Binlerce Şükür

'Güncel Bilgiler' forumunda YAREN tarafından 14 Ekim 2008 tarihinde açılan konu


  1. Peygamberimiz'e (Sav)açlıktan karnımıza taş bağladık diyen sahebeye bende açlıktan iki taş bağladım diyen peygamberimizi...
    _Açlıktan bağıran bir deve gördüğünde hüngür hüngür ağlayan peygamberimizi...
    Açlıktan peygamberimizin (sav) namazını oturarak kıldığını..
    Aişe annemiz'in evde aylarca bir tencere yemeğin bile kaynamadığını söylediğini...
    Peygamberimiz'in üstündeki gömleği çıkarıp bir çocuğa verdiğini ve giyecek bir elbisesi olmadığı için dışarıya çıkmayan efendimizi...
    Peygamberimiz sav'in oruç tutup orucunu açacak ekmek bile bulamadığını ve bir sonraki gün hiç birşey yemeden orucuna devam ettiğini...
    __Ya hz Ömer 'in peygamberimizi bir hasır üstünde yatarken gördüğünü...
    Ebu bekir'e ne demeli o evinde çoluk çocuğuna bir halı bile bırakmadan herşeyini ama herşeyini İslama feda ettiğini...
    Hz Ali'nin hayatında sadece bir elbiseyle idare ettiğini ...
    hz Ömer'in bir fakir veya bir mazlum gördüğünde hüngür hüngür ağladığını ...
    hz Osman ise bir çırpıda binlerce devesini bütün halka dağıttığını ve son nefesini susuz olarak verdiğini...
    hz.Musab'ın Müslüman olmadan önce Mekke'nin en yakışıklı ve en zengin delikanlısı olduğunu... Müslüman olduktan sonra ise herşeyini terk ettiğini ve yırtık pırtık elbiselerle gezdiğini... bunu gören Peygamberimiz (sav) ve sahabenin hüngür hüngür ağladığını..
    Hz.Musab ve Hz.Hamza'nın şehit olduktan sonra gömülmek için kefen bezi bile bulunamadığını...
    hiç bir savaşı kaybetmeyen Halid bin Velid'in yatak'ta ölürken vücudunda yüzlerce yara vardı ve diyordu ki bir deve gibi ölüyorum dediğini...
    Bediüzzaman'ın aylarca yapılan zulümler altında aç ve susuz aylarca bir kilo pirinç ve azıcık ekmekle idare ettiğini...
    VE SON OLARAK PEYGAMBERİMİZİN (SAV)
    İSLAM GARİP OLARAK DOĞDU VE GARİP OLARAK ÖLECEK VE SONUNDA NE MUTLU GARİPLERE DEDİĞİNİ

    NE MUTLU GARİPLERE Kİ CENNET ONLARIN HAKKI ONLARIN....................

     



  2. Ömür sadece 47 yıl...
    Afrika’da ortalama insan ömrü sadece 47 yıl. Avrupa’da ise bu rakam 78 yılı buluyor.
    Dünya Bankası ve IMF tarafından Dakar’da (Senegal) düzenlenen uluslararası konferansa katılan uzmanlar, Afrika’da insan ömrünün yoksulluk yüzünden kısa olduğunu belirttiler.


    En yoksullar Afrika’da.


    32 ülkeden uzmanların katıldığı konferansta söz alan konuşmacılar, dünyanın en yoksul ülkelerinden yarıdan fazlasının Afrika’da olduğuna işaret ettiler ve Afrika kıtasında yaklaşık 350 milyon kişinin, günde bir dolardan daha az parayla geçindiğini dile getirdiler. Elbette, ortalama ömrün 47 yıl olması, her bebeğin o kadar yaşayacağı anlamına gelmiyor.



    Dünya’nın bir ucunda hastalar için teknolojinin son tedavi imkanları araştırılırken, diğer ucunda, Afrika’da, hala milyonlarca insan önlenebilir hastalıklar nedeniyle ölüme sürükleniyor. Bazı ülkelerde nüfusun yarısından fazlasının 25 yaşın altında olduğu Afrika’da, temel sorunu yetersiz beslenme ve enfeksiyonlar oluşturuyor.


    Dünyadaki AIDS’li hastaların %80’ini barındıran Afrika, bebek ve anne ölümlerinin en yoğun görüldüğü, beklenen ortalama yaşam süresinin en az olduğu kıta. İsveç’te ortalama yaşam süresi 80 iken, Sierra Leone’da bu süre 34’e düşüyor. Bunların hiç biri tesadüf değil; Batı’nın sömürgesi olduğu için bütün yerüstü ve bilinen yeraltı kaynakları yıllardır sömürülen, okumuş gençlerini ve enerjisini kaybeden Afrika, bir çıkış arıyor.


    Genel olarak Afrika ülkelerinin durumu birbirinden çok da farklı değil. Bazı ülkelerde AIDS en önemli sağlık problemiyken, bazılarında sıtma, nüfusu tehdit eden en ciddi hastalık. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Afrika’da gerçekleşen ölümler arasında ilk sekiz neden arasında bulaşıcı hastalıklar geliyor. Zatürre, sıtma, ishal, kızamık ve tüberküloz gibi ilaç ve uygun yaşam koşulları sağlandığı takdirde tedavi edilebilecek olan hastalıklar nedeniyle her yıl milyonlarca Afrikalı hayatını kaybediyor
     



  3. Afrika can kaybediyor, yardım istiyor, tedavi bekliyor. Hayatları boyunca doktor yüzü görmeyen, 40 bin insana bir doktorun düştüğü ülkelerde yaşayan Afrikalı kardeşlerimize elimizi uzatmanın tam zamanı; yaralarını sarmanın tam vakti.


    Benim gücüm yok yardım edemem diye düşünmeyin! Kendinizi bu insancıkların yerine koyun, gücünüz yettiği kadar Allah rızası için yardım edin…



    Dünya genelinde 850 milyondan fazla aç var. Her yıl 6 milyon çocuk açlık nedeniyle ölüyor. Birleşmiş Milletler, açları doyurmak için zengin ülkelerin harekete geçmesi çağrısında bulunuyor.

    Bundan tam 10 yıl önce 176 ülkenin lideri, dünya genelinde yetersiz beslenenlerin sayısının 2015’e kadar yarı yarıya azaltma vaadinde bulunmuştu. Ama 10 yıl geçmesine rağmen ‘Dünya Gıda Zirvesi’nde alınan bu karar gerçeğe dönüştürülemedi. Ve dünyadaki açların sayısı azalmak bir kenara arttı..


    1996’dan bu yana açların sayısı 18 milyon artış gösterdi. Bugün dünya genelinde 852 milyon açlık sınırının altında yaşıyor. Her yıl açlıktan 6 milyon çocuk ölüyor.

    Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), bu durumdan, açlığın yok edilememesi için yeterince çaba harcamayan zengin ülkeleri sorumlu tutuyor.

    Aslında dünyada herkesin günde 2 bin 720 kaloriyle beslenebileceği kadar yiyecek bulunuyor. Ama zengin ülkeler paylaşmak yerine daha fazla tüketmeyi tercih ediyor.

    Örneğin dünya nüfusunun sadece yüzde beşina sahip ABD, dünyadaki etin yüzde 15’ini tüketiyor. Her yıl 300 bin ABD’li aşırı şişmanlığın neden olduğu hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor




    bizler yemek seçerken,onlar bir lokma ekmeğe hasrettttt
     



  4. Tok açın halinden anlamaz derler
    Yüreğimiz yalnız cız mı diyecek
    Bizde ana baba merak ederler
    çocuğum ananas muz mu diyecek



    Diller lâl oluyor bitiyor lisan
    Açlıktan ölüyor yüz milyon insan
    Bu gidişten ibret almıyor isen
    Yılda yüz milyon can az mı diyecek



    AVRUPA denilen rezil akbaba
    Merhameti viran vicdanı kaba
    Açlıktan kıvranan cana acaba
    Yolunacak birer kaz mı diyecek



    Sizinkiler çocuk bunlar enik mi
    Artık sırtlarımız Hakk’a dönük mü
    Kalpler nasır tutmuş insaf sönük mü
    Yoksa davul zurna az mı diyecek



    İnsanlık firarda dağlara çıkmış
    Zulüm adaleti kökünden yıkmış
    Koskoca Afrika canından bıkmış
    Açlıktan aldığı haz mı diyecek


    Açlık ve yoksulluk bükmüş belini
    Zalimler koparmış gönül telini
    Açlık diyarının garip halini
    Medyada rant için yaz mı diyecek



    HİDDETÎ kahrından ölüyor yine
    Yürek parçalanmış yanıyor sine
    Zavallı çocuğun iniltisine
    Zalimler acaba saz mı diyecek

    Afrika. Kan ağlayan, kan kusan kıta. Yüzyıllarca, kadınları, erkekleri gemilere doldurulup uzak ülkelere satıldı. Kaynakları kurutuldu, toprakları çölleştirildi. Beyaz adamlar hem kara kıtanın topraklarını, hem insanlarını acımasızca sömürdüler. Artık kölelik yasal olarak kaldırılmış olsa da Afrika'nın yaraları kapanmadı. Hâlâ çocuklar açlıktan ölüyor, hâlâ kabile savaşları yaşanıyor, diktatörler hâlâ işbaşında

    Halimize Binlerce Kez Şükür


    Bizlerki sabahtan kalan ekmeğe burun kıvırıyor,onu yemem bunu yemem diye yemek seçiyoruz.Ama bilmiyoruzki biryerlerde bizim yüzüne bakmadığımız şeylerin artıklarına bile ihtiyacı olan insanlar var... Bu resimlerden sonra halimize binlerce milyonlarca kez şükretmeliyiz..... "verdiğin nimetler için sana şükürler olsun Yarabbim"