Bir babanin oğluna evlilik tavsiyesi

'Kadınca' forumunda Semerkand tarafından 12 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu


  1. BİR BABANIN OĞLUNA EVLİLİK TAVSİYESİ


    Bir baba evlenmek üzere olan oğluna tavsiyelerde bulunuyormuş.

    "Son tavsiyemi mutfakta anlatmak istiyorum" demiş.

    Mutfağı ve yemek yapmayı bilmeyen delikanlı "Olur" demiş çekine çekine.

    Baba, ocağa aynı büyüklükte üç kap koymuş, hepsini suyla doldurup

    üçünün de altını yakmış

    "Şimdi, istediğim her şeyden iki tane vereceksin bana" demiş oğluna.

    Sırasıyla havuç, yumurta ve kavrulmamış kahve çekirdeği istemiş...

    Oğlu hepsinden ikişer tane vermiş babasına.

    Adam iki havucu birinci kaba, iki yumurtayı ikinci kaba ve iki

    kavrulmamış kahve çekirdeğini üçüncü kaba koymuş. Her üçünü de yirmi

    dakika süreyle kaynatmış. Daha sonra kapları indirip yemek masasına

    buyur etmiş oğlunu.

    Yemek masasında üç tabak duruyormuş. Kaplarda kaynayan havuçları,

    yumurtaları ve kahve çekirdeklerini büyük bir özenle tabaklara

    yerleştirmiş. Sonra oğluna dönüp sormuş: "Ne görüyorsun?"

    Oğlu düşünürken açıklamaya başlamış.

    "Havuçlar haşlandıkça aslını kaybedip yumuşamış.

    Yumurtalar görünüşte baştaki gibi sert duruyorlar ama içleri katılaşmış.

    Kahve taneleri ise olduğu gibi duruyor, başta neyseler sonunda da öyleler.. "

    Sonra asıl tavsiyesine sıra gelmiş:

    "Evlilikte aşk ve şefkat birlikte olmalıdır. Aşksız bir evlilikte her

    iki eş de şu gördüğün havuçlar gibi birbirlerini tüketirler,

    eskitirler, pörsütürler.

    Şefkatsiz bir evlilikte ise eşler birbirlerine ne kadar tahammül

    etseler de, şu gördüğün yumurtalar gibi içten içe katılaşırlar,

    birbirlerinden uzaklaşırlar.

    Aşkın da şefkatin de olduğu bir evlilikte ise, şartlar ne olursa

    olsun, eşler tıpkı şu kahve taneleri gibi, birbirlerinin yanında

    kalırlar, kendi kişiliklerini yitirmezler. Kahve tanelerinin tekrar

    kaynatılmaya hazır olmaları gibi, onlar da birbirleriyle baş başa uzun

    yıllar geçirmeye isteklidirler.


    Oğlu aldığı bu dersten tatmin olmuşa benziyordu. "Asıl ders bu değil!"

    dedi baba. Oğlunun elinden tuttu, ocağın üzerinde bıraktığı kapların

    içinde kalan suları gösterdi.


    Havuçlardan ve yumurtalardan arta kalan suya bak... İkisinde de bir

    tat yok " Kahve çekirdeklerini çıkardığı kaptaki suyu yavaşça bir

    fincana boşalttı. Mis gibi taze kahve kokuyordu. Fincanı oğluna

    uzattı. "İçmek istersin herhalde" dedi. Oğlu kahvesini yudumlarken

    konuşmasını sürdürdü. "Kahve çekirdekleri gibi birbirlerini tüketmeyen

    eşlerin paylaştığı yuva da işte böyle olur. Mis gibi, temiz ve huzur

    verici. Başka herkesin fincanına koyup yudumlayacağı taze kahve

    gibi... Çünkü onlar birbirlerini harcamayarak, birbirlerine aşkla ve

    şefkatle davranarak hayata kendi tatlarını, kokularını ve renklerini

    katmayı başarırlar."



    HERKESE KAHVE ÇEKİRDEKLERİ BENZERİ EVLİLİKLER DİLEĞİMLE........
    [/SIZE][/FONT]
     



  2. Güzel bir anlatım :f40: Paylaşım için çok teşekkürler, ellerinize saglık Mostar :f118::f118::f118:
     



  3. Eskiler "kıssadan hisse" derlerdi.Yani her anlatılan hikayeden bir ders çıkartma.Bir babanın oğlunu evliliğe örneklerle hazırlaması.Sağlam bir aile,sağlam bir toplum demekti.Bunun bilincinde olan anne-babalar çocuklarını böyle yetiştiriyordu.Fakat gel gör ki günümüzde aile anlayışı buna benzemiyor.Özlenen toplum da bir türlü ortaya çıkmıyor.Biz toplum olarak gelişimi değişim olarak algıladık.Bu nedenle güzel hasletlerimizi de kaybettik.Güzel bir kıssaydı Mostar,emeğine sağlık.Çok teşekkürler.
     



  4. Bu güzel paylaşım için çok teşekkürler
     



  5. Çok anlamlı ve güzeldi.
    Teşekkürler Mosar
     



  6. Anlatım fevkalade güzel ve akılda kalıcı bir hikaye.Teşekkürler.
     



  7. güzel bir hikayeydi mostar.Emeğine sağlık. Alihan yorumunda çok güzel açıkmış. :f40: Alihanın düşüncelerine katılıyorum.