Bir yumak iplik bırakabiliyor muyuz?

'Kısa Bilgiler' forumunda Belinay tarafından 28 Ekim 2008 tarihinde açılan konu




  1. BİR YUMAK İPLİK BIRAKABİLİYOR MUYUZ?

    [​IMG]

    Taze bir dut yaprağı üzerinde yumurtasından çıkan minicik tırtıl dünyaya gözlerini açtıktan bir süre sonra büyük bir iştahla dut yaprağı yemeye başlıyor…

    Yedikçe büyüyor, dört beş defa gömlek değiştirip bir-bir buçuk ayda 7 veya 8 santime ulaşıyor... Daha sonra dut ağacında kendine askı olarak kullanacağı bir dal belirliyor… Kendini de o askıya bağlayıp üst dudağındaki delikten iplik halinde ipek salgılayıp ipeğe sarılmaya ve kozasını örmeye başlıyor. İpliğini çıkardığı sürece, başını 8 çizer gibi sürekli oynatıp, kozanın bir bölümünden diğer bölümüne geçerek örme işlemine devam ediyor. Başı dönmeden ve dengesini hiç kaybetmeden, 3–4 gün süresince toplam yaklaşık 130.000 kez dönerek bu hareketi yapıyor… İpekle ördüğü kozasını tamamladığında kendisini de ördüğü kozaya hapsedip, görevini başarıyla bitirmenin hazzı ile uykuya dalıyor..

    Minicik bir tırtılla başlayan sürecin sonunda tırtılımız kayboluyor artık ortada ipekten örülmüş bir koza ve içinde kelebek bulunmaktadır… Koza kendi haline bırakıldığında iki üç hafta içinde kelebek haline gelerek kozasını parçalayıp dışarı çıkmaktadır… İpekçilikle uğraşan insanlar kelebeğin ipek kozasını parçalamasını önlemek için koza oluşumundan hemen sonra bu kozaları kaynayan suya atarak içindeki tırtılın ölmesini sağlarlar

    İpek böceğinin minicik hayatı yoğun bir çalışma ve bir şeyler üretme ile geçiyor

    Dünyaya bir görevi olduğunu ve bir hedefi gerçekleştirmek için geldiğini biliyor

    Kendisine verilen görevi en iyi şekilde yorulmadan, şikâyet etmeden, İnsanların faydalanacağı bir eser bırakarak, Kaynar suya atılacağını bile bile başarıyla yerine getiriyor…





    İnsanlarında hedefleri olmalı, başıboş yaşamamalı…

    Ne için yaratıldığını her iki âlem için de kendisine yüklenen görev ve sorumluluklarının neler olduğunu masaya yatırmalı,

    Sebep sonuç ilişkisini irdelemeli… Ve buna göre hayatına çeki düzen vermeli…

    Hayata gönderilmesinin sebebinin sadece yemek, içmek ve uyumak olmadığını bilmeli…

    Bir gün başını iki ellerine arasına alıp vicdan muhasebesi yaptığında mutlu olabilmeli…



    Bir eser bırakmalı gücü yettiğince, tası tarağı toplayıp ölümü beklememeli…

    Kafasını geriye doğru çevirip geçmişine baktığında koca bir hiçle karşılaşmamalı…



    İnsanlığa birkaç kuruşluk faydası olmalı, çalışmalı, emek vermeli, kaytarmamalı, bir şeyler üretmeli…







    Öldüğünde bir kısım insanların dilinden düşürmediği bir bestesi, Ölüm sonrası hayat için heybesinde götüreceği birkaç birikimi olmalı…



    İpek böceği gibi imal ettiğin ipek kozasının içinde kalacağını bilsen de,

    Canlı canlı kaynar suya atılacağını bilsen de son nefese kadar çalışmalı elinden geleni yapmalısın… Zaten kozanın içinde ölmeyip kozayı kırarak dışarı çıkıp kelebek olsan bile en fazla bir haftalık ömrün var…



    Önemli olan geride bir yumak ipek bırakabiliyor musun?





    MEHMET ORHAN DURDU
     




  2. Önemli olan geride bir yumak ipek bırakabiliyor musun?

    çok doğru
     



  3. tskrlr belin@ çok güzel hikaye canım emegine yüregine saglık :f118::f91::f91::f91::f91:
     



  4. öldükten sonra da anılacak işler yapmalıyız. Sana hayır dua ettirecek işler yaparsan ikinci ömre geçmiş olursun.

    çok anlamlı ve güzel bir paylaşım alkışlıyorum :f118::f118::f118: