BioShock

'Oyun Bölümü' forumunda cCasT tarafından 4 Temmuz 2010 tarihinde açılan konu



  1. 1960’lı yıllarda bir uçak yolculuğu, kazayla sona erer. Okyanusa çakılan uçaktan sağ kurtulup da demonun bittiğini, oyunun başladığını henüz algılayamamış oyuncu, gece karanlığında büyülenmiş bir şekilde batan enkazı ve alevleri izler... Okyanusun ortasında gizemli bir bina yükselir, insanı ürpertip aklına Lovecraft hikayelerini getirir. Bu bina eskiden şehrin girişiyken, artık kayıp bir uygarlığın mezar taşıdır. Batiskafla aşağıya inerek, okyanusta kurulmuş bu muhteşem şehrin manzarasına, Rapture’a bakıyoruz.

    Çıkar çıkmaz klasik olan oyunlar vardır; atmosferiyle oyuncuyu dünyadan kopartan... Bioshock, System Shock serisinin manevi mirasçısı olarak bilim kurguyla gizemi, gerilimi ve aksiyonu çok güzel harmanlıyor. Oyun türünün temel özelliği bir yandan hayatta kalmaya çalışırken, diğer yandan büyük bir felaketin yaşandığı mekanda neler olup bittiğini çözmeye çalışmak. Rapture, Art Deco tarzıyla enfes zevkli tasarlanmış bir şehir. Mekan tasarımları, renklendirme, ışıklandırma muhteşem. Ancak korkutucu derede boş ve etrafta yaşanmış bir felaketin izleri bizi gergin ve meraklı tutuyor. Bir şehir dolusu insan düşünün ki kapitalizmden de komünizmden de, kısacası insanlara ne yapacaklarını söyleyen devletlerden sıkılıp kendilerine yeni bir uygarlık kurmuşlar! Etiğin olmadığı, genetik ve teknolojik gelişimlerin insan hayatına kontrolsüzce dahil olup bağımlılık halini aldığı bir uygarlık! İyi niyetlerle kurulmuş ancak sonunda insan doğası yüzünden korkunç bir felakete uğramış. Sağ kalan az sayıda İnsan gruplaşmış, kutuplaşmış ve mutasyona uğrayarak tanınmaz hale gelmiş ve hala şehrin cesedinde hayatta kalmak için birbirlerini parçalıyorlar.

    Daha fazlası

    Oyunun PC sürümü çıkalı, biz de inceleyeli bir seneden fazla oldu. (Xbox 360 versiyonunu da yedik bitirdik.) Ve oyun nihayet PS3 sahipleriyle de buluştu. Grafikleri Xbox 360’ı yakalasın diye oldukça uğraşılmış ve gerçekten oldukça yakın olmuş. Ben de FPS’leri PC’de oynamayı yeğleyenlerdenim ancak PS3’e çıkan Bioshock basit bir platform aktarımından ibaret değil. PC’de bulunmayan ve bulunmayacak, sadece PS3’e özel ek içerik, bol bol ek içerik vaat ediyor. Bu içerik oyunun içinde gelmiyor, PS3’ten indirilmeleri gerekiyor. Bu içeriklerden biri olan Challenge room’lar hikaye anlatımının dışında, Rapture’da olan bazı yan olayları ya da görevleri içeriyor. Zor bulmacalarla dolu bu bölümlerin, oyunun bulmacalarının kolaylığına yapılan olumsuz eleştirilere karşılık hazırlandığı belli. Mücadele isteyenleri mutlu edecektir. Sadece bulmacalar için de değil, System Shock sevip de Bioshock’u fazla oyuncu dostu ve oynaması rahat bulanlar için de ek zorluk seviyeleri eklenmiş. Bunlardan biri olan Survivor modunda cephane ve para çok kısıtlı, düşmanlar daha zeki ve dayanıklı haliyle de tehlikeli. Dikkatli olmaz, plan yapıp düşmanları tuzağa düşürmez veya gizlilik kullanmazsanız mermileri sayarak oynayacaksınız. Plasmid’ler ve Tonic’lerden pek kullanmanız gerekemeyen bazıları çok yararlı hale gelmiş. Bioshock’u hiç oynamadıysanız çok şey kaçırmışsınız demektir. Oynamış ve fazlasıyla kolay bulmuşsanız da PS3 sürümünü oynamayarak, tatmin edici zorluk seviyesini kaçırıyorsunuz demektir.

    Bioshock aradan geçen bir yıla rağmen hala enfes bir klasik. Oyun yeni eklentilerle beraber hem kolayı, hem zoru oyun seven oyunculara hitap eder hale gelmiş. Mutlaka oynanmalı.

    [​IMG]