardır. Erkek kıza yaklaştıkça, kız kaçıyormuş, sanki yeniden âşık olmaktan korkar gibi. Hep mesafeli davranıyormuş,
    Erkeğe bir ağabey gözüyle bakıyormuş, ama çok derinlerde birazcıkta olsa sevdiğini bilmiyormuş. Erkek bunun farkına varınca
    Bozulmuş. Kendine çok güveniyor ya, bir gün kıza aynen şöyle demiş: sana hayatında başarılar, ben sana artik yar olamam!
    Kız bunu duyunca yıkılmış. Nedenini bile anlayamamış, sevmiyorsam neden bu kadar üzüldüm diye düşünmüş gecelerce... Ve çok
    geçmeden anlamış ki, içinde bir şeyler varmış birazda olsa ona karşı... Ama ne fayda is isten geçmiş, erkek terk edip gitmişti kızı. O günün gecesinde kız hiç uyumamış, sabaha kadar hep düşünmüş düşünmüş ve yine düşünmüş... Umudunu tamamen kesmiş ondan ama hiç beklemediği bir anda, üç gün sonra ondan haber gelmiş... Seni görmek istiyorum diye... Kız çok üzgünken birden bire çok sevinmiş, ama kalbi çok kırılmıştı, döner miydi geriye? Gururu çok kırılmıştı. Erkek kıza yalvarmış ne olur dostluğumuz bitmesin diye. Kız oğlanın onu sevdiğini bildiği için, ask acısını bildiği için kabul etmiş yeniden dost olmayı. Zaman geçmiş, çok iyi dost olmuşlar, bu arada erkeğin sevgisi gittikçe büyüyormuş. Kız ise ilk gün ki gibi davranıyormuş, hiçbir tepki vermeden... Nedeni ise yine ilk ask hikâyesi gibiymiş, imkânsız ask. En zor ask ve en acı ask... Kız bunun farkındaymış ama erkeğin hiç bir şeyden haberi yokmuş. Kız ona hiç anlatamamış gerçekleri ve zaman böyle akıp gitmiş... Günler sonra kız oturup düşünmüş, aklına başına gelmiş. Yanlış yapıyorum demiş kendi kendine. Ona benim çektiğim gibi ask acısı çektiremem demiş. Ve bir karar vermiş, yine ayrılık... Bu aska dönüşmekte olan dostluğu önlemek için her şeyi yapmış, erkeğin umudunu iyice kırmış. Ama yinede bir zamanlar onun kıza yaptığı gibi: sana hayatında başarılar, ben sana artik yar olamam dememiş. Evleniyorum diyerek bitirmiş her şeyi. Erkek perişan olmuş ama kız sözünden asla geri dönmemiş ve gitmiş... Uzun zaman kız bu olayın etkisinden kurtulamamış. Hikâye burada bitmemiş, aradan uzun zaman geçmiş. Kız artik asklardan sevdalardan umudunu tamamen kesmiş. Hep imkânsız yasak asklara rastlamaktan bıkmış. Ve bir gün hiç beklemediği anda karşısına yine bir erkek çıkmış. Ve yine sevmiş, bu sefer son olması dileğiyle hiç utanmadan askını söylemiş. Şimdi kız çok seviyor ve de çok mutlu, hem seviyor hamda seviliyor. Belki de yıllardır aradığı sıcaklığı, mutluluğu, samimiyeti ve gerçek aşkı yeni bulmuştu. Şimdiyse eski günleri hatırladıkça kendi haline gülüyor ve bazen de istemeden de olsa ağlıyor... Kolay değil onca şey yasamak. Dilerim simdi çok mutlu olur sevdiğiyle. Askınızın sonsuza dek sürmesi dileğiyle sevda ve umut