Bitkisel çay nasıl hazırlanır

'Şifalı Bitkiler' forumunda HazaN tarafından 3 Ocak 2009 tarihinde açılan konu


  1. Adaçayı: Güneybatı Anadolu'da ve özellikle Muğla çevresinde
    "adaçayı" (Salvia triloba) bitkisinin yapraklı dalları çay
    hazırlamada kullanılıyor. Bitkiye ve hazırlanan çaya adaçayı
    adı veriliyor.


    Adaçayı, Batı ve Güney Anadolu'daki kahvelerde bildiğimiz çayın
    yanında yaygın bir şekilde satılıyor. Müşteriye iki şekilde
    servis yapılıyor: Birinde çay gibi demlenip müşteriye böylece
    veriliyor. Ancak tadı biraz acı oluyor. Diğerinde ise, küçük bir
    dal çay bardağına konup üzerine kaynar su ilave ediliyor ve bu
    şekilde servis yapılıyor. Yerel halk buna "dallı" adını veriyor.
    Müşteri istediği renk ve koku ortaya çıkınca dalı çıkarıyor.
    İkinci şekilde hazırlanan adaçayının kokusu daha hafif ve içimi
    daha hoş oluyor.


    Yaprakları yüzde üç civarında uçucu yağın yanında flavonoitler
    ve triterpenik yapıda maddeler taşıyor. Koku, taşıdığı uçucu
    yağda bulunan sineol adlı maddeden ileri geliyor.


    Soğuk algınlığında terletici, idrar artırıcı olarak da
    içilebiliyor. Yaprakları veya süzen torbayı hafif sarı renk ve
    koku saldığında çıkarmakta yarar var. Çünkü, fazla tutulursa
    acı maddeler de suya geçiyor ve içimi zorlaşıyor .


    Adaçayını dal halinde aktarlarda, süzen torbalarda büyük
    alışveriş merkezlerinde bulmak mümkün.


    Dağ (yayla) çayı: Anadolu'da çay olarak en çok kullanılan bitki
    gruplarından biri de Sideritis türleri. Bu bitkiler Balıkesir
    çevresinden Kahramanmaraş'a kadar bütün kıyı şeridinde, İç
    Batı Anadolu eşiğinde, değişik mahalli isimler verilerek, çay
    olarak kullanılıyor. Sideritis türleri, ülkemizde yaygın olarak
    genellikle orman altında veya orman açıklıklarında yetişiyor.


    Bu türlerden S. congesta, yetiştiği yörede kullanıldığı gibi,
    Ankara ve İstanbul'da da aktarlarda satılıyor. Genellikle dağ
    çayı, yayla çayı olarak isimlendirilen bu bitkiden, çay şu
    şekilde hazırlanıyor: Bir bardak su içine çiçekli küçük bir
    dal parçası konup bir süre bekleniyor, bardaktaki suyun rengi
    sarımsı olunca, dal parçası çıkarılıp içiliyor. Bu çay, tadı
    ve içimiyle son derece hafif olma özelliği taşıyor. Anadolu'da
    çok sayıda Sideritis türü çay hazırlamak amacı ile
    kullanılıyor.


    Sideritis türlerinde yapılan kimyasal çalışmalarda,
    diterpenoitler, flavonoitler ve az miktarda da uçucu yağ, iridoitler,
    triterpenik asitler bulunmuş. Bu bitki çayı, soğuk algınlığında
    ve idrar artırıcı olarak kullanılıyor.


    Kekik: Anadolu'da yetişen kekiklerin bir kısmı halk tarafından taze
    veya kurutulmuş halde çay olarak içiliyor. Halk değişik cinslere
    (Thymus, Origanum, Thymbra, Corydothymus, Satureja) ait çok sayıda
    bitkiye kekik adı veriyor. Bu bitkilerin en önemli ortak özelliği,
    kuvvetli veya hafif, karakteristik kekik kokusuna sahip olmaları.
    Kekik, kokusunu, taşıdığı uçucu yağda bulunan karvakrol ve timol
    adlı maddelerden alıyor. İşte bunlar arasında en çok
    kullanılanları:


    Zahter: Thymbra spicata' nın kurutulmuş yaprak ve çiçekleri,
    Güneydoğu Anadolu'da "zater-zahter" adı verilerek çay halinde
    evlerde ve kahvelerde içiliyor ve özellikle Urfa, Gaziantep ve
    Kahramanmaraş çevresinde çay olarak içildiği gibi baharat olarak
    da yaygın bir şekilde kullanılıyor.


    Zahter yüzde 1-2 arasında uçucu yağ taşıyor. Bu uçucu yağın
    mühim bir kısmı karvakrol adı verilen bir madde. Bu madde suda da
    çözündüğü için, hazırlanan çayda da bulunuyor. Mide
    ağrılarında, soğuk algınlığında, öksürükte kullanılması
    tavsiye ediliyor.


    Taş, aş ve limon kekiği: Anadolu'da Origanum vulgare'nin değişik
    alt türleri bulunuyor. Bu bitkiler yetiştikleri bölgelerde çay
    olarak içilmelerinin yanında değişik rahatsızlıklara karşı halk
    ilacı olarak da kullanılıyor. Bunlardan birinin toprak üstü
    kısımları Isparta civarında Toros dağlarındaki köylerde çay
    olarak içiliyor. Bitkiye de yetiştiği toprak çeşidine ve
    kullanılışına bağlı olarak "taş kekiği" veya " aş kekiği "
    adı veriliyor. Bir başka alt tür ise "güve otu" veya "güvey otu"
    adı ile çay gibi içiliyor.


    Anadolu'da köylüler genellikle çevrelerinde yetişen Thymus
    türlerini toplayarak çay olarak içiyorlar. Thymus türleri
    çoğunlukla karvakrol bulunan bir uçucu yağ taşıdığı için
    kuvvetli kekik kokusuna sahip.


    Orta ve Güney Anadolu'da yetişen Thymus spyleus ise, taşıdığı
    limon kokulu uçucu yağdan dolayı diğer kekiklere benzemiyor ve
    "limon kekiği" adıyla Beyşehir civarındaki köylerde çay olarak
    içiliyor.


    Halk ilacı çaylar: Anadolu'da çok sayıda Thymus ve Origanum türü
    yetişiyor. Thymus türlerinin önemli bir kısmı halk ilacı olarak
    kullanılıyor. Origanum türlerinden ise, halk ilacı ve çay olarak
    kullanılanları da bulunuyor.


    Alanya'nın Deretürbenas Yaylası'nda, Origanum saccatum'un toprak
    üstü kısımları taze iken toplanıp çay olarak içiliyor. Bu
    bitkide de karvakrol taşıyan bir uçucu yağ bulunuyor. Origanum
    saccatum'a dış görünüş olarak çok benzeyen, O. spyleum da Orta
    Anadolu'da, kurutulduktan sonra çay olarak içiliyor. Her ikisinden de
    içimi çok hoş çaylar yapılıyor.


    Yabani nane: Batı Anadolu'da bazı yabani nane (Mentha) türleri de
    çay gibi içiliyor. Bunlardan en ünlüsü, Mentha pulegium. Bu
    bitkiye Batı Anadolu'da "filisgin-filiskin" adı veriliyor ve sulak
    yerlerde bol miktarda yetişiyor. Bitki az miktarda (yüzde 0.1-0.2)
    uçucu yağ taşıyor. Bu uçucu yağda yüksek oranda pulegon
    bulunuyor. Bu maddenin kokusu, tıbbi nanede bulunan mentolden daha
    hafif olduğu için filisginden hazırlanan çayların da kokuları
    daha hafif ve içimi kolay oluyor.


    Nane ruhu: Kokusu naneye benzeyen bir başka bitki de Ziziphora tauric.
    Bu bitki "nane ruhu" diye isimlendiriliyor ve Isparta, Denizli, Aydın
    civarında çay olarak içiliyor. Bu bitkinin uçucu yağı da pulegon
    bakımından zengin ve içimi hoş.


    Güney Anadolu'da Stachys lavandulifolia bitkisinin toprak üstü
    kısımları "tüylü çay" adı altında kullanılıyor. Hafif kokusu,
    taşıdığı uçucu yağdan ileri geliyor.