Bilişim Sözlüğü

'Teknik Yardım' forumunda Scully tarafından 23 Şubat 2009 tarihinde açılan konu


  1. a posteriori distribution : sonsal dağılım

    a priori distribution : önsel dağılım

    A.C. pulse : almaşık akım darbesi

    abandoned connection : yarıda kalan bağlantı

    Abbreviate : Kısaltmak

    abbreviated address calling : kısa numarayla arama

    abend : olağandışı sonlanma

    aberration : sapınç

    abnormal end : olağandışı son

    abnormal reflection : olağandışı yansıma

    abnormal termination : olağandışı son

    abort sequence : durdurma dizisi

    abort, to : (bitirmeden) durdurmak

    aborted connection : yarıda kalan bağlantı

    Aborted Connection : Yarıda kalan bağlantı

    absolute code : makina dilindeki kod, mutlak kod

    absolute delay : mutlak gecikme

    absolute error : mutlak hata

    absolute error of measurement : mutlak ölçüm hatası

    absolute instruction : makina dilindeki komut, mutlak komut

    absolute instrument : mutlak ölçü aleti

    absolute pressure : mutlak basınç

    absolute stability of a system : bir dizgenin mutlak kararlılığı

    absolute system of electrical units : elektrik birimlerinin mutlak sistemi

    absolute-value device : mutlak değer aygıtı
    absolutely stable system : mutlak kararlı dizge

    absolutely summable : mutlak toplanır

    absorb, to : soğurmak

    absorbant : soğurgan

    absorbing state : soğurucu durum

    absorption : soğurulma, soğurum

    absorption cross-section : etkin soğurma alanı

    absorption loss : soğurum yitimi

    absorption modulation : enerji soğurum kiplenimi

    absorption spectrum : soğurum izgesi

    absorption trap : soğurum tuzağı

    absorptive attenuator : soğurgan zayıflatıcı

    abstract : 1) öz; 2) soyut

    abstract symbol : soyut simge

    abstract syntax tree : soyut sözdizim ağacı

    abstraction : soyutlama

    AC : almaşık akım, AA

    AC/DC converter : AA/DA çevirici

    accelerate, to : ivmelendirmek, hızlandırmak

    accelerated test : ivdirilmiş sınama, hızlandırılmış test

    accelerating relay : ivme bağlağı, ivme rölesi

    acceleration of gravity : yerçekimi ivmesi

    accelerator : 1) ivdirici (nükleer); 2) hızlandırıcı (donanım)

    accelerometer : ivmeölçer

    acceptable level of risk : onanır risk düzeyi

    accidental : 1) ilineksel; 2) raslantısal

    accidental jamming : raslantısal boğma

    accountability : izlenebilirlik (yazılım)

    accounting machine : sayışım makinası

    accounting rate : hesaplaşma oranı

    accreditation : onay belgesi

    accumulate, to : biriktirmek

    accumulator : birikeç

    accumulator bus : birikeç yolu

    accumulator register : birikeç yazmacı

    accuracy : doğruluk

    accuracy class : doğruluk sınıfı

    accuracy of a measuring instrument : ölçme aletinin doğruluğu

    accuracy of measurement : ölçümün doğruluğu

    accuracy rating : doğruluk derecesi

    ACD : Automatic Call Distribution; Otomatik Çağrı Dağıtımı. Gelen çağrıları merkezi ofisten farklı yerlerdeki çalışanlara yönlendiren cihaz veya servis.

    ACK : alındı damgası

    acknowledge character : alındı damgası

    acknowledge, to : alındılamak

    acknowledgement : alındı; alındılama

    acknowledgement signal : alındı sinyali

    acoustic : 1) akustik, 2) sesli

    acoustic coupling : akustik bağlaşım

    acoustic delay line : akustik gecikme hattı

    acoustic feedback : hoparlör geribeslemesi, akustik geribesleme
    accidental : 1) ilineksel; 2) raslantısal

    accidental jamming : raslantısal boğma
     



  2. accountability : izlenebilirlik (yazılım)

    accounting machine : sayışım makinası

    accounting rate : hesaplaşma oranı

    accreditation : onay belgesi

    accumulate, to : biriktirmek

    accumulator : birikeç

    accumulator bus : birikeç yolu

    accumulator register : birikeç yazmacı

    accuracy : doğruluk

    accuracy class : doğruluk sınıfı

    accuracy of a measuring instrument : ölçme aletinin doğruluğu

    accuracy of measurement : ölçümün doğruluğu

    accuracy rating : doğruluk derecesi

    ACD : Automatic Call Distribution; Otomatik Çağrı Dağıtımı. Gelen çağrıları merkezi ofisten farklı yerlerdeki çalışanlara yönlendiren cihaz veya servis.

    ACK : alındı damgası

    acknowledge character : alındı damgası

    acknowledge, to : alındılamak

    acknowledgement : alındı; alındılama

    acknowledgement signal : alındı sinyali

    acoustic : 1) akustik, 2) sesli

    acoustic coupling : akustik bağlaşım

    acoustic delay line : akustik gecikme hattı

    acoustic feedback : hoparlör geribeslemesi, akustik geribesleme
    active low : alt seviyede aktif

    active maintenance time : etkin bakım süresi

    active menace : aktif (etkin) tehdit

    active power : etkin (etkin) güç

    active redundancy : etkin artıklık

    active reflector : aktif (etkin) yansıtıcı

    active risk : aktif (etkin) risk

    active threat : aktif (etkin) tehdit

    active transducer : aktif (etkin) dönüştürücü

    active transducer : etkin dönüştürücü

    active wiretapping : aktif yasadışı erişim

    activity counter : işleklik sayacı

    activity ratio : işleklik oranı

    actuating force : eyleyici kuvvet

    actuator : 1) eyleyici (robotbilim); 2) erişim düzeneği (disk)

    acyclic : çevrimsiz

    ad hoc : tasarsız, plansız

    ad infinitum : sürgit

    adapt, to : 1) uyarlamak, 2) bağdaştırmak

    adaptability : uyarlanırlık

    adaptation : uyarlama

    adaptive : uyarlanır

    adaptive differential pulse code modulation : uyarlanır darbe darbe kod kiplenimi

    adaptive equalization : uyarlanır denkleştirme

    adaptive filter : uyarlanır süzgeç
    babble : parazit

    back beam : ters ışın

    back door : gizli kapı

    back off : geri çekme

    back plate : sırt, arka pano

    back projection : geriye izdüşüm

    back scattering : geri saçılım

    back tracking : geri iz sürme

    back tracking (audit) : geri iz sürme

    back-to-back connection : sırt sırta bağlanma

    back-up file : yedekleme dosyası

    back-up system : yedek dizge

    backbone : omurga

    backbone network : omurga ağ

    background : artalan, arkaplan

    background application : arkaplan uygulaması

    background data : arkaplan verileri

    background information : gerekli bilgiler

    background job : arkaplan işi

    background processing : önceliksiz işlemler, arkaplan işlemleri

    backlighted : arkadan aydınlatmalı

    backlit screen : arkadan aydınlatılmış ekran

    backlog : (işlem) bekleyen, birikim

    backloggedd order : karşılanamayan sipariş

    backpannel : arka pano
    backplane : arkaplan, sırt

    backpropagation : geri yayılım

    backslash : ters eğik çizgi

    backspace key : geri tuşu

    backspace, to : (bir) geri almak

    backtab : geri sekme

    backtrack search : geriye dönük arama

    backup center : yedekleme merkezi

    backup computer : yedekleme bilgisayarı

    backup copy : yedek kopya

    backup disk : yedekleme diski

    backup facility : yedekleme merkezi

    backup file : yedekleme kütüğü

    backup frequency : yedekleme sıklığı

    backup operations : yedekleme işlemleri

    backup procedure : yedekleme yordamı

    backup, to : yedeklemek

    backward compatible : öncesiyle uyumlu, geçmişle bağdaşır

    backward shift operator : geri kaydırma işleci

    backward signalling : geri yönde imleşim

    backward wave : geri yönde dalga

    bad sector : bozuk kesim

    badge : kimlik kartı

    balance relay : denge rölesi (bağlağı)

    balance, to : dengelemek
    balanced code : dengeli kod

    balanced error : sıfır toplamlı hata

    balanced mixer : dengeli karıştırıcı

    balanced mode : dengeli kip

    balanced modulator : dengeli kipleyici

    balanced network : dengeli devre

    balanced transmission line : dengeli iletim hattı

    balanced two-port network : dengeli iki-kapılı devre

    balanced-to-ground circuit : toprağa dengeli devre

    balancing speed : denge hızı

    ball bearing : bilyeli yatak

    ballast resistor : balast direnci

    ballistic galvanometer : balistik miniakımölçer

    balloon : balon, top (grafik simge)

    band elimination : bant bastırma

    band printer : kuşak yazıcı

    band rejection : bant bastırma

    band-limited : bant-sınırlı

    band-pass amplifier : bant-geçiren yükselteç

    band-pass filter : bant-geçiren süzgeç

    band-pass process : bant-geçen süreç

    bandwidth : bant genişliği

    bandwidth control : bant genişliği denetimi

    Bandwith : Bant genişliği. Bir ağ kablosunun taşıyabileceği
    maksimum veri miktarı, bps (bit per second) birimi ile ölçülür.

    bank of (filters) : süzgeç öbeği
    cabinet : dolap

    cable : kablo

    cable capacitance : kablo sığallığı

    cable duct : kablo oluğu

    cable loss : kablo yitimi

    cable television : kablolu televizyon

    cable transmission : kablo üzerinden iletim

    cache memory : cep bellek, önbellek

    caching : önbelleğe alma

    CAD : Bilgisayar Destekli Tasarım

    cadence signal : ritimli sinyal

    CAE : Bilgisayar Destekli Mühendislik

    cage : kafes

    calculate, to : hesaplamak

    calculator : hesap makinesi

    calculus : analiz (matematik)

    calculus of variations : değişimler hesabı

    calibration : ayar, kalibrasyon

    calibration frequency : ayar (kalibrasyon) sıklığı

    call : çağrı, çağırma; arama (telefon)

    call abandonment probability : çağrının yarıda bırakılma olasılığı

    call accounting : çağrı sayışımı (muhasebesi)

    call add-on : çağrı ekleme

    call blocking : çağrı tıkama

    call charge, call fee : arama ücreti
    D.C. coupling : doğrudan bağlaşım

    DAMA : istek güdümlü çoklu erişim

    damage, to : zarar vermek, örselemek

    damaged area : bozuk alan (disk)

    damped oscillations : sönümlü salınımlar

    damper winding : söndürücü sargı

    damping : sönüm, söndürme

    damping factor : sönüm katsayısı

    damping ratio : sönüm oranı

    damping torque : söndürme burusu

    dark current : karanlık akımı

    dark noise : karanlık gürültüsü

    dark resistance : karanlık direnci

    dash : kısa çizgi

    dashed line : kesikli çizgi

    dashpot : amörtisör

    data : veri

    data acquisition : veri edinme

    data adapter unit : veri uyarlama birimi

    data authentication : verinin aslına uygunluğu

    data backup : veri yedekleme

    data bank : veri bankası

    data bus : veri yolu

    data capture : veri yakalama

    data code : veri kodu
    E layer : E katmanı

    E region : E bölgesi

    E-book : Elektronik kitap

    E-commerce : Türkçe'si elektornik ticarettir. İnternet üzerinden alım-satım hizmeti veren sitelerin gelen adıdır.

    E-learning : E-öğrenme.
    İnternet tabanlı öğrenme

    e-mail : elektronik posta, e-posta

    earth : 1) yer, 2) toprak

    earth antenna : gömülü anten

    earth current : toprak akımı

    earth fault : topral arızası

    earth leakage indicator : toprak kaçağı göstergesi

    earth satellite : yer uydusu

    earth station : yer istasyonu

    earth wire : toprak teli

    earthing position (mech. switch) : topraklama konumu

    earthing switch : topraklama anahtarı

    eavesdropping : gizli dinleme

    echelon matrix : basamaklı matris

    echo : yankı

    echo cancellation : yankı giderimi

    echo canceller : yankı giderici

    echo check : yankılayarak sağlama

    echo curve : yankı eğrisi

    echo loss : yankı yitimi

    echo suppression : yankı bastırımı
    F-series recommendations : F-serisi tavsiyeler

    face angle : yüz açısı

    face plate : 1) kablo bağlantı plakası; 2) ön yüz

    facility : 1) olanak; kolaylık; 2) tesis

    facsimile machine : faks; faks aygıtı

    facsimile receiver : faks alıcısı

    fact : olgu
    + 1 Yorumlar

    factor : 1) çarpan; 2) etmen

    factor analysis : etmen çözümlemesi

    factorial : 1) çarpınım, faktöryel; 2) etmensel

    factorial experiment design : etmensel deney tasarım

    factorisation : çarpanlara ayırma

    factory installed : fabrikada kurulmuş

    factual : olgusal

    faculty : yeti

    fade-out : sönüşüm

    fading : bayılma, sönümlü, sönümlenen

    fading channel : sönümlü kanal

    fading radio wave : sönümlü radyo dalgası

    fail safe : bozulmaya dayanıklı

    fail soft : kademeli aksama

    fail, to : başarısız olmak, aksamak

    failure : 1) aksama, bozukluk; 2) arıza

    failure cause : 1) aksama nedeni; 2) arıza nedeni

    failure rate : 1) aksama oranı; 2) arıza oranı
    G-series recommendations : G-serisi tavsiyeler

    gain : kazanç

    gain bandwidth product : kazanç bantgenişliği çarpımı

    gain margin : kazanç payı

    gain sensitivity : kazanç duyarlılığı

    galvanometer : miniakımölçer

    game : oyun

    game software : bilgisayar oyunları yazılımı

    game theory : oyun kuramı

    gap : (elektriksel) boşalma aralığı

    gap character : aralık damgası (yazı işleme)
     



  3. garbage : atık (bilgisayar)

    garbage byte : işe yaramaz bayt

    garbage file : karmakarışık dosya

    gas blast circuit breaker : gaz üflemeli kesici

    gas filled tube : gazlı tüp

    gas plasma screen : gaz plazmalı ekran

    gate : geçit

    gate array : geçit dizilimi

    gate width : geçit sinyal süresi

    gateway : ağ geçidi

    gateway protocol : ağ geçit protokolu

    gating pulse : geçitleme darbesi

    gating signal : geçitleme sinyali

    gauge : ölçü, mastar
    hacker : bilgisayar korsanı

    halation : hale oluşumu

    half adder : yarı toplayıcı

    half duplex : yarı çift yönlü

    half wave rectifier : yarım dalgalı doğrultucu

    half-power bandwidth : yarım güç bant genişliği

    half-wave dipole : yarım dalga dipolu

    halfword : yarım sözcük

    Hall effect : Hall olayı

    Hamming distance : Hamming uzaklığı

    handler : kotarıcı, işleyici

    handling : kotarma, işleme

    handover : el değiştirme

    hands on training : pratik eğitim

    handset : 1) el takımı; 2) telefon ahizesi

    handsfree : elsiz, el bağlantısız

    handshake protocol : tokalaşma protokolu

    handshaking : tokalaşma

    handshaking procedure : tokalaşma yordamı

    handwriting recognition : elyazısı tanıma

    hard copy : basılı kopya

    hard crash : örseleyen çöküm, onulmaz arıza

    hard decision : sıfır-bir kararı

    hard disk : sabit disk

    hard disk controller : sabit disk denetleyicisi
    icon : ikon, simge

    iconize, to : ikonlaştırma

    ID number : kimlik numarası

    ideal : ideal, düşüncel

    ideal attenuator : ideal zayıflatıcı

    ideal capacitor : ideal sığaç

    ideal diode : ideal diyot

    ideal filter : ideal süzgeç

    ideal inductor : ideal irgiteç

    ideal source : ideal kaynak

    ideal transformer : ideal trafo

    ideal value : ideal değer

    identical : özdeş

    identification character : tanıtma damgası

    identification label : tanıtma etiketi

    identification procedure : 1) tanıtma, 2) tanılama yordamı

    identification, ID : 1) kimlik; 2) tanıtma; tanılama

    identifier : kimlik tanıtıcı

    identifier field : tanıtıcı alan

    identity : 1) özdeşlik, 2) kimlik

    identity operator : özdeşlik işleci

    identity proof : kimlik belgesi

    identity sign : özdeşlik imi

    identity simulation : özdeşlik benzetimi

    identity token : kimlik simgesi

    jack : jak, priz

    jacket : kılıf (kablo)

    jam, to : (elektronik) boğmak

    jammer : boğucu

    jamming : boğma (sinyal)

    jamming resistance : boğulma dayanaklılığı

    Javascript : Netscape firması tarafından geliştirilen, html kodları ile uyumlu bir şekilde çalışan kod dili. Java programlama diliyle ilişkisi yoktur.

    jerk : dürtme

    jet recorder : püskürtmeli kayıtçı

    jitter : seğirme

    job : iş

    job control statement : iş güdüm komutları

    job description : iş tanımlaması

    job queue : iş kuyruğu

    job scheduling : iş sıralama; iş çizelgeleme

    job stream : iş kuyruğu

    join, to : birleştirmek, eklemlemek

    joint : ortak

    joint distribution : ortak dağılım

    joker : joker; değiştirilebilir damga

    Joule effect : Joule etkisi

    joystick : denetim kolu

    JSP : (Java Server Pages), Java Servlet teknolojisinin bir uzantısıdır. HTML ve sunucu taraflı Java progamlarının birlikte çalışmasını sağlar. JSP sayfaları .jsp uzantısı taşır.

    juke box : optik disk kutusu

    jump, to : atlamak
    Kalman filtering : Kalman süzgeci

    Kelvin bridge : Kelvin köprüsü

    Kendalls notation : Kendall simgelemi

    kern, to : karakter çiftlerini sıkıştırmak

    kernel : çekirdek

    key : şifre, anahtarı

    key click : tuş tıklama

    key distribution : şifre dağıtımı

    key distribution center : şifredağıtım merkezi

    key field : şifre alanı

    key generation : şifre üretimi

    key gun : anahtar yükleme birimi

    key in, to : (veri) girmek

    key management : şifre yönetimi

    key, to : 1) anahtarlamak; 2) kiplemek (sayısal)

    keyboard : tuş takımı, klavye

    keyboard style : klavye biçemi

    keyboard template : klavye şablonu

    keyboardless computer : klavyesiz bilgisayar

    keyed sequential access : anahtar sıralı erişim

    keypad : miniklavye, özel tuş takımı

    keystroke : tuşa basma

    keystroke verification : klavyede doğrulama

    keyword : anahtar sözcük

    Keyword Density : Kelime ağırlığı;
    Bir web sayfasında bir kelimenin tekrarlanma oranı.label : etiket, marka

    label identification : etiket tanıma

    labelled : etiketli

    labelled set : etiketli küme

    labelling : etiketlendirme

    ladder network : merdiven devre

    Lambertian reflection : Lambert yansıması

    laminar flow : yaprak tipi akış

    laminated core : sac paketli çekirdek

    LAN : yerel alan ağı

    landing beacon : inme parıldağı

    landscape printing : sayfa boyuna yazım

    lane : kulvar

    language : dil

    Laplacian : Laplas işleci

    laptop : dizüstü

    laptop computer : dizüstü bilgisayar

    large scale integration : büyük çapta tümleşim

    laser printer : lazer yazıcı

    laser trimming : lazerle budama

    laser videodisc : lazer videodisk

    lasso : kement

    last in first out queue : son giren ilk çıkar kuyruğu

    last in first out stack : son giren ilk çıkar yığıtı

    latch : mandal
    machine : 1) makina; 2) bilgisayar

    machine code : makina kodu

    machine cycle : bilgisayar çevrimi

    machine dependent : bilgisayar tipine bağlı

    machine independent : bilgisayar tipinden bağımsız

    machine instruction : bilgisayar komutu

    machine language : bilgisayar dili

    machine learning : otomatik öğrenme, yapay zeka ile öğrenme

    machine positioning precision : makina konumlama kesinliği

    machine readable : bilgisayarca okunur

    machine translation : bilgisayarla çeviri

    machine vision : bilgisayarla görü

    machine word : bilgisayar sözcüğü

    macro : makro

    macro language : makro dil

    macro library : makro kitaplığı

    macrogenerator : makro üreteci

    macroinstruction : makrokomut

    magenta : macenta

    magnet core : mıknatıs çekirdeği

    magnet yoke : mıknatıslı boyunduruk

    magnetic amplifier : manyetik yükselteç

    magnetic card : manyetik kart

    magnetic circuit : manyetik devre

    magnetic core : manyetik çekirdek
    n-neighborhood : n-tane komşuluk bölgesi

    n-port network, n-terminal pair network : n-kapılı devre

    N-type semiconductor : N -tipi yarıiletken

    NACK : olumsuz alındı damgası

    Name Server : Alan adlarını IP adreslerine çeviren birime verilen addır.

    naming convention : adlandırma kuralı

    NAND gate : OVE (Olumsuz VE) geçidi

    narrow band frequency modulator : dar bantlı sıklık kiplenimi

    narrowband communication : dar bantlı iletişim

    narrowband FM : dar bantlı sıklık kiplenimi (FM)

    narrowcast : dar alana yayın, aza gönderim

    national archive : ulusal belgelik

    national standard : ulusal standart

    native : yerel

    native language : anadil

    natural frequency : özfrekans, doğal frekans

    natural language : doğal dil

    natural noise : doğal gürültü

    natural number : doğal sayı

    natural oscillations : özsalınımlar, doğal salınımlar

    navigation [software] : yöngüdüm, gezinim

    navigational radar : yöngüdüm radarı, seyrüsefer radarı

    near end crosstalk, NEXT : yakın çaprazkarışma

    near end echo : yakın uçtaki yankı

    near field : yakın alan
    object : 1) nesne; 2) amaç

    object code : amaç kodu

    object language : amaç dil

    object module : amaç birimi

    object oriented : nesneye yönelik

    object oriented analysis : nesneye dayalı çözümleme

    object oriented design : nesneye dayalı tasarım

    object oriented programming : nesneye yönelik program

    object program : 1) amaç program, 2) nesne programı

    objective : 1) nesnel, 2) amaç

    objective criterion : nesnel ölçüt

    objective function : amaç işlevi

    objective performance : nesnel başarım

    objective probability : nesnel olasılık

    objectivity : nesnellik

    oblique : yatık

    observability : gözlenebilirlik

    observable variable : gözlenir değişken

    observation noise : gözlem gürültüsü

    observe, to : gözlemlemek

    obtuse angle : geniş açı

    occlusion : örtme, kapatma

    occupancy : hat meşguliyet süresi

    OCR : optik damga tanıma

    octal numbering system : sekizli sayı sistemi
    p type semiconductor : p tipi yarıiletken

    PABX : otomatik özel santral, PABX

    pace : ilerleme hızı

    pacing : hız denetimi

    pack, to : yoğunlaştırmak (bellek)

    package : sarmalaç, paketleme

    packed data : yoğunlaşmış veri

    packet : paket

    packet buffer : paket yastığı

    packet format : paket formatı

    packet header : paket başlığı

    packet mode terminal : paket uçbirimi

    packet network node : paket ağı düğümü