Bir Ömür

'Güncel Bilgiler' forumunda Belinay tarafından 5 Mayıs 2008 tarihinde açılan konu




  1. Torunu, pamuk gibi bembeyaz sakallı, nur yüzlü dedesine merakla soruyor:

    "Dedeciğim! Bir insanın ömrü ne kadar olur?" Dede tatlı bir gülücükle:
    "Ezanla namaz arası kadar yavrucuğum." deyince torun:
    "Nasıl yani, ömür bu kadar kısa mı?" der.

    Dede:
    "Evet yavrum. ömür, namazsız ezanla, ezansız namaz arası kadardır." diye
    cevap verir. Torun yeniden sorar:
    "Namazsız ezan ve ezansız namaz sözlerinden ne kastettiğini
    anlamadım dedeciğim. Bu ne demek açıklar mısın?"

    Dede şefkatle ellerinden tuttuğu torununa:
    "Bak yavrum, geçenlerde komşumuzun çocuğu doğdu.
    O çocuğun kulağına ezan okundu değil mi? işte o ezanın namazı kılındı mı?
    Kılınmadı.

    O ezan "Namazsız ezan"dı. insan öldüğü zaman kılınan cenaze namazının da
    ezanı yoktur.
    O da "Ezansız namaz"dır. Aslında o namazın ezanı insan doğunca okunmuştu
    kulağına.

    "Bak ey insan! Doğdun, ama öleceksin, ömür çabuk b iter, hayatını iyi
    değerlendir.
    Boşa vakit harcama!" ikazını yapıyordu o ezan.
     



  2. "Bak ey insan! Doğdun, ama öleceksin, ömür çabuk b iter, hayatını iyi
    değerlendir.
    Boşa vakit harcama!" ikazını yapıyordu o ezan.:(

    Paylaşım için tşkler BELİNAY anlamlı bir hikaye :f40:
     



  3. Güzel paylaşımdı Belinay
    Emeğine sağlık.