Bir masal dinlemiştim

'En Güzel Şiirler' forumunda Evrimm tarafından 26 Mart 2009 tarihinde açılan konu


  1. Bir Masal Dinlemiştim

    Bir masal dinlemiştim çocukken
    Yani henüz daha ermemişken rüştüne
    Bir masal dinlemiştim Yeditepe üstüne
    Güneşin bir başka doğuşu varmış burda
    Bir başka batışı...
    Kralları, kraliçeleri varmış buranın
    Köşkleri, sarayları varmış
    Aşkları varmış anlatılacak
    Söylenecek şarkıları varmış
    Ağlasan, ağlarmış burası
    Gülsen, gülermiş
    Bulutları varmış ıslak ıslak
    Toprağı varmış tarih kokan
    Derler ki: " Burayı Hızır bulmuş
    Burası İSTANBUL'MUŞ

    Hangi tepeden baksan bir başka görünürmüş
    Her devrin bir rengi varmış burda
    Her kutsalın izi…
    Surları varmış yorgun, yaralı
    Hisarları varmış mağrur bakan
    Gökleri delen kuleleri varmış
    Yerebatan sarnıçları...
    Çan sesleri duyulurmuş Bizans'ın
    Kiliseleri, havraları varmış
    Kaygısız zikretsinler diye gölgesinde zamanın
    Okunan ezanları varmış.
    Camileri varmış melek kokan
    Mescitleri varmış tertemiz.
    Geceleri inleyen dergâhları varmış
    Geceleri uyumayan dervişleri…
    Göklerden inen melekleri varmış
    Göklere çıkan dilekleri…
    Üçleri, Yedileri, Kırkları varmış
    Çeşit çeşit ırkları varmış
    Dilleri varmış farklı farklı
    Renkleri varmış siyah, beyaz…
    Bütün kutsallar burda toplanmış
    Burda tanışmış inançlar
    Burda yaşanmış kardeşlik dolu-dizgin
    Burda sevmiş insanlar birbirini
    Derler ki: " dem'in ruhu sinmiş buraya
    Herkes burada kendini bulmuş
    Burası İSTANBULMUŞ

    Geceleri bir başkaymış buranın
    Gündüzleri bir başka
    Yakamozları varmış gözleri alan
    Mehtapları varmış dalınacak
    Hüzzam bir şarkı gibi akarmış Boğaz
    Rüzgâr bestelermiş şarkılarını
    Yaralı bir incisi varmış Boğaz'ın
    Adına Kız Kulesi derlermiş
    Pek derinmiş pek eskiymiş yarası
    Geceleri inler gündüzleri ağlarmış
    Türküleri varmış yanık yanık
    Umutlar varmış solmayan
    Aşkları varmış temiz, lekesiz

    Sabahı bir başkaymış buranın
    Akşamı bir başka
    Bülbül sesleriyle uyanırmış insanlar
    Gül kokarmış havası
    Esen bâd-ı sabâsı varmış
    Hep besmeleyle açılırmış kapılar
    İnsanların merhabası varmış
    Erkeklere 'efendi' derlermiş burda
    Kadınlara 'hanım'
    Hep saygıyla eğilirmiş birbirine başlar
    Hep sevgiyle kucaklaşırmış insanlar
    Büyüğü, küçüğü tanırmış
    Küçüğü, büyüğü
    Duyguların bile rengi varmış burda
    Sarı, kırmızı, pembe…

    Denizi bir başkaymış buranın
    Karası bir başka
    Yalıları varmış Boğaz'a nazır
    Evleri varmış huzur kokan
    Soğuktan donmasın diye kuşlar
    Evlerin bağrına yuvalar yapmışlar
    Kuşların bile hukuku varmış burda
    Kuşların bile huzuru...
    Güvercinler uçarmış havada
    Özgür, kaygısız
    Güvercinler konarmış her yere
    Herkese uzanan bir merhamet eli varmış
    Herkese açılan bir yürek...
    Çiçekleri varmış evlerin önünde
    Çiçeklerin dili varmış:
    Kimi " hasta vardermiş burada
    Kimi " genç bir kız…
    Ya sessiz geçermiş gençler buradan
    Ya başını eğermiş
    Hayat burda bir mektepmiş
    Hayat burda bir edepmiş

    Bir başkaymış kışı-yazı buranın
    Bir başkaymış baharı
    Kışında donarmış zaman
    Yazında erirmiş
    Hüznü anlatırmış sonbaharı
    Dökülürmüş yapraklar dalından
    Demet demet
    Ve toprağa göklerden inermiş yağmur
    Rahmet rahmet
    Hüznü dahi güzelmiş buranın
    Hüznü dahi özelmiş
    " Melâli anlamayan nesle yokmuş âşinalığı
    Derler ki: ' Hüzün burada tahtını bulmuş '
    Burası İSTANBUL'MUŞ

    Adalar, yarımadalar diyarıymış burası
    Gölleri varmış küçük-büyük
    Irmakları varmış çağlayan
    Çınarları varmış asırlık
    Bir sevdanın adıymış burası
    Bin sevdanın macerası
    Kalbin bir başka atışı varmış burda
    Bir başka duruşu
    Aşkları varmış deniz aşırı
    şıkları varmış Kafdağı'nın ardında
    Merhem bulmak için bağrındaki yaraya
    şıklar çıkarmış Çamlıca'ya
    Hep sevda rüzgârı esermiş burda
    Hep aşkı anlatırmış şarkılar
    " Bâki kalan bir hoş sadâsı varmış
    Göksu'yu, İstinye'si, Moda'sı varmış
    Daha daha neleri varmış
    Galata'sı, fener'i varmış

    Halici varmış berrak, duru
    Yüzen kuğuları varmış
    Uçan martıları…
    Hep hazır beklermiş iskelede kayıklar
    Mutrıb-ı Pâkîzeleri varmış
    Sa'dâbâd'da gezermiş âşıklar
    Seyredilecek Kasr-ı cinânları varmış
    Çeşmeleri varmış gürül gürül akan
    İçilecek âb-ı hayâtları varmış
    Ağlasa acısını duyarmış buranın
    Gülse neşesini
    Bir Nedîm-i şeydâsı varmış

    Her bir yeri ayrı bir masalmış buranın
    Her bir yeri ayrı bir güzelmiş
    Derler ki: ' Musa'nın balığı burda atlamış suya
    Burda dirilmiş ölüler
    Burda buluşmuş Hızır'la Musa
    Burda çıkmışlar o meşhur yolculuğa '
    Her tepesi bir kûh-u tecelliymiş buranın
    Her deresi bir Nil'miş.
    Kuyuları varmış Yusuf'a gebe
    Yakupları varmış yollara bakan.
    Bir hasretin adıymış burası
    Bin hasretin mirası
    Zaman çıkarken zirvesine
    Çöller hamileymiş Nebi'sine
    leme son kez bir Nebi gelmiş
    Gözleri zamanı delmiş.
    Muhammed'in (sav) müjdesi varmış burda
    Muhammed'in (sav) gözdesi...
    Eyyûb'un sabrı,
    Sultanların vakarı varmış.
    Derler ki: " Emanet ehlini burda bulmuş
    Burası İSTANBULMUŞ

    Bir masal dinlemiştim çocukken
    Yani henüz daha ermemişken rüştüne
    Bir masal dinlemiştim Yeditepe üstüne
    Gözlerimde bir ışık belirmişti
    Ruhumda inşirah
    Sevdası, sevdam olmuştu buranın
    Hüznü, hüznüm
    Sonra, duydum ki bir Sam Yeli esmiş
    Kurutmuş her güzel sevdayı burda
    Sokağı ölüm olmuş
    Gecesi kan,
    Gündüzü tufan olmuş.
    'Dağı-taşı altın' diyen
    Buraya dolmuş.
    Gece kazmışlar...
    Gündüz kazmışlar...
    Almak için başındaki tacını
    Yeniden bir kader yazmışlar
    Nicedir diye sordum hâlini
    Tek kelimeyle 'keder' yazmışlar

    'Aşk vefâ ister' diye
    Ben de düştüm yollara
    Anadolu'dan geldim buraya
    Baktım, âşıklar geçsin diye Rumeli'ne
    Bir kemer takmışlar Boğaz'ın beline
    Hâlâ güzelmiş burası
    Hâlâ özelmiş
    Şimdi elimde ölü bir balık
    Haliç'in kıyısındayım
    Bir balığa bakıyorum bir Haliç'e
    Balık atladığı an suya
    Hızır'la buluşacağım
    Sonra binip bir sandala
    Haliç'te dolaşacağım
    Bir seher vakti tırmanıp surlara
    Yârimle buluşacağım
    Betonlardan soyup yârimi
    İpeklere saracağım
    Çıkarıp koynumdan annemden kalma yüzüğü
    Parmağına takacağım
    Mehtaplı bir gecede çıkıp Çamlıca'ya
    Boğaz'a bakacağım
    Bir an geçip kendimden
    leme haykıracağım:
    şık mâşukunu burda bulmuş
    Burası İSTANBULMUŞ
     



  2. Cevap: Bir masal dinlemiştim

    harika dizeler €vrim:f40:


    Burası İSTANBUL'MUŞ :)
     



  3. Cevap: Bir masal dinlemiştim

    istanbulda olanlar oraların kıymetini bilsin bambaşka bir büyüsü var oraların