Bir hikayede benden..........

'Güncel Bilgiler' forumunda Alya tarafından 8 Aralık 2008 tarihinde açılan konu


  1. Yaşlı adam bir konfeksiyon mağazasının vitrine uzun uzun baktıran sonra
    ilerideki yeşillikte oynayan çocukların en zayıfına dönerek “Küçüüük!”
    diye seslendi , “Bana biraz yardımcı olur musun?”


    Çocuk, hafta sonlarında yaptıkları misket oyununu ilk defa kazanmış olmasına rağmen arkadaşlarını bırakıp geldi. 7-8 yaşlarındaydı ve üzerindeki elbiseler tek
    kelimeyle dökülüyordu.


    Yaşlı adam çocuğu, saçlarını aksadıktan sonra
    “Vitrindeki elbiseyi giymeni istemiştim. Bakalım üzerine uyacak mı?” dedi.
    Çocuk bu teklifi ilk önce şaka sandı. Ama adam son derece ciddiydi.
    Onunla birlikte mağazaya girerken ilk önce rüya da olup olmadığını, daha
    sonra da şimdiye kadar yeni bir elbise giyip giymediğini düşündü.
    Genellikle aile deki büyük çocuğa alınan veya komşular tarafından verilen
    giyecekler elbiselerin ona dar gelmesiyle birlikte ortanca kardeşe kalır,
    birkaç sene sonra da dizleri aşınmış veya delinmiş vaziyette kendisine
    yamanırdı. Ama her zaman hasta dedikleri babasının ne kadar zor para
    kazandığını bildiğinden, bu işe bir kere bile itiraz etmemişti. Şimdiyse
    ilk defa yeni bir elbisesi olacaktı. Üstelik bayram a üç gün kala…


    Çocuk
    yaşlı adamın gösterdiği elbiseleri giydiğinde büyümüş olduğunu ilk defa
    fark etti. Hepsinin üzerine giydiği kaban bir başkaydı ve artık
    üşümeyecekti. Çocuk misketleri onun cebine bıraktığında iyice keyiflendi,
    irili ufaklı misketler gayet derin olan ceplerin bir köşesinde kalmıştı.
    Demek ki her bir cep en az elli misket alabilirdi.


    Yaşlı adam çocuğu sağa
    sola döndürdükten sonra elbiselerin paketlenmesini istedi. Ve iş
    tamamlandığında tezgâhtara dönerek “Elbiseleri torunuma alıyorum.” Dedi,
    “Kendisine sürpriz yapacağım için onları bu çocuğun üzerinde denedim.”
    Çocuk bir anda beyninden vurulmuşa döndü ve ne diyeceğini bilemedi. Ama
    artık büyüdüğüne göre bir şey belli etmemeliydi. Aynaya son bir defa
    baktıktan sonra üzerindekileri yavaşça çıkartarak bir kenara bir kenara
    fırlattığı eskileri giydi.


    Adam elbiselerin torununa uyacağından emindi.
    Yaptığı hizmet için çocuğa bir ciklet parası vermek istediğinde onu
    yanında göremedi. Haylaz velet, belli ki bu işten sıkılmıştı. Çocuk
    arkadaşlarının yanına döndüğün de bir kenara çekilerek onları seyretmeye
    koyuldu. Ve bütün ısrarlara rağmen oyuna katılmadı. Arkadaşları, “Niçin
    oynamıyorsun?” diye sordular, “En güzel misketleri sen kazanmıştın.” Çocuk
    inci gibi yaşlar süzülen gözlerini arkadaşlarından kaçırmayısa çalışırken
    “Misketlerim bu elbiselere yakışmayısacak kadar güzeldi.” Dedi, “Bu
    yüzden onları bayramlık kabanımın cebine sakladım!”
     



  2. olmaz böyle şey yaaaa çok zoruma gitti keşke söyleseydi çağırma sebebini
     



  3. Bu hikayeyi defalarca okudum ve her seferinde yüreğim burkulur Allahım hiç bir çocuğu ağlatmasın :)

    Emeğine sağlık Alya yine büyük bir zevkle okudum:f40:
     



  4. eline ve emegine saglık çok guzel bır hikaye hemserim .
     



  5. Tşkler.........
     



  6. Çok duygulu bir hikayeydi teşekkürler...