Beni duyuyor musun??

'Kısa Bilgiler' forumunda gülçin tarafından 14 Aralık 2008 tarihinde açılan konu


  1. Bir anda uykudan kalktim
    çok ilginç bir ışık gördüm ama odanın ışığı kapalıydı
    bir baktım saat 3:30 gece facir vakti
    peki gördüğüm bu kadar ışık nerden
    -----
    birden şaşırıp kaldım baktım ki elimin yarısı duvarın içinde
    hemen elimi çıkardım korku içinde oturup elime bakıyordum
    tekrar elimi duvara dogru uzattım yine elim duvarın içine giriyordu!!!!!!!!
    bir gülümseme sesi duydum

    Yüzümü kardeşime dogru çevirdim, yatıyordu

    korku içinde yatağımdan kalkıp kardeşimi uyandırmaya gittim

    ama cevap vermedi
    annemin odasına doğru gittim
    babamı uyandırmaya çalıştım






    birilerinin bana cevap vermesini istiyorum ama kimse cevap vermiyordu




    annemi uyandırmak üzereyken, baktım ki annem uykudan uyandı


    uykudan uyandı ama benimle konşmuyordu

    ---

    bismillahirrahmanirrahim diyordu ve tekrarlıyordu






    babamı uyandırdı, kalk kalk bir bakalım çocoklara dedi annem


    şimdi zamanımı bırak uyuyayim yarın ola hayr ola dedi babam


    ama annemin israrı üzerine babam kalkıverdi şaşkınlık içerisinde beraber odamıza doğru geldiler


    ---

    başladım bağırmağa, anne, baba ama hiç birisi cevap vermiyordu!!!






    annemin elbisesini çekiyor beni dinlemesini istiyordum ama annem beni hissetmiyordu!!!


    başladım annemin arkasından yürümeye ta bizim odaya kadar


    odamıza girdi ve ışıkları açıverdi

    ama benim için fark etmiyordu çünkü benim için her taraf ışıktı





    tam o sırada çok ilginç bir şeyle karşılaştım

    ---
    kendi vücüdumu gördim!!!






    evet kendi vücüdumu





    oturup kendi kendimi seyredıyordum, iki taneydim


    kendi kendime soruyordum kimdir bu acaba? Nasılda bana benziyor!!!


    başladım kendi kendimi uyandırmaya, bu kabustan kurtulayım diye


    ama uyanamadım

    ---

    babam dedi ki bak yatıyorlar işte hadi yerimize gidelim







    ama annem sakin olamadı ve benim uyuduğum yatağa doğru gelerek


    beni uyandırmaya başladı kalk muhammed kalk bana cevap ver


    ama cevap veremiyordu!!!




    bir kaç defa uğraştı ama yok. Birden baktım ki babamın gözlerinden yaşlar dökülüyor


    o babam ki şimdiye kadar onun göz yaşlarını görememiştim


    bağırışmalar başladı oracık yerden .. kardeşim uyandı ve sordu ne oldu?


    annem ona bağırarak, abin muhammed olmüş çok acıklı bir şekilde ağlıyordu


    ---

    bağırmalar fazlalaştı






    anneme giderek, anne ağlama ben burdayım bak bana!!


    ama kimse bana cevap vermiyordu, neden?


    oturup bağırmaya başladım, burdayım bakın işte


    ama kimse cevap vermiyordu




    başladım bağırmaya ya rabbi, ya rabbi ne olur beni bu rüyadan ve olduğum durumdan kurtar


    ---

    uzaktan bir ses duydum ve geldikçede yükseliyordu






    bu ses allah’u taalenin bir ayeti idi

    ((andolsun sen bundan gaflette idin, derhal biz senin perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir))




    birden iki kişi beni tuttular, ama insan değillerdi


    çok korktum !!
     



  2. başladim bağırmaya, bırakın beni, siz kimsiniz? Ne istiyorsunuz?



    kabire kadar senin gardiyanlarınız dediler

    ----

    ben ölmedim, daha yaşıyorum dedim



    neden beni kabire götürüyorsunuz? bırakın beni!! Ben hissediyorum, konuşuyorum ve görüyorum, ben ölmedim



    bana gülümseyerek cevap verdiler



    dediler ki, ey insanlar sizzler çok ilginç yaratıksınız, sanıyorsunuz ki ölüm hayatın sonudur ama bilmiyorsunuz ki asıl olan sizin yaşadığınız hayat bir rüyadan ibaret olup öldüğünüz zaman uyanıyorsunuz.



    beni kabire doğru çekiyorlardı hala




    yoldayken baktım ki benim gibi insanlar ve yanlarında da aynı o iki yaratıktan var, kimi ağlayor kimi gülüyor ve kimi ise bağırıyordu



    onlara sordum neden böyle yapıyorlar?




    dediler ki, bu insanlar şaşkınlık içerisindeler, nereye gittiklerini biliyorlar, kimisi dalalettedir.. korku içinde sözlerini keserek sordum:


    ateşe gidiyorlar mi yani?

    evet dediler'



    konuşmalarına devam ederek, o gülenler ise cennete gidiyorlar


    hemen sordum onlara, peki ben nereye gidecem??


    dediler ki, sen bazen iyi gidiyordun, bazende kötü



    bazen tövbe edip ertesi gün günah işliyordun ve izlediğin yol tam olarak belli değildi



    ve hep öyle yitik kalacaksın


    sözlerini korku içerisinde keserek sordum:


    yani ben ateşemi gidiyorum yoksa?




    Onlarda, Allahın rahmeti geniştir ve yolculukta uzundur dediler



    ---

    yüzümü çevirdim korku içerisinde baktım ailem, babam, amcam, kardeşlerim ve akrabalarım hepsi



    Bir sandık içinde beni taşıyorlardı


    Onlara koiarak gittim ve onlara dedim ki benim için dua edin lütfen


    Ama kimse bana cevap vermiyordu

    kimi ağlıyordu kimi ise hüzünlüydü





    Kardeşime giderek, dikkatli ol dünyanın fitnesi seni kandırmasın


    Beni duymasını çok isterdim


    O iki melek beni kabirdeki cesedimin üzerine bağladılar



    baktım ki babam toprak atıyor üzerime



    Kardeşlerim topak atıyor


    Ordaki insanlar hepsi üzerime toprak atıyordu



    ----

    dedim ki, ahh keşke onların yerinde olsaydım Allaha tevbe etseydim



    dün sabah namazımı kılsaydım





    Keşke her gün rabbime dua etseydim


    Keşke her gün tevbemi yenileseydim


    Keşke kötülüklerden uzak dursaydım


    Başladım bağırmaya, ey insanlar dikkatli olun dünya hayatı sizleri kandırmasın

    en azından birisinin beni duymasını çok isterdim



    Peki sen beni duyuyormusun ???


    süphanallah ve bihamdihi.. süphanallahul azim
     



  3. :(:(:(:(:( hep gidecezde oraya bakalım nasıl:(
     



  4. Hemen ölecekmiş gibi ahiret hayatına hazırlık yapmalı hiç ölmeyecekmiş gibi de bu dğnyadan umudumuzu kesmemeliyiz. Güzel ve gerçeklerle yüzleştiren bir paylaşımdı. Teşekkürler Gülçin.

    Bu arada yazı görünüm açısından hoş gözüksede aralarında satır aralarının fazla olması hikayeyi olduğundan uzun göstermiş.
     



  5. Teşekkürler güzel bir hikayeydi ders cıkarabilene ne mutlu
     



  6. çok güzeldi ibret alabilirsek ne mutlu bizlere
     



  7. çok guzel abicimm emegine saglık
     



  8. Cevap: Beni duyuyor musun??

    Tşkler emeğine sağlık
     



  9. Cevap: Beni duyuyor musun??

    ibretlik bir hikaye
     



  10. Cevap: Beni duyuyor musun??

    Âhiretin varlığını öldükten sonra anlamak, insanoğlunun ne dünya huzurunu, ne de ebedî hayatın kurtuluşunu netice vermeyecek. Bizi bekleyen sonsuz hayat için açılan imtihanı başarmak, ömrümüzü hesap gününün sahibinin emrettiği istikamette geçirmemizi gerektiriyor. İşte o zaman ölüm bir darağacı, bir ebedî ayrılış, hiçliğe, yokluğa çürümeye, unutulmaya, kopkoyu bir karanlığa açılan kapı hüviyetinden çıkıp, ölümün olmadığı, gelmiş ve gelecek bütün sevdiklerimizin toplandığı, Allah'ın emirlerine uymuş olmanın mükâfatının verildiği âleme geçmek için bir basamak haline gelecek. Ancak bu sayede ölüm, hayatımıza bir mânâ, huzur ve mutluluk katacak.

    emeğine sağlık gülçin ders alınırsa çok yayarlı bir paylaşım olmuş
     



  11. Cevap: Beni duyuyor musun??

    mükemmeldi canım emeğine sağlık inşallah keşke diyenlerden olmayız