Bir Bardak Suyun 46 Faydası

'Sağlıklı Beslenme ve Diyet' forumunda YAREN tarafından 15 Ekim 2008 tarihinde açılan konu


  1. Kim derdi ki, gün gelecek insanlar kışın havalar iyi gittiği için kaygılanacak... Kim derdi ki, Balkanlar üzerinden gelen soğuk hava dalgası tüm ülkede yoğun kar yağışına neden olacak dendiğinde insanlar, “oh be, susuzluğa az da olsa çare olur...” diye sevinecek.


    Suyun gerçek anlamda faydalarının tespiti konusunda yapılan çalışmaların aslında bir şans eseri ortqya çıktığını ve bu yöndeki çalışmaların o günden sonra hız kazandığını biliyor muydunuz?

    İranlı hekim Batmanghelidj, suyun hastalıklara iyi geldiğini, insanı iyileştirdiğini hapishanede bir şans eseri öğrenmiş. Şah döneminde rejim karşıtı oldupu iddiasıyla tutuklanan Batmanghelidj, bir gün koğuşta, mahkumlardan birinin inanılmaz mide sancılarıyla kıvrandığını görür. Gayri ihtiyarı olaya müdahale eder ve ölmek üzere olduğunu düşündüğü adama adama iki bardak su içirir. Fakat ne görsün, adam çok geçmeden kıvranmaktan kurtulur. O günden sonra Dr. Batmanghelidj, suyun şifa verici etkisi üzerine çalışmalarını yoğulaştırma kararı alır. Cezaevinde kaldığı 2,5 yıl içerisinde yaklaşık 2 bin tutuklu ve hükümlüyü iyileştirir.

    Tabi ki yalnızca suyla.

    2,5 yıl kadar sonra tahliye vakti geldiğinde, hapishane müdürüne ricada bulunu ve "lütfen beni 1 yıl daha burada tutun, zira araştırmalarımın en önemli evresine girmiş bulunmaktayım ve bu kadar çok hastayı dünyanın hiçbir yerinde, bu koşullarda bulamam" der.

    Böylece Batmanghelidj, 1 yıl daha "gönüllü hapis" yatar ve çalışmalrını sürdürür. Hapishaneden çıkınca da soluğu Amerika'da alır ve bu konuda kitaplar yazmaya başlar.

    Dr. Batmanghelidj “Hasta Değil Susuzsunuz" kitabında vucudumuzuz tam 46 nedenle suya ihtiyaç duyduğunu anlatır.

    Bunlar şunlardır.

    1- Hiçbir şey susuz yaşayamaz.
    2- Göreceli su yetersizliği vücudun bazı fonksiyonlarını önce bastırır, sonra öldürür.
    3- Su temel enerji kaynağıdır, vücudun “nakit akımıdır.”
    4- Su vücudun her hücresinde elektriksel ve manyetik enerji üretir, bize yaşam gücü verir.
    5- Hücre yapısındaki maddeleri birbirine bağlayan bir yapıştırıcıdır.
    6- DNA hasarını önler ve onarım mekanizmalarının daha iyi çalışmasına yardımcı olur, böylece üretilen anormal DNA sayısı azalır.
    7- Bağışıklık sisteminin (bütün mekanizmalarının) merkezi olan kemik iliğinde, bu sistemi kanser de dahil olmak üzere, çeşitli hastalıklara karşı güçlendirir.
    8- Bütün besinlerin, vitmin ve minerallerin temel çözücüsüdür. Vücutta besinleri küçük parçalara ayırır, sindirimlerinde ve son metobolik aşamalarında görev yapar.
    9- Besinlere enerji verir ve parçalanan besinler sindirim sırasında bu enerjiyi vücuda aktarır. Susuz yenen yemeğin vücut için hiçbir enerji değeri yoktur.
    10- Su, besinlerdeki gerekli ögelerin emilimini artırır.
    11- Bütün ögelerin vücuda taşınmasına yardımcı olur.
    12- Akciğerlerde oksijen toplayan kırmızı kan hücrelerinin çalışma verimini artırır.
    13- Hücreye ulaşan su, o hücreye oksijen verir ve atık gazları vücuttan atılmaları için akciğerlere taşır.
    14- Vücudun çeşitli bölgelerinden zehirli atıkları toplar ve atılmaları için karaciğer ya da böbreklere taşır.
    15- Eklem boşluklarındaki temel yağlayıcı maddedir, artrit ve sırt ağrılarının oluşumunun önlenmesinde yardımcı olur.
    16- Omurgadaki diskleri “şok emici su yastıkları” na dönüştürür.
    17- Bağırsakları en iyi çalıştıran yağlayıcı maddedir, kabızlığı önler.
    18- Kalp krizi ve felce karşı koruyucudur.
    19- Kalp ve beyin damarlarında pıhtılaşmayı önler.
    20- Vücudun soğutma (terleme) ve ısıtma (elektrik) sistemleri için vazgeçilmezdir.
    21- Düşünme başta olmak üzere, bütün beyin fonksiyonları için bize güç ve elektriksel enerji verir.
    22- Serotonin ve diğer nörotransmitterlerin (sinir ileticileri) üretimi için vazgeçilmezdir.
    23- Melatonin de dahil olmak üzere, beyinde üretilen bütün hormonların yapımı için gereklidir.
    24- Çocuklarda ve yetişkinlerde dikkat yetersizliği sorununa çözüm getirir.
    25- Çalışma verimini artırır ve dikkat aralığını büyütür.
    26- Su dünyadaki diğer bütün içeceklerden daha kolay bulunabilir ve hiçbir yan etkisi yoktur.
    27- Stres, gerginlik ve depresyonun hafiflemesine yardımcı olur.
    28- Uykuyu düzenler.
    29- Yorgunluğun giderilmesine yardımcı olur ve bize gençliğin enerjisini verir.
    30- Cildi yumuşatır ve yaşlılık belirtilerinin azalmasına yardımcı olur.
    31- Gözlere canlılık ve parlaklık verir.
    32- Glokomdan korunmamıza yardım eder.
    33- Kemik iliğinde kan üretim sistemlerini düzenler, lösemi ve lenfoma oluşumunun önlenmesine yardımcı olur.
    34- Vücutta enfeksiyon ve kanser hücrelerinin geliştiği bölgelerde bağışıklık sistemini güçlendirmek için çok gereklidir.
    35- Kanı sulandırır ve dolaşım sırasında pıhtılaşmasını önler.
    36- Kadınlarda, adet öncesi ağrıyı ve ateş başmasını hafifletir.
    37- Kalp atışıyla birlikte kanı sulandırıp dalgalandırarak dolaşımdaki katı maddelerin dibe çökmesini engeller.
    38- İnsan vücudunda dehidrasyon sırasında kullanılabilecek bir su deposu yoktur. Bu nedenle gün boyunca düzenli olarak su içmemiz gerekir.
    39- Dehidrasyon cinsellik hormonunun üretimine engel olur, bu iktidarsızlık ve libido kaybının başlıca nedenlerinden biridir.
    40- Su içtiğiniz zaman susuzluk ve açlık duygularını ayırt edebilirsiniz.
    41- Kilo vermenin en iyi yolu su içmektir. Düzenli aralıklarla su için ve sıkı bir rejim yapmadan zayıflayın. Acıktığınız zaman aşırı yememeli, ama susadığınızda suyunuzu içmelisiniz.
    42- Dehidrasyon doku boşlukları, eklemler, böbrekler, karaciğer, beyin ve deride zehirli çökeltilerin birikmesine yol açar. Su bunları temizler.
    43- Su, gebelikte sabah bulantılarını azaltır.
    44- Zihin ve vücut fonksiyonlarını bütünleştirir. Kara verme ve hedefleri belirleme yeteneğini artırır.
    45- Yaşılıkta bellek kaybının önlenmesine yardımcı olur. Alzheimer, multipl skleroz, Parkinson ve Lou Gehring hastalıklarının riskini azaltır.
    46- Kafein, alkol ve bazı ilaçlara duyulan bağımlılığın giderilmesine yardımcı olur.


    * Prof. Dr. Osman Özsoy​