bilmem sölesem mi sölemesem mi

'Kısa Bilgiler' forumunda arwen tarafından 27 Kasım 2008 tarihinde açılan konu


  1. Apartmandan cikar cikmaz soguk hava yuzune carpti, ama onun zihni hala az once
    okuduklari bir cumleye takili kalmisti: ;

    "Allah insanlarin duasini isitir ve onlara cevap verir, onlarla konusur."

    Dalgin bir halde arabasina bindi. Anahtari kontaga sokmadan once, soguga
    aldirmadan, birkac dakika daha bu konuyu dusundu.

    Nasil? bu soru ruhunun derinliklerinden gelip zihnini bir bulut gibi kapliyordu.

    Nasil?

    Onun herseyi duyabileceginden zerre kadar suphesi yoktu, ama yine de dualara
    nasil karsilik verdigini zihni kavrayamiyordu.

    Sonunda, cevabi bulmayi zamana birakmayi dusunuyordu ki, birden icinden bir ses

    "Bunu neden bir dua vesilesi yapmiyorsun?" dedi.


    Sahi ya, onun elinden gelen dua etmekten baska ne olabilirdi? Yuksek sesle
    Rabbine seslendi:

    "Allahim! Senin her kulunun kalbinden gecen arzulardan bile haberdar
    oldugunu biliyorum. Benim bu dilegimi de elbette duyuyorsun. Lutfen,
    dualari nasil duydugunu ve onlara nasil cevap verdigini bana ogret! "

    Arabayi calistirdi ve ruhen rahatlamis bir halde evine gitmek uzere yola
    koyuldu. Ana caddede ilerlerken, birden garip bir duygu dogdu kalbinde. Bu duygu
    arabayi durdurup bir kutu sut almasini soyluyordu. Once kulak asmadi ve
    arabasini surmeye devam etti. Ama ayni duygu bu defa daha guclu bir sekilde
    benligini sardi.
    Bunun Rabbinden kendisine gonderilmis bir isaret, bir mesaj
    olabilecegini dusunerek;

    "Pekala Rabbim, sutu alacagim" dedi.
    Bu, cok da zor bir sinav gibi gorunmuyordu zaten.
    Arabadan inip bir kutu sut alacakti o kadar. Oyle de yapti ve yeniden yola
    koyuldu. Ana caddeden arabasini surmeye devam ederken, bir ara sokagin agzindan
    geciyordu ki, icindeki ses bu defa ona "O sokaga sap" diye emretti.

    Once sokagi gecti, ama duygu kuvvetlenince Peki diyerek geri donup o
    sokaga girdi.

    Sokaktan ilerledikce binalarin gorunumu degisiyor ve iki katli
    binalar yerlerini tek katli derme-catma barakalara birakiyordu. Birkac ev daha
    gectikten sonra, ses durmasini soyledi.

    Arabayi saga cekti ve etrafina bakindi. Burasi tam anlamiyla bir
    gecekondu mahallesiydi. Ve evlerin cogunun isigi sonmustu. Belli
    ki, sabah erkenden ise gidecek insanlar yataklarina girmisti bile. O
    bunlari dusunurken, yureginin sesi bu defa ona su emri verdi:

    "Git ve sutu sokagin karsisindaki yesil evde yasayan insanlara ver."

    Genc adam eve baktiginda onun pencerelerinden de digerleri gibi isik gelmedigini
    gordu.

    Bu anlamsiz birsey diye dusundu bir an kendi kendisine. Bu evin insanlari
    yataklarinda uyuyorlar ve onlari uyandirdigim takdirde
    aptal durumuna dusecegim.

    Ama o ses "Git ve sutu ver!" dedi yine ona.

    Tereddut etti uzunca zaman. Sonra ayni aksam ettigi
    duayi hatirladi. Ve bunun Ondan bir isaret olabilecegine kanaat getirdi.
    Arabasindan cikti. Isterlerse bana aptal gozuyle baksinlar.

    "Bu Rab'bimden gelen bir emirse eger ona uyacagim"
    dedi kararlilikla.

    Sokaginm karsisindaki eve gitti ve zili caldi. Icerden
    kosusturmalar, gurultuler geldi.

    "Kimsin? Ne istiyorsun?" dedi icerden bir erkek sesi.

    Aksani farkliydi, ama soyledikleri anlasilabiliyordu.
    Genc adam hemen oradan kacip uzaklasmak istedi bir an.
    Fakat o bunu gerceklestiremeden kapi acildi. Fakir gorunumlu bir
    adam acti. Yuzunden huzun okunuyordu, ama kapisinda bir yabanciyi
    gormekten de fazla hosnut degil gibiydi.

    " Buyrun?" diyen ev sahibine sutu uzatti.

    " Bunu size getirdim."

    Adam sutu aldigi gibi iceri kostu. Daha sonra koridorun oteki ucundaki odadan
    cikan bir kadin mutfaga dogru segirtti hizla. Onu izleyen adamin kucaginda ise
    bir bebek vardi. Aglayan bir bebek. Adamin gozlerinden sicim halinde gozyaslari
    dokuluyordu. Yari aglayarak yari konusarak sunlari soyledi:

    "Sehre geleli iki ay oluyor. Hala is bulamadim. Dostun ahbabin yardimlariyla
    bugune kadar geldik. Ama bugun bebegimize sut alacak paramiz yoktu. Surekli dua
    ediyordum Allah'a bize sut gondermesi icin."

    Mutfaktan kadinin sesi geldi bu sirada. Onun soylediklerini anlayamadi, cunku
    baska bir dil konusuyordu. Kocasi onun sozlerini
    genc adama tercume etti:

    "O'ndan bize bir melegiyle sut gondermesini istiyordum. Sen bir melekmisin
    yoksa?"

    Genc adam cuzdanindaki butun parayi cikarip zorla adamin eline tutusturdu. Ve
    adama bundan sonra onun icin hep dua edecegini, ve
    bir is bulabilmesi icin elinden geldigince yardimci olacagini soyledi.

    Kelimeler bogazinda dugumlenince, dondu ve arabasina
    bindi. Bu defa onun gozlerinden yaslar dokuluyordu...

    Artik Allah'in kullarinin dualarini nasil duydugunu,
    onlara nasil cevap verdigini daha iyi anlamisti
     



  2. çok güzelmiş tşklerr
     



  3. Etkileyici ve güzel bir hikaye idi..Teşekürler arwen..
     



  4. teşekkürler arkadaşım çok güzel bir hikaye idi .
     



  5. Allahım dualarımızı kabul etsin
    çok etkileyici bir hikayeydi teşekkürler arwen
     



  6. emeğine sağlık
     



  7. gerçekten etkileyici
     



  8. Çok ekileyiciydi.
    Emeğine sağlık Arwen :f40:
     



  9. Herkeside etkilemişsiniz... Uzundu ben etkilenemedim..