bir dost

'Karışık Şiirler' forumunda tsuu tarafından 18 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu


  1. [​IMG]



    Bir Dost...


    [​IMG]



    Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği
    bir dostu olmalı insanın...
    "Nereden çıktın bu vakitte" dememeli,
    bir gece yarısı telaşla yataktan fırladığında;
    "Gözünün dilini" bilmeli; dinlemeli sormadan,
    söylemeden anlamalı...
    Arka bahçede varlığını sezdirmeden, mütemadiyen dikilen
    vefalı bir ağaç gibi köklenmeli hayatında;
    sen, her daim onun orada durduğunu hissetmelisin.
    ihtiyaç duyduğunda gidip müşfik gövdesine yaslanabilmeli,
    kovuklarına saklanabilmelisin.
    Kucaklamalı seni güvenli kolları,
    ...dalları bitkin başına omuz,
    yaprakları kanayan ruhuna merhem olmalı...
    En mahrem sırlarını verebilmeli,
    en derin yaralarını açıp gösterebilmelisin;
    gölgesinde serinlemelisin sorgusuz sualsiz...
    Onca dalkavuk arasında bir tek o,
    sözünü eğip bükmeden söylemeli,
    yanlış anlaşılmayacağını bilmeli.
    Alkışlandığında değil sadece,
    asıl yuhalandığında yanında durup koluna girebilmeli.
    Övmeli alem içinde, baş başayken sövmeli
    ve sen öyle güvenmelisin ki ona,
    övdüğünde de sövdüğünde de
    bunun iyilikten olduğunu bilmelisin,
    "hak ettim" diyebilmelisin.
    Teklifsiz kefili olmalı hatalarının; günahlarının yegane şahidi...
    Seni senden iyi bilen, sana senden çok güvenen bir sırdaş...
    Gözbebekleri bulutlandığında yaklaşan fırtınayı sezebilmelisin.
    Ve sen ağladığında, onun gözünden gelmeli yaş...

    Böyle bir dostum var benim.
    Pek sık görmesem de hep yanımda olduğunu bildiğim,
    yalansız riyasız dertleşebildiğim.
    Kuşağımın en iyisiydi hilafsız...
    Beraber okuduk, birlikte koştuk son 20 yılın amansız parkurunu...
    Katılasıya ağladık, doyasıya güldük yol boyu...
    Ekmeğimizi ve acılarımızı bölüştük.
    Çocuklar doğurduk, büyükler gömdük.
    Sonunda yara bere içinde oraya buraya savrulduk.
    Buluştuk geçenlerde...
    Bitaptı; kayan bir yıldız kadar ışıltılı, bir o kadar yorgun:
    "- N'apıyorsun" diye sordum.
    "- Seyrediyorum" dedi; "çaresizce, öfkeyle,
    şaşkınlıkla ama sadece seyrediyorum".
    Seyrettiği; kuşağımızın en kötülerinin,
    pespayelik yarışında ipi ilk göğüsleyenlerin
    zirveye hak kazanmalarındaki akıl almaz gariplikti.
    İyiliğin ve ustalığın bu kadar eziyet gördüğü,
    kötülüğün ve yeteneksizliğin bunca ödüllendirildiği
    bir başka coğrafya var mıydı acaba?
    Okuldaki ideallerimizden,
    gençlik coşkumuzdan söz ettik bir süre;
    tozlu raftaki bir kitabı yıllar sonra merakla karıştırır gibi...
    Ülkemizin kaderini değiştirmeye azimliydik mezun olurken;
    lakin karanlığını boğmaya yemin ettiğimiz ülke,
    karanlığına boğmuştu bizi...
    Pazarda görsek tezgahından meyve almayacağımız
    adamların cenderesinde bir ömür geçirmiş,
    tünelden çıkış sandığımız ışığın,
    üstümüze gelen kamyonun farı olduğunu çok geç fark etmiştik.
    Velhasılı ne sevebilmiş, ne terk edebilmiştik.
    Krizde geçmişti bütün gençliğimiz;
    ve şimdi çocuklarımıza tek devredebildiğimiz,
    çok daha ağırlaşmış bir kriz...
    "- İşte" diye iç geçirdi kadim dostum, "
    ...bunları seyrediyorum bir kenardan sessizce..."

    İşte en çok da böyle zamanlarda bir dostu olmalı insanın...
    Yıllarca aynı ip üstünde çalışmış,
    cesaretle ihanet arasında gidip gelen
    bir salıncağın sınavında birbiriyle kaynaşmış
    iki trapezci gibi güvenle kenetlenmeli elleri...
    "Parkurun bütün zorluğuna rağmen
    dostluğumuzu koruyabildik,
    acıları birlikte göğüsleyebildik ya;
    yenildik sayılmayız" diyebilmeli...
    Issızlığın, yalnızlığın en koyulaştığı anda,
    küçücük bir kağıda yazdığımız kısa,
    ama ümitvar bir yazıyı,
    yüreğe benzer bir taşa bağlayıp
    birbirimizin camından içeri atabilmeliyiz:
    "Bunu da aşacağız!
    İmza: Bir dost!.."


    [​IMG]

    Can Dündar
     


    Oylesine bunu beğendi.

  2. bir dostu olmalı insanın...
    "Nereden çıktın bu vakitte" dememeli,
    bir gece yarısı telaşla yataktan fırladığında;
    "Gözünün dilini" bilmeli; dinlemeli sormadan,
    söylemeden anlamalı... eline sağlık TSUU
     



  3. Övmeli alem içinde, baş başayken sövmeli
    ve sen öyle güvenmelisin ki ona,
    övdüğünde de sövdüğünde de
    bunun iyilikten olduğunu bilmelisin,
    "hak ettim" diyebilmelisin.
    Teklifsiz kefili olmalı hatalarının; günahlarının yegane şahidi...
    Seni senden iyi bilen, sana senden çok güvenen bir sırdaş...


    Büyük Üstad' ın yine tek eklime ile mükemmel ötesi bir anlatımı.. :f40:

    Harika bir paylaşım, yüreginize saglık Tsuu :f58::f29::f29::f29::f71:
     



  4. dostluğu anlatan güzel bir paylaşımdı emeğine sağlık tsuu
    teşekkürler :f118:
     


  5. KinG

    KinG Admin


    Dostluğu çok güzel anlatan bir yazı zevkle okudum paylaşımlarınızın devamını bekleriz.:f118:
     



  6. dostluk adına çok harika bir paylaşımdı zevkle okudum emeğine sağlık
     



  7. Övmeli alem içinde, baş başayken sövmeli

    Dostluksa arkadaşlıksa söz konusu olan gerisi yalan.

    Paylaşımınıza teşekkürler.
     





  8. Üstad Can Dündar ın çok güzel yazılarından birtanesi keyifle okudum
    sesiyle de konuna katkıda bulunayım emeğine sağlık Tsuu


    [SES]http://www.fileden.com/files/2008/2/1/1733608/63.mp3[/SES]
     



  9. Gülerken herkes eşlik eder, ya ağlarken. Başarılara herkes ortak olur, ya yenilgilere. Öyle bir dost edin ki; kötü gün kapını çalınca kapıya seninle beraber baksın.

    Güzel paylaşım için tşkler Tsuu yüreğinize sağlık :f97: