Bir Meczup ve Cuma Namazı

'Dini Konular' forumunda Semerkand tarafından 1 Aralık 2011 tarihinde açılan konu


  1. Bir Meczup ve Cuma Namazı
    Vaktiyle sır ehli bir meczup vardı. Daima, kimse yokken namaz kılardı. Bir gün bir adam bir hayli yalvardı, cuma günü cemaate katılmasını istedi. Derken, meczup camiye geldi. Fakat imam tekbir getirir getirmez o böğürmeye koyuldu.
    Biri, namazdan sonra ona,
    “Allah’tan korkmadın mı da cemaat içinde öküz gibi böğürmeye başladın? Mumun başını keser gibi senin de başını kesmek gerek!” dedi.
    Meczup dedi ki:
    “Namaza durup, imama uyduğumda, hoca efendi benim önüme düşüp öküz almaya koyuldu.
    Hamd sûresini okurken yaşandı bunlar. Ben de öküz sesi çıkardım. Öyle ya o ne yaparsa ben de onu yapmak durumundayım.”
    Adam derhal imamın yanına gidip bu meseleyi etraflıca sordu.
    İmam dedi ki:
    “Uzakta bir köyüm var. Tekbir getirince, orasını hatırladım. Hamd sûresini okurken hatırıma köydeki öküzler geldi. Benim hiç öküzüm yoktu. Bunun üzerine bir öküz almaya koyuldum. Tam o sırada da öküz sesi duymaya başladım!...”

    II
    Babasının anlattığı hikâyeleri can kulağıyla dinleyen oğlan dedi ki:
    “Bugüne değin ne kadar yaratılmış varsa hepsi, kendi hevâsına gönül vermiştir. Hevâ ve heveslerinden bir adım bile geri kalmamışlardır. Riyasız bir adım bile atmamışlardır. Bu devir, nefis devri... Ben, nefsine galip gelmiş bir kişi bile göremedim çevremde. Ben de hevâ ve hevesine uyanları elde etmek için birazcık büyü öğreneyim bari. Sonunda tövbe ederim. Bundan pek o kadar ziyan etmem ya babacığım!”
    Babası dedi ki:
    “Ey hakikat sırlarından uzak kalmış çocuk! Ömrünü zayi etme. Bil ki yarına çıkmayacaksın. A aptal oğlum! Hârût ve Mârût’tan büyü öğrenmek için Babil’e gidiyorsun ama bilmiş ol ki, o iki melek, binlerce yıldır susuz bir halde baş aşağı kuyuya asılıdırlar. Onlarla kuyunun suyu arasında ancak bir arşın mesafe var. Fakat ne şaşılacak mesafe bu!... Kendilerine su vermeye kudretleri yok. Senin müşkülünü nereden halledecekler? Üstat böyle perişan olursa şakirtler ne halde olur? Seni bugün şeytan olmuş görmekteyim; yarın melek olamazsın. Yoksa seni ölüm mü Babil’e koşturmakta; başı dönmüş bir halde oraya sürmekte? Ölümün Babil’de olmasaydı gönlünde bu dilek olmazdı...”
    Ve şöyle bir hikâye anlatmaya başladı: